‘Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü olmadan barıştan bahsedemeyiz’

Dirbêsiyê kentindeki aydınlar, Türk devletinin çözüm istemediğini, bu yüzden Önder Apo’nun çağrısına ciddi yaklaşmadığını belirterek, “Önder Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü gerçekleşmeden barış sürecinden söz etmek mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundular.

‘Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü olmadan barıştan bahsedemeyiz’
18 Apr, 2025   02:40
HESEKÊ
CAN ILÊWÎ

Önder Abdullah Öcalan, 27 Şubat'ta Bakûrê Kurdistan ile Türkiye'deki sorunların çözümü için ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ yaptı. Ancak Türk devleti bu tarihi çağrıya yönelik ciddi bir karşı vermediği gibi Medya Savunma Alanları'na yönelik saldırılarını da aralıksız sürdürüyor. 

Konuya ilişki değerlendirmelerde bulunan Dirbêsiyêli aydınlar, Türk devletinin çözümden yana olmadığını, bu nedenle çağrıya ciddi karşılık vermediğini belirtti.

4

Dirbêsiye Aydınlar Birliği üyesi Ekrem Derwêş, işgalci Türk devletinin tutumunun henüz netlik kazanmadığını belirterek, “PKK’nin de işaret ettiği gibi, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü gerçekleşmeden barış sürecinde bir ilerleme sağlanamaz. Çünkü bu süreci sadece Önder Abdullah Öcalan yürütebilir ki O da hala zindanda rehin tutuluyor. Bu temelde gerçek bir barış sürecinden söz etmek mümkün değildir" dedi.

Kürt sorununun çözülmesini isteyen tarafların olduğunu ancak savaştan çıkar sağlayan kesimlerin çözüm istemediğini vurgulayan Derwêş, “Türk devletinin Bakûrê Kürdistan’daki Kürt halkına yönelik ihlalleri devam ediyor. Kürt halkına yönelik tutuklamalar, kültürel ve siyasal baskılar sürüyor. Bu da barış zeminine oldukça uzak olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Aydınlar Birliği Üyesi Siûd Meîş de Önder Apo’nun tarihi çağrısının, Türkiye ve bölgede istikrarı güçlendirmek için bir fırsat olduğunu ancak Türk devletinin, bu sürecin başarıya ulaşmasına yönelik ciddi bir adım atmadığını kaydederek, “Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırıların devam etmesi ve Türk siyasetinde herhangi bir iç değişimin olmaması, barışı sağlama niyetlerinin olmadığını bir kez daha teyit ediyor. İşgalci Türk devleti baskıcı ve tehditkar politikalarından vazgeçmeli, gelinen aşamanın gereklerine göre demokrasinin önünü açmalıdır. Aksi takdirde Türkiye daha derin ekonomik ve siyasi krizlere sürüklenecektir” yorumunda bulundu.

Aydınlar Türk devletinin önünde sadece iki seçenek olduğuna dikkat çekiyor: Türk devleti ya Önder Abdullah Öcalan'ın özgür yaşar ve çalışır koşullar sağlayarak doğrudan diyalog ile barışı seçecek ya da kendisine daha fazla savaş ve bölünmeden başka bir şey getirmeyen baskıcı politikalara devam etmeyi seçecek.

(mab/cj)

ANHA