Türkiye’de beş kadın gazeteci hala tutsak

MKG, 2025 Ağustos Hak İhlalleri Raporunu yayımladı. Raporda, Türkiye’de kadın gazetecilerin tutuklama, tehdit, yargı tacizi ve dijital sansür yoluyla baskı altında tutulmaya devam ettiği belirtildi.

Türkiye’de beş kadın gazeteci hala tutsak
2 Sep, 2025   11:56
HABER MERKEZİ 

Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Ağustos ayı itibarıyla 5 kadın gazetecinin halen cezaevinde olduğunu açıkladı. Raporda, gazetecilerin yalnızca mesleki faaliyetleri nedeniyle değil, kadın kimlikleri nedeniyle de “çifte ayrımcılığa” uğradığı vurgulandı.

Raporda öne çıkan başlıklar:

- Bir kadın gazeteciye kötü muamele, birine tehdit, birine haber takibi sırasında engelleme yapıldı.

- Gazeteci Rahime Karvar’a elektronik kelepçe takılması, “ifade özgürlüğünü kısıtlayan cezalandırıcı yöntemlerin normalleşmesi” olarak nitelendi.

- Tutukluluk süresinin uzunluğu ve tarafsız olmayan yargılamaların, adalete güveni sarstığı belirtildi.

- Nefes gazetesinde 13 basın emekçisinin işten çıkarılması, ekonomik baskıların bir sansür aracı haline geldiğini gösterdi.

- Basın İlan Kurumu’nun Mersin’de 8 gazetenin ilan hakkını süresiz durdurması, yerel basına yönelik ekonomik baskının göstergesi oldu.

- Dijital sansür kapsamında Yeni Yaşam, Xwebûn, Ajansa Welat, Kaos GL ve ETHA gibi medya kuruluşlarının hesapları kapatıldı.

Raporda ayrıca, Filistin’de gazetecilerin hedef alınmasına dikkat çekildi. İsrail saldırılarında aralarında Meryem Ebu Dekka’nın da bulunduğu 6 gazetecinin katledildiği hatırlatılarak, bunun yalnızca bireylerin yaşam hakkına değil, toplumların haber alma hakkına da saldırı olduğu vurgulandı.

MKG taleplerini şöyle sıraladı:

- Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması

- Yargı süreçlerinin adil, tarafsız ve şeffaf işletilmesi

- Dijital sansürün kaldırılması

- Kadın gazetecilere yönelik baskılara son verilmesi

- Çatışmalı bölgelerde gazetecilerin yaşam hakkının korunması için uluslararası mekanizmaların güçlendirilmesi

MKG, “Özgür ve demokratik bir medya düzeni ancak gazetecilerin güvenli ve eşit koşullarda çalışabildiği bir ortamda mümkündür” dedi.