Mihemed Îsa: Mezhepçi söylem Suriyeliler üzerinde egemen olmuş

Yazar ve siyasi yorumcu Mihemed Îsa, Suriye’de mezhepçi söylemin egemen olmasının nedeninin tekçi söylem ve bölgesel çıkarlara hizmet eden genel bir ulusal politikanın olmamasından kaynaklandığını belirtti.

Mihemed Îsa: Mezhepçi söylem Suriyeliler üzerinde egemen olmuş
8 May, 2025   05:11
HABER MERKEZİ
YEHYA EL HEBÎB

Suriye halkının yaşamına öfke ve mezhepçi söylem egemen olmuş durumda. Bunun sonuçlarından biri de Suriye’nin kıyı kentlerinde Alevilere yönelik gerçekleştirilen katliamlardır. Daha sonra bu durum Suriye’nin Şam kırsalı ve Süveyde kentleri başta olmak üzere birçok kentine yayıldı. Bunun nedeni ise Suriye’de genel bir ulusal politikanın olmaması ve Suriye iktidarının tekçi zihniyetinden kaynaklanan söylemlerde bulunmasıdır.  

Bu konuyla ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulunan yazar ve siyasi yorumcu Mihemed Îsa, “Elbette, Esad rejiminin beş ay önce yıkılmasının ve yerine El Şerî’nin başında olduğu tekfirci Şam iktidarının gelmesinin başından bu yana, Suriye halkını oluşturan bileşenler arasındaki mezhepçi söylem yaşamlarını kuşatmış durumdadır” dedi.

Bu mezhepçi söylemin en üst aşamaya ulaştığını belirten îsa şöyle devam etti: “Bu mezhepçi söylem Hamzat, Emşat ve Sultan Murad gibi isimler taşıyan bazı tekfirci cihatçı grupların eylemleri sonucunda ortaya çıktı. Bu gruplar, dış güçlerin çıkarları doğrultusunda yönetiliyorlar. Türk devletine bağlılar ve desteklerini onlardan alıyorlar. Bu gruplar, Suriye’nin kıyı kentlerinde Alevilere karşı büyük çaplı katliamlar yapmaya teşvik edildi. Bu gruplar, Alevileri katlettiler, zorla yerlerinden ettiler, evlerini yaktılar ve insanları kaçırdılar. Bu seferberlik ve mezhepçi öfke, bütün dini gruplara karşı gelişti.”

‘TEKÇİ SÖYLEM VE DIŞ GÜÇLERİN ÇIKARLARI’

Îsa, yaşananların birinci nedeninin El Şeri’nin başında olduğu Şam iktidarının başından itibaren benimsediği tekçi İslami söylemin iktidarda kendisini tek mezhep olarak göstermesi, Suriye devleti ve Suriye halkı için ulusal bir vizyondan yoksun olması olduğunu söyledi.

Îsa’ya göre ikinci neden ise, Türk ve Katar devletlerinin yayılma ve emperyal projelerini gerçekleştirmek için etnik ve dini soykırımlar yapma ve demografik yapının değiştirilmesi yönündeki bölgesel çıkar ve projelerinin varlığıdır.

Son olarak Mihemed Îsa, “Eğer Suriye halkı devletini ve diğer bütün dini ve etnik bileşenlerin oluşturduğu mozaiğini korumak ve rönesansını gerçekleştirmek istiyorsa, hiçbir bileşenin dışlanmadığı tüm Suriye halkının katılacağı ulusal bir konferansın düzenlenmesinden başka bir yol yoktur. Konferansta, laik, demokratik, ademi merkeziyetçi bir sivil topluma dayalı yeni Suriye devletinin anayasası konusunda bir anlaşmaya varılması gerekiyor. Bu da güçler ayrılığının olduğu iktidarın yaşamın her alanında kadın ve erkek arasındaki cinsiyet eşitliğine dayandığı bir yurttaşlık, adalet ve hukuk devletidir” diye konuştu.

(df)

ANHA