O günü unutmuyorlar: Yaralarımız hala kanıyor

Kobanê Katliamı’nda yakınlarını kaybeden aileler, her yıl dönümlerde yaralarının tekrar kanadığını belirterek, yaşananları asla unutmayacaklarını söyledi.

O günü unutmuyorlar: Yaralarımız hala kanıyor
O günü unutmuyorlar: Yaralarımız hala kanıyor
O günü unutmuyorlar: Yaralarımız hala kanıyor
O günü unutmuyorlar: Yaralarımız hala kanıyor
O günü unutmuyorlar: Yaralarımız hala kanıyor
O günü unutmuyorlar: Yaralarımız hala kanıyor
25 Jun 2024   03:50
KOBANÊ
SARIYA ŞÊXO

Kobanê’de 25 Haziran 2015'in şafağında, kentin binlerce sakini gibi onlar da hâlâ uykudaydı. Ramazan ayının 9’uncu günüydü, akşam biraz uyumak istediler. Ancak insanlıktan nasibini almayan vahşiler, evlere saldırdı. 

İşgalci Türk devletinin desteklediği DAIŞ çeteleri, 26 Ocak 2015’te Kobanê’de yenilgiye uğratılmasından sonra bu kez kirli yöntemle saldırdı. YPG üniforması giyen çeteler, 25 Haziran 2015’te önce Berxbotan köyünde, ardından da Kobanê'nin merkezinde katliam gerçekleştirdi. Saldırılarda aralarından kadın, çocuk, yaşlı ve gençlerin bulunduğu 253 kişi katledildi, yüzlerce kişi ise yaralandı.

Katliamda Mehmud Îbrahîm ve Neîme Adil'in aileleri, katliamda 7 yakınını kaybetti. Katliamın 9’uncu yıl dönümünde aileler aynı acıları yaşıyor.

'HİÇBİR ŞEY YAPAMADIM'

Katliamda oğlunu, iki erkek kardeşini, iki erkek kardeşinin eşlerini, ana karnındaki çocuğunu ve kayın pederini kaybeden Mehmud Îbrahîm, o gün yaşananları anlatırken, aynı şeyleri yaşadığını söyledi.

Til-Xezal köyünden olan Mehmud Îbrahîm, Kobanê'nin Gumrigê Mahallesi’ne yerleşmişti. 25 Haziran günü silah sesleriyle uyandıklarını anlatan Mehmud Îbrahîm şunları söyledi: "Kayın pederim bize misafirliğe gelmişti. Sabah namazına kalktı. Birkaç dakika sonra büyük bir patlama yaşandı. Sınır kapısında yerde cenazeler gördük. Çetelerin kentte girdiğini öğrendik ve hemen harekete geçtik, cenazeleri hastaneye sevk ettik.  Eve dönmeye çalışırken, kardeşim ve 5 çocuğunun da dönmesini istedim. Ancak kardeşim bana ‘Siz eve gidin ve çocuklara dikkat edin’ dedi. Konuşmalarımız sürerken, kurşunlar 50 metre uzaktaki kardeşime isabet etti. Yere düşüp beni çağırdı ama gidemiyordum. Bana ‘Yanıyorum’ dedi. Kardeşimin eşi oğluna süt hazırlıyordu, başını kaldırdığında kocasının yerde olduğunu gördü, sütü attı ve kardeşime doğru koştu. Başını kaldırdı ama o da vuruldu ve yere düştü. Yaralı olarak onları komşunun evine götürdük, ancak ikisi de şehit düştü” dedi.

‘ÇETELER EVLERE GİRDİ’

O anları anlatmakta zorlanan ve her kelimesinde o gün yaşadığı acıları bir daha hisseden Mehmud Îbrahîm, “Oğlum koşarak yanıma geldi, "Baba, evimize çeteler girmiş" dedi. Evin içinden silah sesleri geliyordu. Bunun üzerine eve gittim ve kapıyı çaldım. Eşim kapıyı açtı ve içeri girdim. Ne yapacağımı bilemedim, her yer yıkılmıştı. Eşimin babasının göğsü kurşunlarla delik deşik edilmişti. O bizim misafirimizdi. Kardeşimin karısı hamileydi, alnından vuruldu. Onu ve çocuğunu öldürdüler. Başını elime koyduğumda beyni döküldü. Sonra oğlumu sordum, eşim odada uyuduğunu söyledi. Ancak odaya gidip yorganı kaldırdığımda kafasının bir tarafının koptuğunu gördüm. Çılgına döndüm. Sağır dilsiz oldum. Kardeşim de yerdeydi. Kurtaramadım. Ortalarına oturdum ve kurtarılmayı bekledim. O gün karanlık bir gündü ve hala bizim için öyledir. Her yıldönümünde yaralarımız yeniden kanıyor" diye belirtti. 

NEÎME ADIL: MÜCADELEYİ GÜÇLÜ TUTACAĞIZ

Katliamın görgü tanıklarından biri olan Neîme Adil, kaybettiği oğlu Ebdulqadir'in acısını hala yüreğinde hissediyor. Katliamın her anını an be an hatırladığını dile getiren Neîme Adil şunları söyledi: “Çeteler saat 05:08'de saldırmaya başladı. Tekbir seslerini duyabiliyordum. Büyük bir patlama sesiyle gözlerimizi açtık. Ebdulqadir’i ayağa kalkması için aradım ama bana 'DAIŞ buraya nasıl gelecek?' dedi. Ardından sınır kapısında büyük bir patlama oldu. Ebdulqadir patlama sesine doğru gitti, seslendim ama sesimi duymadı. Onu sınır kapısına kadar takip ettim. Kadınların sesini duyduk; yerde çocuklar, kadınlar ve yaşlıların cenazeleri vardı. Silah sesleri durmadı. Mahalleden ayrılarak Kobanê'nin batısına gittik. Evde yalnızca Ebdulqadir kaldı. Kadınların ve annelerin çığlıkları yükseliyordu. Türk askerleri de sınırdan bize ateş ediyordu.”

Oğlu Ebdulqadir'in çetelerle yapılan savaşta şehit düştüğünü belirten Neîme Adil, "Bana Ebdulqadir'in nerede olduğunu sorduklarında arkadaşlarının yanında olduğunu söyledim. Saldırılara karşı sonuna kadar direndi, kendisine 4 el ateş edildi. Oğlum onuruyla şehit düştü. Hiçbir korku yoktu yüreğinde. O katliam gününü her konuştuğumuzda yüreğimiz yanıyor. Bunu asla kabul etmeyeceğiz, kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz. Şehitlerin yolundan asla ayrılmayacağız ve mücadelemizi sonuna kadar güçlendireceğiz" dedi.

(ma)

ANHA