PKK uluslararası çıkarlardan dolayı ‘terörist listesi’nden çıkarılmıyor

Kurulduğu günden bugüne özgürlük mücadelesi yürüten PKK, yalan, iftira ve kara propagandalarla “terör listesi”ne alınarak, yürüttüğü mücadele egemen güçler ve devletler tarafından yok edilmek isteniyor. İsveç’te Olof Palme cinayetiyle hiçbir ilgisi olmamasına rağmen cinayet gerekçe gösterilerek, PKK “terörize” edildi, Kürt halkına baskı ve zulüm yapıldı. Tüm bunlara karşı PKK’nin özgürlük mücadelesi sürdüğü gibi Kürt halkı ve dostları da PKK’nin “terör listesi”nden çıkarılması için mücadele etti. PKK’nin “terör listesi”nden çıkarılması için toplanan milyonlarca imza ilgili kurumlara teslim edildi.

PKK uluslararası çıkarlardan dolayı ‘terörist listesi’nden çıkarılmıyor
28 Nov 2023   02:55
HABER MERKEZİ
EHMED SEMÎR

Kürdistan İşçi Partisi (PKK), 27 Kasım 1978'de Önder Abdullah Öcalan öncülüğünde bir grup öğrenci tarafından Bakurê Kurdistan'ın Amed’in Fis köyünde kuruldu. PKK, Kürt halkının haklı davası için yıllardır mücadele ediyor. Özgürlük için yıllardır büyük bir mücadele veren bir hareket olmasına rağmen uluslararası ve egemen güçler, PKK’yi “terör listesi”ne alıyor. 

28 Şubat 1986’da İsveç Başbakanı Olof Palme ve eşi sinemaya giderken kimliği belirsiz bir kişi İsveç'in başkenti Stockholm'ün merkezinde onları vurarak kaçtı. Saldırıda Palme hayatını kaybetti. 1927’de doğan Palme, solcu gelenekten gelen demokrat biriydi. Batılı güçlerden farklı görüşlere sahip biriydi. Emperyalizme karşı çıkan Palme, Kürdistan Özgürlük Hareketi ile iyi ilişkiler geliştirdi.

Palme cinayetinin PKK ile hiçbir alakası olmamasına rağmen, algı, yalan ve kara propagandaların sonucunda İsveç PKK’yi “terör listesi”ne aldı. İşgalci Türk devletinin ardından PKK’yi “terör listesi”ne alan ikinci devlet İsveç oldu. İsveç, Almanya ve birçok Avrupa ülkesinde PKK'ye karşı algı operasyonları yürütüldü. Fırsattan faydalanan Türk devleti bu süreçte NATO'nun da desteğini aldı.

İşgalci Türk devletinin PKK'ye karşı yürüttüğü siyasi diplomasi ve kara propagandaların ardından 1993’te PKK'nin Almanya'da yürüttüğü çalışmalar gerekçe gösterilerek, siyasi kurumların yürüttüğü çalışmalar da yasaklandı.

ABD, 1997 yılında PKK'yi "yabancı terör örgütü" olarak isimlendirdi. 2000’de İngiltere, 2002’de Kanada ve Japonya, 2005’te Avustralya, 2010’da Yeni Zelanda, PKK'yi “terör listesi”ne aldı. Siyasi kararlarla PKK, “terör listesi”ne alındı. Ancak PKK hiçbir ülkede hiçbir suç işlemedi aksine halkların özgürlüğü için mücadele eden bir örgüttü. Çalışmalarını bu temelde yürüten devrimci bir hareketti.

Palme cinayeti olayı tüm dünyada yankı buldu. Demokrat ve komünist lider, öldürülmeden önce Kürtler ve diğer halkların temel haklarının verilmesi konusunda değerlendirmeler yapması Avrupa ve ABD’yi zorlamış. Bu egemen güçler, olası gelişmelerin önünü almak için farklı arayışlar içinde bulunmuştur.

Palme cinayetinin ardından Türk medyası (PKK, Olof Palme'yi öldürdü) manşetiyle haberler yayımladı. Buna dair tek bir delil olmamasına rağmen Stockholm polis şefi Hans Holm, PKK'nin Olof Palme'yi öldürdüğünü ve Kürtlere yönelik gözaltı operasyonların başladığını söyledi.

İsveç, Palme döneminde Kürt halkının ve Önder Abdullah Öcalan'ın dostuydu; ancak cinayetten sonra İsveç, PKK'lilerin öldürülmesi emrinin verildiği bir yer haline geldi. Palme'nin öldürülmesi PKK'nin “terör listesi”ne' alınmasının ve Kürt halkının suçlanmasının ilk adımı oldu.

Hegemonik güçlerin Palma'yı öldürmelerinin 2 nedeni vardı; biri onu susturmak ve halka verdiği desteği sona erdirmek, ikincisi ise Kürdistan Özgürlük Hareketi'ni yenilgiye uğratmak ve büyümesini engellemekti.

1968'de Palme, Vietnam için büyük bir yürüyüş düzenledi. Bu yürüyüşten dolayı ABD büyükelçiliğini kapattı ve İsveç ile ilişkilerini kesti. Palme, 1986'da Rusya'nın Çekoslovakya'yı işgaline karşı çıktı. Palme, ABD ve NATO'nun Küba'yı “terörist bir devlet” ve Başbakanı Fidel Castro'nun ise “terörist” olarak gördüğü 1975’te Küba'yı ziyaret etti.

Avrupa ülkeleri "Danimarka, Norveç, İsveç ve Hollanda" Avrupa Konseyi'nde Türk devleti hakkında şikayette bulunarak, Türk devletinin Kürt halkının haklarını ihlal ettiğini söyledi. Bu yaklaşım devletlerin dikkatini çekti

Irkçı sistemin siyahilere karşı şiddet ve baskı uyguladığı Güney Afrika'da, Palme yaşananlara karşı çıkarak, Güney Afrika'da silahların yasaklanması için birçok toplantı düzenledi.

Palme, 1983’te ABD tarafından terörist olarak kabul edilen Yaser Arafat'ı Stockholm'de karşıladı. Ayrıca Palme, yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı Rusya ve ABD gibi büyük hegemonik güçlere karşı güçlü eleştiriler yaptı.

10 Haziran 2020'de Olof Palme cinayetinin Soruşturma Komitesi Başkanı ve komite üyelerinden biri basın toplantısı düzenleyerek, soruşturmanın sonuçlarını açıkladı. Komite başkanı, Palme'nin katilinin sağ parti üyelerinden biri olduğunu ve adının Stig Bergström olduğunu açıkladı. Ayrıca katil öldüğü için davanın kapatıldığını söyledi.

İsveç Başsavcılığı, yaptığı basın toplantısında, Palme'nin katilinin İsveç vatandaşı olduğunu ve adının Stig Engström olduğunu, 2000’de intihar ettiğini ve böylece PKK'nin olayla hiçbir alakasının bulunmadığını duyurdu.

Dünya ve İsveç, Kürt halkına sahip çıkmadı ve 30 yıl boyunca PKK haksız yere suçlandı, Kürt halkı bu yallarda büyük katliamlarla yüz yüze kaldı.

Avrupa Adalet Divanı, PKK'nin "terörist listesi”ne alınmasının büyük haksızlık olduğunu belirtti.

PKK, 2014-2020 yılları arasında "terör listesi"ne karşı Avrupa Parlamentosu'na dava açtı.

Avrupa Adalet Divanı, PKK'nin "terör listesi”nden çıkarılmasına karar verdi. Ancak 2022’de Lüksemburg'da PKK'nin bu talebi bir anda reddedildi.

Ocak 2020'de Belçika Yüksek Temyiz Mahkemesi, PKK'nin Kürt halkının hakları için silahlı çatışmaya başladığını ve sivilleri hedef almadığını belirtti. Mahkeme, PKK’nin “terör örgütü” olmadığına hükmetti. Bu açıklamanın ardından işgalci Türk devleti, Brüksel'in Türkiye'deki büyükelçisini çağırdı.

PKK İÇİN 7 MİLYON İMZA

Siyasetçi, yazar, filozof, barış aktivisti, milletvekili, hukukçu ve sanatçılardan oluşan 29 isim, Uluslararası Kürtlere Adalet İnisiyatifi’ni kurdu. Aralarında Nobel Ödüllü yazar Elfriede Jelinek, Filozof Slavoj Zizek, Uluslararası Hukuk Uzmanı Prof. Norman Paech, EUTCC Genel Sekreteri Prof. Michael M. Gunter, Plaza de Mayo Anneleri Örgütü kurucu üyesi Nora Cortinas gibi birçok ünlünün içerisinde yer aldığı inisiyatif, PKK’nin Avrupa Birliği’nin (AB) “terör listesi”nden çıkarılması için bir kampanya başlattı. Dünyanın 30'dan fazla ülkesinden binlerce kişi kampanyaya katılarak, destek verdi.

Uluslararası Kürtlere Adalet İnisiyatifi, gelinen süreç ve objektif gerçekliklerin PKK’nin listeden çıkarılmasını gerekli ve zorunlu hale getirdiğini vurgulayarak, “Barış, demokrasi ve insan hakları için bizler Avrupa Birliği Konseyi’nin PKK’yi Terör Örgütler Listesi’nden çıkarması için çağırıyoruz” dedi.

Avrupa'da 3 milyon imza toplanarak, imzalar Brüksel'deki komisyona sunuldu. Başurê Kurdistan'da 1 milyon, Şengal'de ise 40 bin 446 imza toplandı. Kuzey ve Doğu Suriye Halk İnisiyatifi, yaklaşık 2 milyon 476 bin 173 imza topladığını açıkladı.

Palme cinayetinden sonra PKK’yi suçlayan, 30 yıldır Kürtlere zulmeden İsveç devleti, NATO’ya girmek için işgalci Türk devletinin tüm taleplerini kabul etti. Türk devletinin PKK'yi “terör örgütü” olduğu yönündeki açıklamalara İsveç de destek vererek, çifte standart bir tutum sergiledi.

(ma)

ANHA