Tişrin direnişinin şehidi Mihyedîn: Şehitlerin yolundan sapmayacağım

Kuzey ve Doğu Suriye halkının özgürlüğü için mücadele eden 65 yaşındaki çiftçi Mihyedîn, Tişrin Barajı’nı savunmak için yola çıkan halk konvoyuna katıldı. Ancak 21 Ocak 2025’te, işgalci Türk devletinin düzenlediği SİHA saldırısında şehit düştü. Onun hikâyesi, sadece bir direnişçiyi değil, bir halkın mücadelesini anlatıyor.

Tişrin direnişinin şehidi Mihyedîn: Şehitlerin yolundan sapmayacağım
13 Mar, 2025   03:50
QAMIŞLO 
RÊNAS REMO

65 yaşındaki Mihyedîn, Cizir Kantonu’na bağlı Dêrik şehrinin Rubariya köyünde doğmuş, ömrünü toprakla iç içe geçiren bir çiftçiydi. Ancak o sadece bir çiftçi değil, aynı zamanda halkının özgürlüğü ve onuru için mücadele eden bir yurtseverdi. Hayatı boyunca direnişin içinde yer aldı, en zor zamanlarda bile geri adım atmayan bir iradenin temsilcisi oldu.

19 Ocak 2025’te, işgalci Türk devleti ve ona bağlı çetelerin saldırılarına karşı direnişin bir parçası olmak için yola çıktı. Hedefi, Tişrin Barajı’nı savunmaktı; çünkü baraj sadece su kaynağı değil, aynı zamanda Kuzey ve Doğu Suriye halkının bağımsızlığının, onurunun da simgesiydi. Mihyedîn, direniş için halk konvoyuna katıldı ve halkının yanında yerini aldı. Ancak 21 Ocak’ta, işgalci Türk devletinin insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıda şehadete ulaştı.

BİR AİLEDE ÜÇ ŞEHİT

Mihyedîn’in hayatı, sadece onun mücadelesiyle değil, ailesinin direniş ruhuyla da anlam kazandı. O, 5’i kız 4’ü erkek olmak üzere 9 çocuk babasıydı. Ailesi de onun gibi halkının özgürlüğü için savaşan bir aileydi. Kızı YPJ savaşçısı Zinarîn Botan (Nejbîr Omer), 2015 yılında Hol kentini DAIŞ’ten özgürleştirme hamlesine katıldı ve bu mücadelede şehit düştü. Mihyedîn’in kardeşi Şoreş Sozdar (Ebdurehman Omer) ise, 1998’de Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne katılmış, yıllar sonra Türk devletinin Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırılarında şehadete ulaşmıştı.

Eşi Nadiya Omer, Mihyedîn’in direnişini ve yoldaşlığını şu sözlerle anlattı:

“Evde ve dışarıda Mihyedîn benim arkadaşımdı. Yorulmak nedir bilmezdi, ailesi ve halkı için gece gündüz çalışırdı. Sağlık sorunlarına rağmen ulusal görevlerinden asla geri adım atmadı. Kızımız şehit düştüğünde, onun fedakârlığıyla hep gurur duydu ve ‘Şehitlerin yolundan sapmayacağım’ derdi.”

DEVRİMİN İÇİNDE BİR ÖMÜR

Mihyedîn, Temmuz 2012’de Kuzey ve Doğu Suriye devrimi başladığında, yaşına rağmen gençler gibi ön saflarda yer aldı. Kendi köyünde komün eş başkanı olarak halkın örgütlenmesinde öncülük etti. Demokratik Birlik Partisi (PYD) üyesi olarak devrimci çalışmalarda aktif rol oynadı ve özellikle özsavunma çalışmalarının inşasında yer aldı. O, sadece bir çiftçi değil, aynı zamanda halkının geleceğini elleriyle inşa eden bir mücadele insanıydı.

Komşusu ve yoldaşı Mihemed Şerîf Derwêş, onun devrimci ruhunu şu sözlerle dile getirdi:

“Birlikte köyde özsavunma çalışmalarına katıldık. Devrime büyük bir bağlılık gösterirdi. Hiçbir eylemden geri durmazdı, özellikle de şehit cenazelerine katılmayı kutsal bir görev olarak görürdü. Tişrin Barajı’na gitmeden önce, şehit düşen kızının mezarını ziyaret etti, sanki vedalaşır gibiydi”

TİŞRİN’E YÖNELEN BİR HALKIN PARÇASI

Şehit Mihyedîn, sadece bir birey değil, bir halkın direniş sembolüydü. Tişrin Barajı’na doğru yola çıkan yüzlerce yurttaşın arasında yer aldı. Onun ve diğer katledilen yurttaşların Tişrin’deki  saldırılara karşı cesareti, tüm dünyaya Kuzey ve Doğu Suriye halkının ve Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) işgalcilere ve çetelere karşı birlik içinde olduğunu gösterdi.

(rd)

ANHA