Sıcaklar arttı: Waşo Kanî Kampı’nda koşullar zorlaştı

Yerlerinden zoraki göçe mecbur bırakılan yüzbinlerce insan çadırlarda yaşıyor. Yaz sıcaklıklarında çadırların aşırı sıcak olması nedeniyle büyük sıkıntılar yaşayan göçmenler, kavurucu sıcakta çadırlarda yaşamanın mümkün olmadığını belirtiyor.

Sıcaklar arttı: Waşo Kanî Kampı’nda koşullar zorlaştı
Sıcaklar arttı: Waşo Kanî Kampı’nda koşullar zorlaştı
Sıcaklar arttı: Waşo Kanî Kampı’nda koşullar zorlaştı
Sıcaklar arttı: Waşo Kanî Kampı’nda koşullar zorlaştı
Sıcaklar arttı: Waşo Kanî Kampı’nda koşullar zorlaştı
Sıcaklar arttı: Waşo Kanî Kampı’nda koşullar zorlaştı
Sıcaklar arttı: Waşo Kanî Kampı’nda koşullar zorlaştı
Sıcaklar arttı: Waşo Kanî Kampı’nda koşullar zorlaştı
25 May, 2025   07:59
HESEKÊ
DIYAR EHMED

Türk devleti ve çeteleri Ekim 2019’da Serêkaniye kentini işgal etti. Serêkaniye halkı, Türk devleti ve çetelerinin topraklarını işgal etmesi nedeniyle zoraki göçe mecbur kaldı. Binlerce göçmen, Kuzey ve Doğu Suriye iklim koşullarına dayanıksız çadırlarda yaşamak durumunda kaldı. 

ÇADIRLAR NEDEN BU KADAR ISINIYOR?

Çadırların yapımında naylon kullanılıyor. Naylon, havalandırması zayıf, ısıyı geçiren ama içeride tutan bir madde ve ısıyı hapsetme özelliği var. 

Naylon güneş ışınlarının çadırlara geçmesini ve içerideki havanın ısınmasına neden oluyor. Sera etkisinden ısı kolay kolay dışarı çıkamadığı çadırlarda sıcak hava birikmesine neden olan diğer bir etken ise hava sirkülasyonu azlığı. Bu durum içerideki havanın durgunlaşmasına ve ısının birikmesine neden oluyor.

Bu yüzden özellikle yaz sıcaklarının başlaması çadırlarda yaşamak zorunda kalan insanların maruz kaldığı zorluklar artıyor. Yaşadıkları tüm zorluklara rağmen Serêkaniyê halkı, onurlu bir şekilde topraklarına döneceği günü umut ediyor.

Serêkaniyê’nin Leylanê Köyü’den göç ederek kampa yerleşen Wadha Xidir El Sacir adlı yurttaş, çadırın önünde torununun beşiğini sallayıp bir bez parçasının altında güneşin sıcağından korunmaya çalışıyor.

Wedha durumlarını şu sözlerle anlatıyor: “Yaz tam anlamıyla daha başlamış değil. Henüz başlamamasına rağmen bu sıcaklarda çadırlarda kalmak, biz göçmenlerin sıkıntıları arttırdı. Özellikle sık sık elektrik kesintileri yaşanması ve soğutucuların olmaması ciddi bir sorun. Sıcaktan çadırlarda nefes alamıyoruz. Nefes alabilmek için hep çadırın önünde oturuyoruz. Sıcaklar oksijeni azaltıyor, çadırlar yaşanmaz hale geliyor.”

Wedha, topraklarına dönecekleri günün özlemine ilişkin ise şunları söylüyor: “Kamplarda yaşadığımız bu zorlukların son bulması için bir gün mutlaka onur ve güvenle topraklarımıza geri dönmeyi umut ediyoruz.”

‘ÇADIRLAR ÇOK SICAK’

Mihemed El Ehmed (50) adlı göçmen ise derme çatma çadırlar arasında yürüyerek kampın bir köşesinde oturmuş kendilerine serin alan bulan kamp halkını ve serinlemek için suyla oynayan çocukları izleyerek şunları söylüyor: “Dışarıda sıcaklık 30 derece ise çadırların içi 70 dereceyi aşabiliyor. Çadırların sıcaklığını düşürmek için herhangi bir soğutucumuz yok.”

Ehmed topraklarına geri dönme umudunu ise, “Tek isteğim köyüme dönüp kendi evimde yaşamaktır” sözleriyle dile getirdi.

‘ACIMASIZ BİR YAZ’

Kamp koşullarının zorlukları sadece yetişkinler değil çocuklar da çekiyor. Yüksek rakamları gören sıcaklıklar çocuklarda pek çok hastalığa neden oluyor. Ebeveynler, çoğu zaman çocuklarını sıcakların neden olduğu hastalıklardan dolayı hastaneye götürmek durumunda kalıyor.

Serêkaniyêli Ayşe El Elî adlı yurttaş yaşadıkları duruma ilişkin şunları dile getiriyor: “Yaz mevsiminin gelmesi korkularımızı artıyor. Her yıl çektiğimiz acı ve sıkıntılar tekrarlanıyor. Özellikle yüksek sıcaklıklardan ötürü çocuklarımız her yıl hastalanıyor. Çadır sıcaklığı çocukları etkilemesin diye çocukların vücutlarını havlu ve su ile sürekli serinletmeye çalışıyoruz.”

Çadırını ziyaret ettiğimiz Ayşe, bizlere “Çadırın içinde konuşmayalım, oksijensiz kalmayın, dışarıda konuşalım” diyor ve konuşmasının devamında, topraklarına dönerek köylerinde güven ve huzur içerisinde yaşamak istediklerini belirtiyor.

Ekim 2019’da Türk devleti ve çeteleri, Serêkaniyê ve Girê Spî kentlerine işgal saldırıları başlatmış, her 2 kentten yüzbinlerce insanı, zorla yerlerinden ederek topraklarından kopartmıştı. Yüzbinlerce insanın yaşadığı topraklara çullanan çeteler, insanların emekleri ile inşa ettikleri mal ve mülklerini yağmaladı.

Hala Suriye’de Şam iktidarı, Türk devleti ve çetelerinin topraklarını işgal ederek zorunlu göçe mecbur bıraktığı yüzbinlerce göçmenin topraklarına geri dönmelerini sağlamak için herhangi bir adım atmadı.

(ca/cj)

ANHA