Nuredîn Sofî’nin arkadaşları: Tarihte bir daha görülmeyecek bir komutan

Sipan Hemo ve Newroz Ehmed, "Komutan Nuredin Sofi, tarihte bir daha asla görülmeyecek komutanlardan biridir" diyerek, Nuredin Sofi’nin zaman ve mekan sınırlarını aşarak unutulmaz bir etki bıraktığını söyledi.

Nuredîn Sofî’nin arkadaşları: Tarihte bir daha görülmeyecek bir komutan
15 Aug, 2025   03:40
HABER MERKEZİ

Halk Savunma Güçleri (HPG), 11 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Komutan Nuredin Sofi’nin 6 Nisan 2021’de Kürdistan dağlarında, HPG karargâhını ziyaret ettiği sırada işgalci Türk ordusunun gerçekleştirdiği hava saldırısında şehit düştüğünü duyurdu.

Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Genel Komutanlığı üyesi Sipan Hemo ve Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanlığı üyesi Newroz Ehmed, Komutan Sofi’nin kişiliği ve mücadelesine ilişkin YPG Basın Merkezi’ne konuştu.

 ‘EŞSİZ BİR KOMUTANDI’

“Sofi yoldaşı 35 yıldır tanıyordum” diyen Sipan Hemo, ilk olarak Suriye’deki Kürt siyasi hareketi sırasında tanıştıklarını, ardından birlikte Kürdistan dağlarında uzun bir mücadele yolculuğuna çıktıklarını söyledi:

“En karanlık koşullarda bile Sofi, sabrı ve sonsuz inancıyla yol gösteren bir komutandı. Bilgeliği ve cesareti birleştiren, akıllarda ve kalplerde iz bırakan nadir bir kişilikti. Onu tek bir kelimeyle tarif etmek mümkün değil. Davaya derin inancı ve zafere olan mutlak sadakatiyle devrimci mücadelenin temelini temsil ediyordu.”

Komutan Nureddin Sofi’nin en zor şartlarda bile direnen, bilgeliği, sadakati ve cesaretiyle örnek bir kişilik olduğunu vurgulayan Hemo, “Komutan olmasına rağmen bize otoriteyle değil, sevgi ve sorumlulukla yaklaştı. Dostlarını ve halkı etrafında topladı, tereddütsüz yardım etti, Nazik, güzel ve tatlı diliyle insanların yüreklerine umut ekti. Onunla tanışan herkes, onu yıllardır tanıyormuş gibi hissederdi. Çocuklara bile dostça yaklaşırdı” dedi.  “Yoldaş Sofi, her zaman zafer için çabalayan, en zorlu savaşlarda önderlik eden, zorlukları zafer fırsatlarına dönüştüren yenilmez bir komutandı. Çeşitli cephelerde birçok savaşta yer aldı. Askeri güçlere komuta etme konusundaki üstün yeteneğini ve doğru planlar yapma yeteneğini gösterdi. Rojava devriminde eşsiz ve önemli bir rol oynadı. Şehit Xebat ve Şehit Rûstem gibi ölümsüz şahsiyetlerle birlikte bu devrimin temellerini atan ilk kişilerden biriydi. Sadece katılmakla kalmadı; tarih yazdı, Suriye'deki mücadelenin yeni bir aşamasının temellerini attı” diye konuştu.

Sofi’nin varlığının sembolik bir varlık olmadığını kaydeden Sipan Hemo, “2013 yılından bu yana, Sofi yoldaş Rojava'nın önde gelen öncülerinden biri oldu ve tüm askeri ve savunma güçlerinde eşsiz bir iz bıraktı. Varlığı sadece sembolik değildi. Kürt halkı ve tüm bölge halkları için tarihi kazanımlara yol açacak bir stratejinin inşasında temel taşlardan biri olmuştur” dedi.

Şehit Sofi’den birçok şey öğrendiklerini söyleyen Sipan Hemo, “Yoldaş Sofi'den özgür bir insanı ve gerçek bir devrimci bilinci nasıl inşa edeceğimizi öğrendik. O bize sadece silah taşımayı öğretmekle kalmadı, aynı zamanda aklımızı nasıl kullanacağımızı ve değerlerini bilinç ve sorumlulukla savunan bir insanı nasıl inşa edeceğimizi de öğretti” ifadelerini kullandı.

“Yoldaş Sofi, kuantum teorisini ve çelişkilerini katı bir teori olarak değil, bir yaşam felsefesi olarak biliyordu. Yoldaş Sofi, kuantum teorisini kuru bilgi uğruna incelemedi, çelişkilerini derinlemesine inceledi, analiz etti ve önemli sonuçlar çıkardı. Ardından onu devrimin, halkın ve Önderliğin hizmetine sundu” diyen Sipan Hemo, “Rojava devriminde yolculuğumuza birlikte başladık. Yoldaş Sofi başlangıçta toplum saflarında mücadele etmeyi kendine görev edindi. Devrim ilerledikçe ve askeri mücadeleye girişme kararı alındıktan sonra, en zor koşullarla ve en karmaşık anlarla karşılaştığımız komuta merkezine birlikte gittik. Kapılar kapandığında ve yollar kesildiğinde, hep bir çözüm penceresi açan Sofi oldu” diye konuştu.

“Yoldaş Sofi hakkında konuşmak benim için çok zor. Uzun zaman birlikteydik ve devrimci yolculuklarımız iç içe geçmişti. O bir arkadaştan daha fazlasıydı” ifadelerine yer veren Sipan Hemo, “Yoldaş Sofi sıradan bir insan değil, fikirleri, sanatı ve askeri deneyimi bir araya getiren sıra dışı bir komutandı. Askeri güçlerin saflarından DAIŞ’e karşı stratejik operasyonlara liderlik etmeye kadar her zaman ön saflardaydı. Önder Abdullah Öcalan'ı derinlemesine inceleyen ve fikirlerini halkın hizmetine sunan bir şair, sanatçı ve toplum mühendisiydi. Onu özlüyorum ve sonsuza dek kalbimde taşıyacağım” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

NEWROZ EHMED'İN DEĞERLENDİRMELERİ

Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanlığı üyesi Newroz Ehmed, “Yoldaş Sofi ile Rojava devriminin başlarında tanıştım. O dönemde, askeri güçlerin inşası sırasında, bölge halkına yönelik sürekli saldırıların ortasında bölgenin komutanıydı. Önder Abdullah Öcalan'ın ideolojisiyle kendini donatmıştı. Varlığı gerçek bir güçtü. Tüm zorluklara rağmen deneyimini halkının hizmetine sundu” dedi.

“Devrimi ilerletmek için herkesin fikrini dinleyip dikkate alarak tüm çalışmalara büyük bir sorumlulukla yaklaştı. Herkesin moralini yükseltti ve onlara güven aşıladı. Evet, askeri bir mücadele içindeydik ama o, savaşçılardan uzak bir komutan değildi. Özellikle Serêkaniyê'ye yapılan saldırılar sırasında onları ziyaret etti ve onlara moral verdi” diyen Newroz Ehmed, “Devrimin başlarında Cizîrê kantonunda birçok bölgeye saldırılar vardı. O dönemin zorluklarına rağmen Sofî, savaşçılar ve halk arasında güzel bir ruh yarattı ve moral geliştirdi, herkesi doğrudan etkiledi. O savaşlar sırasında, birçok gücün bize saldırdığı gerçeğine rağmen, savaşı herkesle tartıştı ve bu saldırılara karşı uygun taktikler geliştirmeye çalıştı. Sonraki harekâtlarda onların arasında yerini aldı ve Suriye Demokratik Güçleri'nin kurulmasıyla askeri güçlerin sistemi ve yönetimi üzerinde önemli bir etkisi oldu” şeklinde konuştu.

“Bölgenin tüm bileşenleriyle; Araplar, Süryaniler ve Ermenilerle temas halindeydi. Halkla ve savaşçılarla toplantılar düzenliyor, savaşçıları giyim kuşamlarından disiplinlerine ve günlük ihtiyaçlarına kadar dikkatle yönlendiriyordu. Mücadelenin her detayında yakın, hazır ve etkili bir komutandı, herkesi önemsiyordu” ifadelerini kullanan Newroz Ehmed, “Sofi yoldaş, düzenlediği her tartışmaya veya toplantıya her zaman yeni bir şeyler katıyordu. Neşeli bir ruhu ve çekici bir kişiliği vardı, bu yüzden herkes tartışmalarına ve toplantılarına katılmak istiyordu. Varlığı alışılmadıktı; canlıydı, etrafındakilerde katılım arzusunu teşvik ediyordu” diye ekledi.

Şehit Sofi’nin kadın mücadelesine bakışına dikkat çeken Newroz Ehmed, “Sofi yoldaş, kadınların özgürlüğü konusunda net ve derin bir vizyona sahipti ve mücadelelerinin genel kurtuluş mücadelesinin bir parçası olduğuna inanıyordu. Her zaman ‘Kadın yoldaşlar çalışmalarına devam ediyor ve ben onlara engel olmak istemiyorum’ derdi. Bunlar sadece söz değildi; özellikle Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) saflarında kadın mücadelesine verdiği sürekli destek ve yapıcı önerilerde açıkça görülen kararlı bir duruştu. Bu konuda derinlemesine araştırmalar yürüterek daha geniş bir anlayış ve daha güçlü bir destek aradı. Özellikle QSD yönetimi içinde ortak çalışma düzeyinde Sofi, kolektif çalışmayı üretken bir deneyim haline getiren rahat bir ortam yarattı. Bizi araştırma ve geliştirmeye yönlendirdi ve yoldaşlık ilkelerine bir slogan olarak değil, yoldaşlar arasındaki ilişkinin temelini yansıtan günlük bir pratik olarak bağlı kaldı” dedi.

“Sofi gerçek bir komutandı” diyen Newroz Ehmed, “Zorlukları tanımayan, ancak onlarla sarsılmaz bir kararlılıkla yüzleşen halk lideriydi. En zor zamanlarda, özellikle Efrin, Serêkaniyê ve Girê Spî bölgelerine yönelik şiddetli saldırılar sırasında, düşünceleri ve araştırmalarıyla yer aldı. Bu acılardan uzak durmadı ve saldırılarda şehit düşen sivillerin acılarını görmezden gelmedi” ifadelerine yer verdi.

Newroz Ehmed sözlerini şöyle tamamladı: “Liderlik sorumlulukları konusunda çok hassastı, çünkü verdiğimiz cevapların halkımız için her zaman yeterli olmadığını biliyordu. Bu nedenle, arayışını asla bırakmadı, aksine bu aksiliklerin üstesinden gelip onları yeni zaferlere dönüştürmeye çalıştı. Eylemsizlikle yetinmedi, her zorlukta bir ilerleme fırsatı, her acıda bir umut tohumu gördü.

Şehitliği bize büyük bir sorumluluk yükledi ve onun izinden gidip, ruhuna ve yoluna sadık kalarak çalışmalarına devam edeceğiz.”

(rr)

ANHA