Mele Newaf: Türk devleti hâlâ şovenist zihniyetinden vazgeçmemiştir

Önder Abdullah Öcalan'ın tarihi çağrısının ardından Türk devletinin hâlâ şovenist zihniyette ısrar ettiğine dikkat çeken Beşîr Mele Newaf,   şayet barış sürecinde, samimilerse, Önder Abdullah Öcalan’ın zindandan çıkarılması gerektiğini vurgulayarak Türk devletinin tutumunda değişikliğe gitmemesi durumunda, büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacağını kaydetti.

Mele Newaf: Türk devleti hâlâ şovenist zihniyetinden vazgeçmemiştir
29 Mar, 2025   03:20
QAMIŞLO

Mele Beşîr Newaf,  Önder Abdullah Öcalan'ın tarihi ‘Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı ile Türk devletinin bu çağrı sonrası yaklaşımlarına ilişkin, ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.

Önder Abdullah Öcalan'ın mesajının hem bileşenlerin hem de Türklerin yararına olduğuna işaret eden Mele Beşîr Newaf, “Bu süreci başlatan Bahçeli gibileri de 'yıllardır Kürt halkını bastıramadık, ortadan kaldıramadık' bari, 'Önder Abdullah Öcalan mecliste konuşsun, silah bıraktıklarını ilan etsin' anlayışıyla bir değişim umuyordu. Çünkü Türk devleti hâlâ şovenist zihniyette ısrar ediyor kendini çok güçlü görüyor ve ‘tek millet’ anlayışına takılı kalıyor" dedi.

Türk devletinin süreçle ilgili tutarsız tutumuna da değinen Beşîr Mele Newaf, “Türk devleti, Önder Abdullah Öcalan’ı muhatap aldığına göre PKK’ye de nasıl yaklaşacağını bilmelidir. Yasal zeminde bunun gereklerini Türk devleti yerine getirmemiştir. Şayet barışta ciddilerse Önder Abdullah Öcalan’ı zindanda tutmamaları gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Türk devletinin hala, ‘demokratik adımları atması durumunda’, PKK’nin bir partiden, toplumsal tabanından ve onun bayrağını taşıyan insanların çokluğundan dolayı daha da büyüyeceği endişesini taşıdığını vurgulayan Mele Beşîr Nawaf,  Türkiye toplumun kendilerini sürece hazırlamaları ve bu temelde de hitap dilini değiştirmesi gerektiğini hatırlatarak, "Onların hayalleri PKK'yi marjinalleştirmek ve hareket edemez duruma getirmektir" diye konuştu.

Kürdistan Özgürlük Hareketi öncesinde onlarca Serhildanın yaşandığını, 2-3 yıl sonra da bu Serhildanların bastırıldığını vurgulayan Beşîr Mele Newaf, “Değişim gücü olarak bilinen PKK, 1978 sürecinden bu yıllara mevcut duruma göre kendini hazırlamış, değişmiş ve kendisini dönüşmüştür. Bu güç, rastgele değil, Önderliğin bugüne kadar tarihin derinliğindeki analiz gücünün bir sonucu olarak, politik ve sosyal durumun nereye gideceği ile mümkün olmuştur" şeklinde konuştu.

Beşîr Mele Newaf, Önder Abdullah Öcalan'ın kapitalist modernitenin 100 yıllık süreçte ortaya çıkardığı ulusal devlet anlayışının, artık bölgede kabul görülmediğini belirttiğine işaret ederek, şöyle devam etti: "Ulus devletlerin çöküşü Saddam Hüseyin ile başladı ve Arap baharı da bana göre, bunu bir devamıdır. Dar ulusal fikirler üzerine kurulan devletlerin, Libya'nın, Mısır'ın ve şimdi de Suriye'nin değişimi de bu kapsamdadır. Mevcut durumda da kendi süreçlerinin ve yeni haritalarının önünde engel olan 2 devlete yönelinmiştir. Bu devletler de İran ve Türkiye'dir. Tutumlarını değiştirmemeleri durumunda, büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacaklar ve Irak'ta, Suriye'de yaşananların aynısı onların da başına gelecek."

 (mab/df)

ANHA