​​​​​​​Kuzey ve Doğu Suriyeli Kadınlar: 8 Mart’ı ataerkil zihniyete ölüm şiarıyla karşılıyoruz

Kürt, Arap, Ermeni, Türkmen, Çerkez ve Süryani kadınlardan oluşan Kuzey ve Doğu Suriye bileşenlerinden kadınlar, “Umuyoruz ki bu yıl 8 Mart, tüm kadınların katılacağı bir ayaklanmaya dönüşecek ve sadece 8 Mart değil, yılın tüm günleri Kadınlar Günü sayılacaktır” şeklinde konuştu.

19 Temmuz 2012'de devrimin başlamasıyla birlikte Kuzey ve Doğu Suriye'nin her yerinden kadınlar katıldı. Kadınlar kendilerini savunma iradesine, değerlerine ve haklarına sahip olma mücadelesinde önemli rol oynadılar. Bu nedenle bu devrim 'Kadın Devrimi' olarak biliniyor.

Bu, Kürt, Arap, Ermeni, Türkmen, Çerkez ve Süryani kadınların toplumsal gelişme, eşitlik ve adaletin gerçekleşmesi umutlarını güçlendirdi. Aynı mücadeleyi birlikte yürüten kadınlar şimdi de 8 Mart’ı toplu kutlamalar, festivaller ve yürüyüşlerle birlikte karşılıyorlar.

‘TÜRKMEN KADINLAR OLARAK ÖNDER ÖCALAN’A MİNNETTARIZ’

Bileşenlerden Türkmen Heyat Salim, “Türkmen kadınları toplumda aktif bir güç haline geldi. Eşitlik ve adalete dayalı, özgür ve demokratik bir toplum inşa etmeyi hedefliyoruz. Türkmen kadınları olarak hayatın her alanına dahil olduk. Diğer bölgelerden kadınlarla ittifaklar kurduk” dedi.

Heyat Salim, “Türkmen kadınları rollerini çalışan ve mücadele eden bir kadın olarak kabul ettirdi. Türkmen toplumunun başta kadınlarla ilgili olanlar olmak üzere tüm çatışmalarından kendimizi kurtardık. Önder Abdullah Öcalan'ın önerdiği demokratik ulus projesini destekliyoruz. Kadınları özgürleştirdiği ve haklarını elde etmesini sağladığı için minnettarız” şeklinde konuştu.

‘8 MART’IN ÇERKEZ KADINLARI İÇİN DE AYRI BİR ÖNEMİ VAR’

Çerkez kadınlarından Riweyda Silêman, “Bölgenin tüm unsurlarına elini uzatan Çerkez bileşeni için 8 Mart'ın farklı bir anlamı var. Bölgenin bileşenleri arasında uyumu temin ettik. Önder Abdullah Öcalan tarafından sunulan demokratik ulus ve bir arada yaşama projesi, Minbic ve diğer bölgelerdeki tüm kurumlarda Çerkez kadınlarının çalıştığı başlıca alanlardır” ifadelerini kullandı.

‘KADINLAR ERKEK ZİHNİYETLE MÜCADELİNDEN ASLA VAZGEÇMEZ’

Suriyeli kadınların da Kürt ve Arap kadınlarının yanı sıra devrime katılmalarına dikkat çeken Süryani kadınlardan Sebah Şabo, “Hem işgale hem de erkek egemen zihniyete karşı bir savaşın içindeyiz. Seda ve Hind gibi kadınlar eşitlik haklarını elde etmek için isyan ettiler, topraklarını savunmak için isyan ettiler ve şehit oldular” dedi.

Sebah Şabo, “Sonunda ne olursa olsun biz kadınlar mücadelemizden geri adım atmayacağız. Tam tersine kadına karşı faşist zihniyete karşı mücadele ve direnişi yükselteceğiz” şeklinde konuştu. 

Êzidî toplumundan Hediya Şemo ise, “Tüm kadınların özellikle de Şengal’de bulunan kadınların 8 Mart’ı kutlu olsun. Bu gün için canlarını feda eden şehitlerin kanı yerde kalmadı. Bu gün kapitalizme, diktatörlüğe, adaletsizliğe ve iktidara karşı savaşıldığı için büyük önem taşıyor” dedi.

Hediya Şemo, “Rojava devriminin başlamasıyla bu günün her düzeyde Kuzey ve Doğu Suriye'nin tüm kadınları için büyük bir anlamı var. Özellikle de en acımasız aşırılık yanlısı örgütlerden Êzidî kadınlarının intikamının alınması çok değerli” ifadelerini kullandı. 

Konuşmasının sonunda Musul'da DAİŞ çeteleri tarafından yakılan tüm Êzidî kadınları hatırlatan Hediya Şemo, Tüm Kürt, Arap, Süryani, Türkmen ve Çerkez kadınlarını kendilerini etkileyen tüm tehditlere karşı durmak için birliklerini güçlendirmeye çağırdı.

‘BİZ ARAP KADINLAR ROJAVA DEVRİMİYLE KÖLELİK ZİNCİRLERİMİZDEN KURTULDUK’

Arap kadınlarından Yesmîn Mihemed, “Arap kadınları boyun eğdirildi ve haklarından mahrum bırakıldı, ancak 19 Temmuz devriminden sonra her türlü siyasi, askeri, sosyal, kültürel ve ekonomik açılardan öncülük rolü oynayıp kendilerini güçlendirmenin ve olumlu adımlar atmanın önü açıldı” dedi.

Yesmîn Mihemed, örgütün dışında kalan kadınları da kendilerinden önce binlerce kadının yaptığı gibi, ataerkil toplum ve zihniyetin zincirlerinden kurtulmaya çağırdı.

8 MART EMEKÇİ KADININ DİRENİŞ TARİHİNİN KAZANIMIDIR

Kürt kadını Celîle Xelîl de, “8 Mart kolayca başarılamadı, onlarca yıllık direnişin sonucudur. Tüm kadınları ayağa kalkmaya, ataerkil zihniyete karşı durmaya, her zaman haklarını talep etmeye ve pes etmemeye çağırıyoruz” dedi.

Celîle Xelîl konuşmasını “Kadınları kurtarmak için kadın devrimini sadece Kuzey ve Doğu Suriye'de değil, tüm dünyada güçlendirmek ve yaygınlaştırmak için çalışmalıdır. Umuyoruz ki bu yıl 8 Mart, tüm kadınların katılacağı bir ayaklanmaya dönüşecek ve sadece 8 Mart değil, yılın tüm günleri Kadınlar Günü sayılacaktır” şeklinde sonlandırdı.

 (jw/zd)

ANHA


Diğer Haberler