Rusya’nın DAIŞ ile imtihanı- RAUF KARAKOÇAN

Rusya’nın DAIŞ ile imtihanı- RAUF KARAKOÇAN
23 Mar 2024   12:09

Moskova’daki terör saldırısının arkasında DAIŞ’in çıkması sürpriz olmasa gerek. Moskova’da bir konser salonuna düzenlenen saldırının ardından yapılan ilk açıklamalarda 60 kişinin yaşamını yitirdiği, ağır yaralılar olmakla birlikte 160 kişinin de yaralandığı, ölü sayısının artabileceği belirtildi. Rusya, ani yapılan bu terör saldırısının şokunu halen atlatmış değil.  

DAIŞ’in ilk ortaya çıktığı 2014 yılına kısaca geri dönüp hafızalarımızda mıh gibi çakılı duran insani trajedileri hatırlamakta fayda var. DAIŞ çeteleri Şengal’e saldırmıştı, Êzîdî halkı katliamdan geçirilmişti. Şengal’in savunmasını yapmakla görevli KDP, Şengal’i adeta DAIŞ’a hediye ederek alandan ayrılmıştı.  Katliama uğrayan halk toplu mezarlara gömüldü. Kadınlar köleleştirildi, tecavüze uğradı. Eski köle pazarlarında olduğu gibi kurulan pazarlarda satıldı. DAIŞ’ın katliamları, kan donduran insanlık dışı uygulamaları büyük infiallere yol açmıştı. Dünya halkları Şengal katliamıyla DAIŞ’ın gerçek yüzünü gördü.

DAIŞ ve benzeri terör örgütleri Ortadoğu coğrafyasını kana bulayıp yayılırken, tehlikeyi kendisinden uzak gören birçok devlet gibi Rusya da katliamlara kayıtsız kalmıştı. Dünya Şengal fermanına karşı kılını dahi oynatmamıştı. Şengal’den sonra DAIŞ’ın ikinci büyük saldırısı ise Kubanê’ye oldu. Suriye DAIŞ’ın barınağı haline geldi. DAIŞ’ı koruyan, kollayan ve uluslararası alanda (Astena vb.) savunuculuğunu yapan Türkiye, İslami terör örgütlerini kendi siyasi çıkarlarına payende yaptı. Idlıb’i çetelerin üssü haline getirdiler. Efrîn başta olmak üzere birçok yeri işgal ettiler. Libya’da, Azerbaycan’da çeteleri sahaya sürdüler. 

Türkiye’nin çeteleri kullanarak Rojava’ya yaptığı askeri saldırılarda kısmen de olsa Rusya’nın rızası ve onayı vardır. Rus diplomatın Türkiye’de öldürülmesine, savaş uçağının düşürülmesine rağmen Türk devletinin, DAIŞ artıklarıyla Rojava’ya saldırmasına Rusya açık çek vermiştir. Ukrayna savaşından sonra Rus-Türk ilişkilerinde beklenmedik gelişmeler DAIŞ’ın hareket alanına da ivme kazandırmıştır. DAIŞ, Türk devletine, Erdoğan iktidarına dayanarak her yerde özellikle de Suriye’de Türkiye’nin işgal ettiği alanlarda palazlanmaktadır. 

DAIŞ, Türkiye’nin dış politikasında da bir şantaj aracına dönüştü. Avrupa’ya aba altından sopa gösterir oldu. DAIŞ’ın Avrupa’daki saldırılarının altında Türkiye’nin parmağı aranmalıdır. İran’da Kasım Süleymani’nin anma toplantısına yapılan saldırının altında da Türkiye vardır. Bunun anlaşılmayan tarafı yoktur, kaldı ki Türkiye’nin DAIŞ’a desteği aleni bir durumdur. Türkiye’ye verilen her destek DAIŞ’ı güçlendirecektir. 

Rusya bir yandan Esat rejimini desteklemek amacıyla bulunduğu Suriye’de bölge siyasetinde var olmaya çalışırken, Kürtlere yönelik Türkiye ve DAIŞ’ın saldırılarına göz yumuyor, diğer yandan ise rejimi savunmak amacıyla çeteleri vuruyor. Rusya’nın DAIŞ’a ilişkin ikilemi politika olarak benimsemesi ters tepmiştir. DAIŞ’ın Moskova’daki konser saldırısında da görüldüğü gibi bumerang gibi kendisine dönmüştür. Türkiye ile olan ilişkilerinde beklediği faydalardan ziyade zararları çok daha can yakıcı olmuştur. 

Rusya’nın, bir NATO ülkesi olan Türkiye’yi farklı konumlandırması, ona çıkarcı yaklaşması beklediği sonucu vermekten uzaktır. Rus-Türk ilişkilerine Kürtler kurban edilmiştir. Kürt halk önderinin Rusya’dan çıkarılmasında Mavi Akım projesinden tutalım Efrin, Serêkaniyê, Girê Sipî’nin işgaline kadar Kürtlere yıkım getirmiştir. S-400 savunma sistemi, enerji anlaşmaları, Ukrayna savaşında Türkiye’ye duyulan ihtiyaç nedeniyle Türkiye’ye verilen destek Rusya’ya bumerang gibi geri dönmüştür. Moskova katliamının muhasebesi iyi yapılmalıdır. 

Kürtler’ in DAIŞ’a karşı verdiği mücadelenin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin işgal saldırılarına, DAIŞ’ın Rojava’da prim yapacak hiçbir girişimine asla fırsat verilmemesi gereği de anlaşılır olmuştur. DAIŞ’ın Moskova saldırısını bu nedenle iyi okumak gerekir. Erdoğan’ın BM oturumunda Rojava haritasını eline alarak sınır hattı boyunca 30 kilometre derinlikte sözde ‘güvenlik şeridi’ oluşturmak için işgal etme talebine hiçbir devletten tepki gelmemişti. Rojava’ya DAIŞ çetelerini yerleştirme planı sadece Rojava, Kürtler için değil dünya halkları için ciddi bir tehdit ve tehlikedir. 

Rusya’nın, Türk devletiyle ilişkilerinde DAIŞ faktörünü dikkate almasında fayda varadır. Kürtlerin DAIŞ’a karşı savaşında Rusya’nın tavrı Kürtlerin hep aleyhine olmuştur. Dar ulus çıkarları uğruna Türkiye ile geliştirdiği taktik veya stratejik ilişkiler DAIŞ’a fayda sağlamakta ve Kürtlere zarar vermektedir. Dolaysıyla uzun vadede Rusya’ya da zarar vermektedir. Moskova katliamı, DAIŞ’ın Rusya için de ne kadar büyük risk olduğunu gözler önüne sermektedir. 

DAIŞ, halkların ortak düşmanıdır. DAIŞ’ın yaptığı bütün katliamların arkasında Türk devleti vardır. Erdoğan iktidarının, Kürt düşmanlığı üzerinden yaptığı bütün askeri saldırılar, kurduğu bütün diplomatik ve siyasi ilişkiler DAIŞ’a hizmet etmektedir. Türk devleti ve Erdoğan iktidarı ile kurulan ilişkiler, yapılan anlaşmalar bir kez daha gözden geçirilmelidir.