‘Özerk Yönetim modeli ulusal bir gerekliliktir’

Özerk Yönetim'in Suriye için acil bir ulusal ihtiyaç olduğunu belirten Mihemed Beyrem, Özerk Yönetim yapısının fitne ve ayrımcılık girişimlerini engellediğini, kimsenin dışlanmasına izin vermeden genel bir gelişim sağladığını söyledi. 

‘Özerk Yönetim modeli ulusal bir gerekliliktir’
8 Aug, 2025   03:50
HABER MERKEZİ

Suriye’nin Geleceği Partisi Genel Meclis Üyesi Mihemed Beyrem, Suriye’deki savaş ve kaosun çözümüne ilişkin konuştu.

Mihemed Beyrem, Suriye halkının onlarca yılık merkezi ve despotik bir iktidarı sonlandırdığını, ancak nüfusun büyük bir kısmını mezhepsel ve etnik savaşların içine sürükleyen bu iktidarın etkilerinden hala kurtulamadığını belirtti. Beyrem, "Merkeziyetçi bir zihniyet, Suriye geçiş hükümetinin açık desteğiyle kendini yeniden dayatıyor. Bu durum, Suriyelilerin dikkatini Özerk Yönetim modeline çekti; çünkü bu model, krizlerin çözümü ve geleceğe dönük güvenli bir toplum yapısı için temel bir çözüm olarak görülüyor ve Suriye’nin tüm toplumsal çeşitliliğini içinde barındırıyor” dedi.

Özerk Yönetim’in Suriye halkının taleplerini karşıladığını ve onların acılarını yansıttığını vurgulayan Mihemed Beyrem, “Özerk Yönetim modeli, Suriye’nin tüm bölgeleri için bir gerekliliktir; bu model aracılığıyla merkeziyetçi ve tekçi zihniyete son verilebilir. Bu zihniyet Baas rejiminin çöküşünden sonra farklı bir biçimde kendini yeniden dayatmaya çalışıyor. Eski rejimin yıkılmasından sonra bizler demokratik, çoğulcu ve laik bir sistem bekliyorduk; fakat bunun yerine, eski rejimin ya da İslami bir yapıya bürünmüş eski yapının dönüşüyle karşı karşıya kaldık ve bu durum bizde büyük bir hayal kırıklığı yarattı” ifadelerini kullandı.

‘ÖZERK YÖNETİM MODELİ SURİYE İÇİN ACİL ULUSAL BİR GEREKLİLİKTİR’

Beyrem, Kuzey ve Doğu Suriye halklarının yıllar boyunca kendilerini yönetmek amacıyla bir özerk yönetim sistemi kurduklarına işaret ederek, “Bu sistem, halkların ve Suriye’deki tüm bileşenlerin umutlarının gerçekleşmesini sağladı. Bu model, Suriye’nin tamamına zorla kendi tekçi aklını dayatmaya çalışan anlayışa karşı, bu dönemde ulusal düzeyde acil bir ihtiyaç haline gelmiştir” şeklinde konuştu.

“Özerk Yönetim, Suriye toplumundaki farklı mezhep, etnik ve dini grupların haklarını merkezi olmayan, çoğulcu ve demokratik bir çerçevede güvence altına alıyor” diyen Beyrem, Özerk Yönetim’in herkesin haklarını koruduğunu ve aynı zamanda ulusal sorumlulukları tüm kesimlere eşit şekilde dağıttığını dile getirdi.

‘DEMOKRATİK BİR SİSTEM HER TÜRLÜ ÇATIŞMAYI BİTİRİR’

“Suriye’nin geleceğinde tüm bileşenlerin hakları ayrım gözetmeksizin garanti altına alınmalıdır” ifadelerine yer veren Beyrem, özellikle son dönemlerde yaşanan soykırımların, tekçi anlayışın savaşın asıl kaynağı olduğunu kanıtladığını ve Suriye üzerinde tek tip bir zihniyetin dayatılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Beyrem,  bunun yerine, mezhepsel ve etnik çatışmalara son verecek demokratik bir sistemin gerekli olduğunu sözlerine ekledi.

Beyrem, Özerk Yönetim’in, bazı tarafların ya da devletlerin Suriye’nin parçalanması amacıyla yarattığı fitnelere karşı bir kalkan olduğunu vurgulayarak, “Kuzey ve Doğu Suriye halkları, Suriye topraklarının birliği ve bütünlüğünü savunduklarını kanıtladı. Özerk Yönetim’in ayrılıkçı bir proje olduğu yönündeki asılsız iddialar boşa çıkarıldı” değerlendirmesinde bulundu.

Hedeflenen birlikteliğin tüm renklerin ve bileşenlerin özelliklerine saygı göstermesi ve onların yaşamlarını genel ulusal çerçevede güvence altına alması gerektiğini dile getiren Beyrem, “Böylece herkes, ülkenin savunmasında dış müdahalelere karşı birbirine destek olabilir” dedi.

‘BÖLGE HALKI KENDİNİ YÖNETMELİ’

Gelişim ve yeniden inşa konusuna değinen Beyrem, “Suriye geçiş hükümeti kısa süre önce Suudi şirketlerle yatırım anlaşmaları imzaladı, ancak bu projelerin ağırlığı başkent ve bazı merkez ilçelerde yoğunlaşmaktadır. Bu durum, eski rejimin umursamaz siyasetinin tekrarlandığını gösteriyor ve bu yüzden adaletin sağlanması için özerk yönetime ihtiyaç vardır” şeklinde konuştu.

Beyrem, konuşmasının devamında, Suriye’nin yeniden inşasının bölgedeki tüm halkların katılımını gerektirdiğini kaydederek, “Bölge halkları kendini yönetmeli, kendi kaynaklarını denetlemeli ve bir bölgenin diğerinin hesabı üzerinden öne çıkarılması kabul edilmemelidir” ifadelerine yer verdi.

Mihemed Beyrem, konuşmasının sonunda şunları ifade etti: “Özerk Yönetim, özellikle bizi ayrılıkçılıkla ve parçalanmayla suçlayanlara karşı kanıtladı ki biz Suriyeli yurtseverleriz. Halkın ve Suriye topraklarının birliğini istiyoruz. Tüm bileşenler ve kesimlerle birlikte yaşamayı arzuluyoruz.”

(xg/rr)