Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso

Tişrîn Barajı direnişi şehitlerinden Mihemed Qasim Hiso, hem sanatı hem de üstlendiği görevlerle halkın gönlünde yer edindi.

Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
Mücadeleyle dolu bir yaşam: Mihemed Hiso
24 Feb, 2025   05:20
KOBANÊ
SARIYA ŞÊXO

İç Güvenlik Güçleri üyesi Mihemed Qasim Hiso, 40 gün önce, yani 16 Ocak’ta, işgalci Türk devleti ve çetelerine karşı Tişrîn Barajı’ndaki direnişte şehadete ulaştı. 

Tüm dünyanın ‘direniş kalesi’ olarak tanıdığı Kobanê, Kürtlük değerleri ve kültürünü korudu, halkının özgürlüğü için canlarını feda eden çok sayıda kahraman yarattı. O kahramanlardan biri de Tişrîn Barajı’ndaki tarihi direnişte şehit olan Mihemed Qasim Hiso.

Mihemed Hiso, 1970’te dünyaya gözlerini açar. 6 kız 6 erkek kardeşli yurtsever bir ailede büyür. Kendisi de 2 kız 3 erkek çocuk babasıdır. Ülke ve özgürlük sevgisi daha çocuk yaşlardayken yüreğinde yeşerir. Ailesinin yaşadığı ekonomik zorluklar nedeniyle de 7’nci sınıfta okulu bırakır ve ailesine destek için çiftçilikle uğraşmaya başlar.

Sakin, sessiz, alçakgönüllülüğüyle tanınır. Candan bir kişiliğe sahiptir. Kendisine verilen tüm görev ve sorumlulukları hiç tereddüt etmeden yerine getirir. Diğer yandan şarkı söyler, sanat eder. Daha çocuk yaşlardayken Kürdistan Özgürlük Hareketi’yle tanışır ve etkilenir. Sanat sevgisi onu 1988’de Koma Botan müzik grubuna katılmaya teşvik eder. Koma Botan 1983’te ilk olarak 7 kişi ile kurulmuştu. Mihemed de grubun kurucularından Şehit Halim ve Şehit Akif’in anısına bağlılık gereği mücadelesini devrimci sanat ile sürdürür. Baas rejiminin Kürt halkına yönelik tüm baskılarına rağmen Mihemed, her yıl Newroz’da sahneye çıkar, kendine ait “Ey welatê dîl û bindest” ve “Gula min yek bû kirin çar parçe” şarkılarıyla etkinliklere coşku getirirdi.

19 Temmuz 2012 Rojava Devrimi’nin ilk kıvılcımlarının atıldığı dönemde Mihemed de ülkesine ve halkına bağlılığın gereği devrim görevlerini üstlenir ve savunma alanında yer alarak 2013’te İç Güvenlik Güçleri saflarına katılır. Güvenliği sağlama vazifesinin yanında sanat çalışmalarını da sürdürür. DAIŞ çetelerinin Kobanê’ye saldırdığı 2014/2015 döneminde ise çeteler hezimete uğrayana ve Kobanê özgürleştirilene dek ön cephede görev alır.

İşgalci Türk devleti ve çetelerinin Aralık 2024’te Tişrîn Barajı ve Qereqozaq Köprüsü’ne saldırılarını yoğunlaştırmasıyla birlikte Kuzey ve Doğu Suriye halkları, ortak mülkleri olan barajı korumak için seferber olur. QSD ve YPJ savaşçıları eylemleriyle işgalcilerin barajı işgal etmesini engellerken halk da gruplar halinde barajda nöbet tutar.

Mihemed Hiso da bir İç Güvenlik Güçleri üyesi gibi değil, bir savaşçı gibi son ana dek QSD ve YPJ savaşçılarının yanında, Tişrîn Barajı’nı savunma görevini yürütür ve bu görevini şehadete kadar yerine getirir.

‘HALKININ SADIK BİR NEFERİYDİ’

Mihemed Hiso’nun mücadele arkadaşlarından biri olan Fırat Kantonu İç Güvenlik Güçleri Genel İlişkiler Bürosu yöneticisi Mihemed Elî, şehit arkadaşına ilişkin şunları söylüyor: “Şehitler için konuşmak kolay değil. Bizim yapabileceğimiz tek şey onların mirasına sahip çıkmaktır. Şehit Mihemed ile yaklaşık 4 yıl beraberdik. Alçakgönüllü bir kişiliğe sahipti. Yurtsever bir ailede büyümüştü. Bir de sanatçıydı, öyle bir sanatçıydı ki o duru sesiyle söylediği devrimci şarkılar, herkesin gönlünde bir coşku yaratırdı.”

Mihemed Elî, Şehit Mihemed’in Tişrîn Barajı’ndaki direnişi ve şehadetine ilişkin ise şunları söylüyor: “Kararlı bir şekilde Tişrîn Barajı’na gitti. O’nun için öncelik arkadaşlarını korumaktı. Uçaklar barajı bombaladığında Heval Mihemed’i aradık fakat göremedik. Sonra bir ses, ‘Heval Mihemed yaralandı’ diye bağırdı.

Tişrîn Barajı’na yoğun saldırılar oluyordu. Halkımız elektriğini, suyunu korumak için baraja gitti. Halkımızın orada olmasına rağmen düşman halen alçak saldırılarını sürdürüyor. Dört arkadaştık. Bize son sözü, ‘Siz şehit babasısınız. Siz değil ben gitmeliyim’ olmuştu. Yine de beraber gittik ve son vedamızı orada ettik. Şehitlerimizin ardılları olacağız.”

1989’da Şehit Mihemed ile birlikte Koma Botan’a katıldıklarını belirten Koma Botan müzik grubu üyesi Henîf Osman ise, arkadaşını şu sözlerle andı: “Şehit Mihemed’i, O’nun dürüst yoldaşlığını anlatacak bir cümle bulunmaz. Kendisi gerçekten de yurtseverliği, ülkesine olan bağlılığıyla tanınırdı. Şarkı söylemeyi çok severdi. Kimseyi kırmazdı. Çok güzel ve temiz bir arkadaşlığı vardı. Bazen rejimin (Baas) baskıları nedeniyle provalarımızı yapamazdık. Öyle durumlarda Şehit Mihemed bizi evine götürür, eğitimlere provalara orada devam ederdik. Evinin kapısı herkese açıktı.

‘HEM SANAT İCRA EDERDİ HEM DE GÜVENLİK GÖREVİNİ’

19 Temmuz Devrimi’yle birlikte Şehit Mihemed İç Güvenlik Güçlerine katıldı. Kendisinden istenen tüm görevleri, ikircik yaşamadan yerine getirdi. Hem güvenlik görevini yapardı hem de sanatını icra ederdi.

Fedakar bir karaktere sahipti. Yurdunu korumak için Tişrîn Barajı’na gitti. İşgalci Türk devleti, ülkesine bağlı olan böyle yurtseverlere hep düşman oldu. Bu yüzden Heval Mihemed, hava saldırısında şehit oldu. Şehit Mihemed’in ve tüm özgülük şehitlerimizin izinde olacağız.”

‘BABAM ŞEHİT AKİF VE ŞEHİT HALİM’İN YOLUNDAN GİTTİ’

Kobanê Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Şehit Mihemed’in büyük oğlu Aras Hiso, babasının aile içinde de toplumda da rahat, sessiz ve sakin yapısıyla tanındığını, çevresinden büyük saygı gördüğünü belirtiyor. 

Babasıyla olan ilişkisinin normal bir baba-oğul ilişkisinden çok arkadaşlık ilişkisi olduğunu kaydeden Aras, babasını şöyle anlatıyor: “Konuşmadan, birbirimize bakarak ne demek istediğimizi anlardık. Babam şehit olmadan bir yıl önce evin bütün yükünü kendi omuzlamıştı. Şehadetinden bir gün önce her şeyi bana teslim edermiş gibi gelip, ‘Oğlum, kendine ve ailemize iyi bak’ demişti. Babamın şehit olacağını hissettim ve çok ağlamıştım.

Babamın şehadet haberini ilk aldığımda inanmamıştım. Aileme, o bir yere gitti, gelecek diyordum. Kendime, daha ne zamana kadar bu hayalle yaşayacağımı sordum. Bekliyorum ama hâlâ gelmedi. Bir edebiyat öğretmeni olarak babamın mücadele ve sanat yaşamını yazıya dökmek istiyordum. Bunu yapmak isterken şehit oldu. İçimde ukde olarak kaldı.

Babam Şehit Akif ve Şehit Halim’in yolundan gitti. O her zaman mücadelenin içindeydi. Bize hep ‘Özgürlük yakın. Direniş her zaman sürecek. Kürt halkı istediğini alacak, kazanacak’ derdi. Doğru, zafere az kaldı. İçimde kalan şey ise O’nun ve tüm özgürlük şehitlerinin özgürlük gününü görememesi. Keşke görebilselerdi.”

(cj)

ANHA