Siyasetçiler: Türkiye çözümden uzak

Önder Apo’nun “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na Türk devletinin somut bir adım atmadığını belirten akademisyen ve siyasetçiler, barışa yönelik çağrılara yanıt vermeyen Türkiye'nin baskı ve saldırılarla süreci çıkmaza sürüklediğini kaydetti.

Siyasetçiler: Türkiye çözümden uzak
5 May, 2025   02:40
HESEKÊ
CAN ILÊWÎ

“Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” sonrası Türkiye’de devlet yetkilileri tarafından yapılan açıklama ve tartışmalar barış ve demokratik toplum hedefini desteklemekten uzak bir tablo çiziyor. 

Önder Apo’nun 27 Şubat’ta yaptığı çağrıya karşılık, işgalci Türk devletinden henüz somut bir adım gelmedi. Aksine, devlet sadece tarihi çağrıya kayıtsız kalmakla yetinmedi; aynı zamanda Önder Apo’ya yönelik ağır tecrit ve Medya Savunma Alanları’na dönük işgal saldırılarını da sürdürmeye devam etti.

Cizîr Kantonu’nun Dirbêsiyê kentindeki siyasetçi ve akademisyenler, Türkiye’nin şimdiye dek barışa dair gerçekçi adımlar atmadığını vurguladı. Tam tersine, Kürdistan’daki işgal saldırılarını arttığını ve kapsamlı bir çözüm için gereken iradenin geri planda bırakıldığını belirtti.

Demokratik Toplum Akademisi üyesi Ehmed Silêman, çözümün kilidinin Önder Apo’da olduğunu, Türk devletinin bunu çok iyi bildiğini ve bu nedenle O’nunla temas kurduğunu ifade etti. Silêman, Önder Apo’nun barış sürecine öncülük ettiğini hatırlatarak, Kürt siyasi hareketlerinin de bu çağrıya destek vermeye hazır olduklarını açıkladıklarını, ancak Türk devletinin bu çağrılara olumlu bir yaklaşım göstermediğini, aksine düşmanlık politikalarını sürdürdüğünü söyledi.

Silêman, Ortadoğu’nun önemli dönüşümlerin eşiğinde olunduğunu belirterek, Türkiye’nin bu değişimleri tehdit olarak gördüğünü ve Kürt meselesine çözüm üretmekten ya da Kürt halkının temel haklarını tanımaktan kaçındığını ifade etti. Bu durumun, Türkiye’nin barış konusundaki samimiyetsizliğini açıkça ortaya koyduğunu kaydetti.

Silêman ayrıca, başta Önder Abdullah Öcalan olmak üzere tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması gerektiğini belirterek, Türkiye anayasasının gözden geçirilmesi gerektiğini, tüm ulusal ve inanç gruplarının haklarının anayasal güvence altına alınmasının şart olduğunu vurguladı. “Kürtler artık eski Kürtler değil, kandırılmaları mümkün değil” dedi.

Demokratik Birlik Partisi’nden (PYD) Mesûd Ehmed ise AKP iktidarının hem Bakurê Kurdistan’da hem de Türkiye genelinde ciddi siyasi ve ekonomik krizlere neden olduğunu belirterek, “Hükümet iktidarda kalabilmek için, şiddet ve baskı yollarına yöneldi. Bu durum iç krizi oldukça derinleştirdi” dedi.

Krizlerin büyümesiyle hükümetin, çözüm için yeniden Önder Abdullah Öcalan’a yöneldiğini anımsatan Mihemed, ancak iktidarın barış konusunda samimi olmadığını ifade etti. “Bugünkü tablo, Türk devletinin bölgede gerçek bir çıkış yolu sunabilecek fırsatı nasıl göz ardı ettiğini gösteriyor” dedi.

Mihemed, Önder Apo’nun ‘umut hakkının’ tanınması ve taraflar arasında doğrudan bir diyalog sürecinin başlatılması gerektiğini ifade ederek, süren tecrit uygulamalarının ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün engellenmesinin Türkiye’yi içten içe çökerttiğini, bölge istikrarını da ciddi biçimde sarstığını söyledi.

Konuşmasının sonunda Mihemed, Önder Apo’nun çağrısının ne bir partiye ait ne de tek bir kesime yönelik olduğunu belirterek, bu çağrının tüm bölge halklarını ilgilendiren stratejik bir vizyon olduğunu vurguladı.

Çağrının yok sayılmasının sadece barış ihtimalini ortadan kaldırmakla kalmayacağını, aynı zamanda etnik ve ulusal bölünmeleri derinleştireceğini ve Ortadoğu’yu uzun süreli krizlere sürükleyeceğini sözlerine ekledi.

(rd/cj)

ANHA