Suriye'de mağdur olan kadın çözümün tarafıdır-HÊVÎDAR XALID

Suriye'de mağdur olan kadın çözümün tarafıdır-HÊVÎDAR  XALID
14 Mar 2024   04:55

Suriye'deki çatışma ve kriz 14'üncü yılına girdi ancak Suriye sorununa müdahil olan taraflar, bölgesel ve uluslararası güçlerden dolayı Suriye halkının yaşadığı acıları devam ediyor. Sonuç olarak çözüm bulmak yerine kriz daha da derinleşti. Artık bu kadim toprakların her yerinde acı ve trajik hikayeleri var. Her evde, her çadırda, her şehirde trajik hikayeler yaşanıyor.

Tarih boyunca insan uygarlığının beşiği olan Suriye, artık dünyaya yayılan “terörün” merkezi haline geldi. Suriye, ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin hesaplaşma merkezi haline geldi. Ekonomik, askeri ve siyasi çıkarlar uğruna savaşın sürdürüldüğü ve sivillerin kanının aktığı bir alana dönüştü. Yüzbinlerce kişinin ölümüne, yerinden edilmesine ve milyarlarca dolara ulaşan büyük ekonomik kayıplara neden olan bu savaştan başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere toplumun her kesimi acı çekti.

Şiddetli savaş sonucu farklı bölgelerde onbinlerce çocuk hayatını kaybetti, binlercesi yetim kaldı, çok sayıda çocuk da yerinden edildi. Binlerce çocuk hava ve kara saldırıları nedeniyle sakat kaldı. Başta Şam hükümeti, işgalci Türk devleti, "Suriye muhalefeti" ve onlara destek verenler arasında yaşanan çatışmalar (savaşlar) nedeniyle ülke, en ağır (tehlikeli) insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir alan haline geldi.

 Suriye’de 2011’de yaşanan çatışma ve kriz öncesinde kadınların durumu çok iyi olmasa da savaşın en ağır bedelini en çok kadınlar ödedi.

Baas Partisi iktidara geldikten sonra şiddetin gücüyle ülkeyi ailevi hedeflerini gerçekleştirebilecekleri bir yer haline getirdi. Söz konusu parti, herkesi en küçük yaşam haklarından mahrum bırakan siyasetten, her şeyi Esad ailesinin ve destekçilerinin hizmetine sundu. Ancak insanlar aç ve işkenceyle, zorla kaybetmelerle, tutuklamalarla ve tehditlerle yüz yüze kaldı.

Bu yaşananlardan bahsederken iktidar partisinin güvenlik güçlerinin yürüttüğü tutuklama ve gözaltı politikalarını da unutmamak gerekiyor. Bir kişi tutuklandığında başına ne geldiğini bilmek imkansızdı, kesin olan tek şey vardı o da onun öleceğiydi. Bu partinin zindanlarından çıkması mümkün değil.

Baas rejiminin yönetimi ve Türk devletinin işgali altındaki iktidar ve totaliter bir sistemle yönetilen bölgelerde siyasi çalışmalar zordur. Yıllarca kadınların siyasi çalışmaları ve diğer alanlara katılımları yasaklandı ve hakları ellerinden alındı. Ayrıca kadına şiddet de uygulandı ve hala da benzer politikalar yürütülüyor. Bugüne kadar ülkenin tüm zenginliğini elinde bulunduran iktidarın politikalarından dolayı kadınlar ekonomik sıkıntı yaşıyor. İktidarın aldığı kararlar bile öncelikle kadınlara zarar veriyor. Devlet maaşları 13 doları geçmiyor, ev fiyatları ve temel ihtiyaçlar ise çok yüksek.

Suriye'de sürekli devam eden çatışma ve krizlerle birlikte birçok ailede kadınlar sorumluluğu alarak, ailenin geçimini sağlamak için çok zorluk yaşıyor. Bütün bunlar iktidarın kendi iktidarını korumak adına halkı sömüren politikaların sonuçlarıdır.

Elbette Türkiye'nin işgali altındaki bölgelerdeki kadınların koşulları Suriye devletinin kontrolündeki bölgelerden farklı değil. Türkiye'nin bölgede uyguladığı demografik değişim politikaları en çok kadınları etkiliyor. Bu politikalarla birlikte insan kaçırma, saldırı, soygun ve hırsızlıklar da aralıksız devam ediyor. Sistemli bir şekilde yürütülen bu uygulamalar kadının ruhunu ve varlığını hedef almaktadır. Çetelerin zindanlarında bile kadınlar en ağır suçlara ve insanlık dışı uygulamalara maruz kalıyor.

Terörist Heyet Tehrîr El Şam'ın (Cebhet El Nusra) kontrolündeki İdlib kentinde kadınlar kamusal alanlarda, işyerlerinde ve zindanlarda en ağır uygulamalara maruz kalıyor. Bu uygulamaların dışında bölgede ekonomik durum da çok kötü. El Nusra'nın eylemleri sonucunda İdlib'in kent ve köylerinde her gün gösteriler düzenleniyor ve kadınlardan bu eylemlere karşı ayağa kalkmaları isteniyor.

İşgal altındaki Efrin'de kadınların durumu diğer bölgelerden daha iyi değil. Efrîn'de kadınlara yönelik ahlak dışı eylemler ve cinsel saldırılar yapılıyor ancak uluslararası toplum bu suçlara göz yumuyor. Efrîn-Suriye İnsan Hakları Örgütü'nün Ağustos 2023 raporuna göre, 5 yıllık işgalde binin üzerinde kadın kaçırıldı, 99 kadın öldürüldü, 74 kadın da şiddette maruz kaldı.

Suriye Araştırma Komitesi'nin Pazartesi günü (11 Mart) yayımladığı raporda, işgalci Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik hava saldırılarının savaş suçu düzeyine ulaştığı belirtildi. Raporda, enerji santrallerinin hedef alınmasının, milyonlarca insanın su ve elektrikten mahrum bırakılmasının uluslararası insan hukuka aykırı olduğu belirtildi.

Suriye İnsan Hakları Ağı'nın Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle hazırladığı raporda, 2011'den bu yana 16 bin kadının daha savaşta öldürüldüğü belirtildi.

2023 dünya demokrasi endeksinde ise, Suriye 1,43 puanla 163’üncü sırada yer alıyor.

Suriye'nin siyasi bir çözüme ihtiyacı var ve özellikle çözüme dair birçok beyanname kadınlar tarafından açıklanmasından dolayı kadınlar çözüme öncülük edebilir. Tüm saldırılara ve karşıt politikalara rağmen Kuzey ve Doğu Suriye'de kadınların egemen ataerkil sisteme karşı örgütlendiklerini, yeni bir sistem ve yeni bir hayat kurduklarını görüyoruz. Bu bölgede kadınlar gerçek bir devrim yarattı. Kurdukları sistem tüm sorunların çözümüdür. Kadınlara yönelik soykırım saldırılarına ve savaş suçlarına rağmen kadınlar hedeflerine ulaşmak için mücadelelerini sürdürüyor. Burada Esad rejiminin devrilmesi, merkezi bir sistem kurulması ve Suriye çatışmasına siyasi çözüm için Birleşmiş Milletlerin 2254 sayılı kararının uygulanması çağrısıyla Süveyda vilayetinde düzenlenen gösterilerde Suriyeli kadınların aktif rolüne de çok önemlidir.

Suriye Kadın Meclisi ve Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Kadın Koordinasyonu başta olmak üzere Suriye'deki tüm tarafların katılımıyla Suriyeli kadınların yaşadığı sorun ve acılarına son vermek, aynı zamanda siyasi çözüme ulaşmak amacıyla kadınların dayanışmasını güçlendirmesi, ortak çalışmalar yapması ve yürütmesi gerekiyor. Adı geçen iki kadın kurumu, iç diyaloga dayalı olarak ulusal bir projeye ve Suriye'deki krize dair gerçek bir çözüm görüşüne sahiptir. Burada Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi'nin geçen yıl sunduğu karar beyannamesini hatırlatmak istiyoruz. Beyannamede başta kadınlar olmak üzere tüm Suriye halkına hizmet eden onlarca madde yer alıyor.

(ma)

ANHA