Seçimlerin sonuçları Erdoğan'ın faşist rejiminin temellerini sarstı-HÊVÎDAR XALID

Seçimlerin sonuçları Erdoğan'ın faşist rejiminin temellerini sarstı-HÊVÎDAR XALID
9 Apr 2024   07:40

Bakûrê Kürdistan ve Türkiye'de 31 Mart'ta yapılan belediye seçimlerinin sonuçları, birçok şehirde belediye başkanlığını kaybeden Erdoğan ve AKP'ye ağır bir darbe indirdi. Bu yenilgi sadece Türkiye'de değil, bölgede de yeni sürecin habercisi oldu. 

Türk rejiminin cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2003’te iktidara geldiğinden bu yana, kendi konumunu ve çıkarlarını korumak için her türlü çabayı gösterdi. Türkiye'de iktidar sistemi parlamentodan cumhurbaşkanlığına doğru değişti. Böylece Erdoğan ve iktidar başta dış politika olmak üzere ülkenin tüm alanında hegemonyasını genişletti. Erdoğan'ın iktidarı sırasında Türkiye birçok bölgesel çatışmaya karıştı. Erdoğan, komşu devletlerin siyasi işlerine müdahale ederek yeni Osmanlı Devleti'ni (Yeni Osmanlıcılık) canlandırmaya çalıştı. Bu müdahaleyle bölgede huzur ve istikrarı bozmak istiyordu. Suriye ve Mısır gibi birçok komşu ülkeye karşı çıktı. Bu müdahale uluslararası boyuta ulaşarak Yunanistan'ın, Kıbrıs'ın ve Akdeniz'in içişlerine müdahale etti.

Erdoğan iktidara geldiğinden beri yanıltma, hile ve yalan siyasetiyle çıkarlarını elde etmek için çalıştı. Bu politikayla Suriye'ye müdahale ederek, birçok bölgeyi işgal etti, işgal ettiği bölgedeki köy ve kentlerin altyapısını yok edip, dokusunu değiştirdi. Erdoğan, Batı ve Avrupa Birliği’ni, Suriyeli mülteciler kozuyla şantaj yaptı. Bunu da 2011’de Suriye'de başlayan çatışmalı süreç sonrasında sınırlarını açarak, Suriyeli mültecilerin Avrupa'ya geçmesini sağladı. Bunu da büyük bir koz olarak kullanmak istedi. Hatta Avrupa'dan Suriyeli mültecilere vermek üzere yaklaşık 3 milyar euro aldı. Ancak alınan para Erdoğan ve iktidar, parayı mültecilere değil, kendi politikaları için kullandı.

Erdoğan'ın uyguladığı ve pek çok kişinin tehlikeli olarak değerlendirdiği bu politikalar bölgeyi ve Türkiye'yi etkiledi. Özellikle de Erdoğan'ın vaatlerine, hayali projelerine artık seçmen inanmıyor. Erdoğan'ın terör örgütlerine verdiği destek ve Türkiye'nin 10 yıl öncesinden bu yana nasıl terör örgütlerinin ana merkez haline geldiği konusunu da etkili oldu. Erdoğan'ın kendi hedeflerine ve çıkarlarına ulaşmak için her şeyi yaptığını anlayan gençler ve büyük bir kesim var. Bu nedenle Türk seçmen, özellikle Kürt halkına yönelik bu yanlış politikaya karşı seçimlerde tepkisini, öfkesini ortaya koyarak, AKP'ye oy vermedi.

Erdoğan için belediye seçimlerinin sonuçları büyük bir şok ve deprem yarattı. Erdoğan kendisinin ve partisinin başarısız olduğunu açıkça itiraf etti. Muhalefet çok sayıda büyükşehir belediyelerini de kazandı; Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Adana, Antalya vb. Elbette bu başarısızlığın çeşitli nedenleri var. Bunlardan biri ekonomik kriz ve enflasyonun yüksek olmasıdır. Çünkü enflasyon yüzde 68'i aştı, işsizlik arttı. Türk lirasının değeri düştü. Bu veriler sonucunda Türk seçmeni Erdoğan ve partisine darbe indirdi.

Erdoğan başkanlığındaki Türk rejimi siyasi yaşlanma sürecine girdi ve artık Erdoğan'ın rejim üzerindeki kontrolü ve hegemonyası azaldı. Bu nedenle rejimi zayıfladı ve birçok insan ondan uzaklaştı, ayrıldı.  Kendisine yakın olan siyasetçiler ondan koparak yeni partiler kurdular. Fatih Erbakan'ın başını çektiği 'Yeni Refah Partisi' gibi. Önceki parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erbakan, AKP'nin ittifakında yer alanlardan biriydi. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu Gelecek Partisi, Ali Babacan'ın kurduğu Deva Partisi ve İslami hareket kılığına girmiş tüm partiler yerel seçimleri büyük ölçüde etkiledi.

Erdoğan gücünü kullanarak ailesinden ve akrabalarından pek çok kişiyi hükümette önemli ve hassas görevlere atadı. Damatlarını güvenlik kurumlarına yerleştirdi. Pek çok devletle oğlu aracılığıyla birçok ekonomik ve anlaşmalar imzalayarak, ülke ekonomisini kontrol etti.

Evet doğrudur; Erdoğan'ın Türkiye'nin 5 büyük şehrini kaybetmesinin ardından ülke ekonomisinin büyük bir bölümünü kaybetmesi ve AKP'nin seçimlerdeki yenilgisinin temel nedenlerinden biridir. Bu yenilgiyle Erdoğan Türkiye'nin yarısını kaybetti.

Analistler ve bölgesel uzmanlar açısından bakıldığında Türk rejiminin durumu çok zor ve son sürecini yaşıyor. Belediye seçimleri bu gerçeği ortaya çıkardı. Erdoğan'ın popülaritesi çok düşüktü. Yani bölgede yürütülen proje başarısız oldu ve süresi dolmuş oldu. Din adına savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlemekle olmuyor. Erdoğan şahsında kurulan bu diktatörlük rejimi, iktidarda kalabilmek için her türlü siyasi oyunu oynadı ama buna artık inandırıcılığının olmadığını herkes biliyor. Erdoğan ve AKP elindeki tüm kağıtları kaybettiği için artık ömrünü uzatamaz.

Erdoğan iktidara geldiğinden beri Kürt halkına karşı acımasız bir politika yürütüyor. Seçim sonuçlarının açıklanmasından bir gün sonra Kürt kenti Van'da yaşanan olaylar, Abdullah Zeydan'ın kazandığı Van belediyesini ele geçirmeye yönelik bu politikayı açığa çıkardı. Ancak Kürt halkı bu politikalara karşı serhildana kalkarak, haklarını bir kez daha geri kazandı. Erdoğan, Kürt halkının seçim zaferinden memnun değildi ve bu zaferi baltalamak istiyordu. Ancak Kürt halkı darbe indirerek Erdoğan'ın ırkçı ve faşist politikalarının başarıya ulaşmasına izin vermedi.

Bakûrê Kürdistan'da Kürt halkı örgütlü olduğunu ve korku engellerini aşabileceğini kanıtladı. Erdoğan'ın o şehri kontrol altına almak isteyen siyasetine, komplolarına ve oyunlarına bir kez daha serhildanla karşı koydu. Evet doğrudur, Erdoğan'ın tüm hukuk dışı çabalarıyla tarihi bir direnişi kolay kolay yıkamayacağı herkese ispatlanmıştır.

(ma)

ANHA