Özerk Yönetim’den Af Örgütü’nün raporuna ilişkin açıklama

Demokratik Özerk Yönetimi, Uluslararası Af Örgütü’nün raporuna ilişkin yaptığı açıklamada örgütün DAIŞ çetelerinin kaldığı cezaevlerini ziyaret etmediğine dikkat çekerek, “Raporun DAIŞ çeteleri ve cezaevleri dışındaki hücrelerinin sözlerine dayandığı açıktır” dedi.

Özerk Yönetim’den Af Örgütü’nün raporuna ilişkin açıklama
28 Apr, 2024   17:21
HABER MERKEZİ 

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi, Uluslararası Af Örgütü’nün raporuna ilişkin bir açıklama yaptı. 

Açıklama şöyle:

 “Uluslararası Af Örgütü, 17 Nisan 2024'te “DAIŞ’in yenilgisinden sonra: Kuzey ve Doğu Suriye’deki cezaevlerinde zulüm, işkence ve ölüm” başlıklı bir rapor yayınladı. Raporda, Uluslararası toplum tarafından terör örgütü olarak kabul edilen DAIŞ’in askeri yenilgisinden sonraki süreçlere ilişkin konular paylaşıldı.

Raporda, Demokratik Özerk Yönetimi ve Uluslararası Koalisyon’un cezaevlerindeki DAIŞ çetelerinin sorununa değiniliyor. Ayrıca kamplarda ve rehabilitasyon merkezlerinde kalan kadın ve çocukların durumları anlatılıyor. Raporda, Özerk Yönetim ve ona bağlı savcılık, güvenlik ve askeri kurumlar savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekle suçlanıyor. Raporda, Özerk Yönetim, Uluslararası Koalisyon ve yurttaşları cezaevlerinde ve kamplarda bulunan devletlere ve ilgili uluslararası kuruluşlara yönelik öneriler sunuluyor.

Başta Uluslararası Af Örgütü olmak üzere insan hakları örgütlerinin bu kadar önemli raporlarını değerlendirdiğimiz bir dönemde, insan haklarıyla ilgili tüm girişimlerde her zaman yer aldığımızı ve yer almaya devam ettiğimizi belirtiyoruz. Uluslararası Af Örgütü, bizim katkılarımız ve şeffaflığımız sayesinde raporunu çıkardı. Ancak raporda kullanılan suçlamalar ve kullanılan terimler açısında, özellikle cezaevlerindeki DAIŞ savaşçıları ve kamplardaki ailelerinin sorununun uluslararası boyutu da bulunduğundan, bunun iyi araştırılması gerekirdi. DAIŞ terör örgütü sınırlarımızı geçmiş ve esirlerinin çoğu yabancı ve çok sayıda ülkenin vatandaşlarıdır. DAIŞ çeteleri birçok yerde savaştı ve bu nedenle Özerk Yönetim bu karmaşık olayın etkilerini tek başına ortadan kaldıramaz.

‘ÖZERK YÖNETİM YASALARININ İHLAL EDİLMESİNE İZİN VERMEZ’

Raporda bahsi geçen sistematik işkence ve cinayetlerle ilgili olarak Özerk Yönetim, kendi ilkelerine uyuyor ve yasalarının ihlal edilmesine izin vermiyor. Özerk Yönetim yasa dışı uygulamaları yasaklıyor ve uluslararası yasalara göre hareket ediyor. Eğer işkence ve kötü muamele durumu ortaya çıkmış olsa bile bunlar ferdi eylemlerdir ve Özerk Yönetim kurumları bu durumları araştırmasını yapar. Güvenlik güçlerimizin veya Özerk Yönetim’in diğer kurumlarının gerçekleştirdiği ihlallere dair herhangi bir kanıt varsa, Uluslararası Af Örgütü’nün faillerin sorumlu tutulabilmesi için bilgi ve delil toplamamıza yardımcı olacağını umuyoruz. Şu ana kadar kamplarda ve cezaevlerinde kalan DAIŞ’lilerden bu ihlallere ilişkin herhangi bir şikayet almadık.

‘AF ÖRGÜTÜ QSD TARAFINDAN DENETLENEN CEZAEVLERİNİ ZİYARET ETMEDİ’

Uluslararası Af Örgütü ekibİ, QSD’nin denetimindeki Şedadê’deki Sînî Kampı ve Hesekê’deki Cezaevi’ni ziyaret etmediğini hatırlatmakta fayda var. 

Af Örgütü ekibinin, hazırladığı raporda DAIŞ'in ya da uyuyan hücrelerinin toplantı ve açıklamalarına ilişkin bilgilere dayandığı açık. Uluslararası Af Örgütü ekibi, bilgilerini iki cezaevinin dışındaki kişilerden almış olabilir.

‘CENEVRE SÖZLEŞMESİ VE ÖZERK YÖNETİM YASALARINA GÖRE ÇOCUKLARIN AYRI TUTULMASI’

Çocukların annelerinden ayrılması ve rehabilitasyon merkezlerine nakledilmesi konusu ise, çocukların annelerinden ayırmanın çocukların yararına olduğunu belirtiyoruz. Aynı zamanda bu konu Çocuk Haklarının Korunmasına İlişkin Cenevre Sözleşmesi'nin 9. maddesine aykırı değildir. Ayrıca Özerk Yönetim'in çocuk haklarının korunmasına ilişkin 2022 tarihli 7'nci yasasına da aykırı değil.

Raporda cezaevlerindeki zor duruma değiniliyor. Uluslararası topluma sorumluluklarını yerine getirmesi ve Özerk Yönetim'in kamp ve cezaevlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için destek vermesi yönünde defalarca çağrıda bulunduk. Bu gerekliliklerin yerine getirilmesi için Özerk Yönetim’in sağlayamayacağı büyüklükte paraya ihtiyaç var. Kuzey ve Doğu Suriye’nin güvenlik ve istikrarını zedeleyen işgalci Türk devletinin sürekli saldırıları nedeniyle siyasi ve güvenlik engelleri bulunmaktadır. İnsani yardımın bölgeye ulaştırılmasında bazı sorunlar da yaşanıyor.

‘AF ÖRGÜTÜYLE İŞBİRLİĞİ YAPMAYA HAZIRIZ’

Özerk Yönetim kurulduğu günden bu yana insan haklarına, uluslararası ve insancıl hukuka ilişkin uluslararası yasalara ve standartlara uygun çalışacağını açıkça beyan etmiştir. Özerk Yönetim çoğulculuk ve demokrasi ilkelerine göre kurulmuştur. İnsan haklarına ve hukuk kurallarına her zaman saygılıdır ve buna göre çalışır. Bu nedenle, büyük bir bölgesel ve uluslararası çaba gerektiren tavsiyelerle ilgili olarak Uluslararası Af Örgütü ile işbirliği yapmaya hazırız. Uluslararası toplumun ve ilgili tarafların Özerk Yönetim'e gereken desteği vermesi gerekiyor çünkü yönetimin kamp ve cezaevlerindeki sorunların çözümüne yönelik imkan ve olanakları yeterli değil. Ayrıca Özerk Yönetim'in de bu ağır yükün etkilerini ortadan kaldıracak çalışmalara ve uluslararası toplantılara dahil olması gerekiyor.

‘DAIŞ’IN TEHLİKE OLMAKTAN ÇIKMASI İÇİN ORTAK MEKANİZMALAR OLMALI’

Uluslararası topluma ve Uluslararası Koalisyona yaptığımız katkılar sonucunda DAIŞ'e karşı askeri bir zafer elde ettik. Aynı önemle kamp ve cezaevlerindeki duruma katkıda bulunmaya devam etmeliyiz ancak bu yerel, bölgesel ve uluslararası ortak bir çabayı gerektiriyor. DAIŞ'in bölgesel ve uluslararası bir tehdit haline gelmemesi için ortak mekanizmalar bulmalıyız. DAIŞ çetelerini sorumlu tutacak hukuki ve adli tedbirler devreye girmeden ve mağdurlar için adalet sağlanmadan, DAIŞ'in mirasına son verdiğimizi söyleyemeyiz."

(df)

ANHA