Lübnan'da yönetim krizi sürüyor 

Lübnan'da Ekim 2022'den bu yana tüm bölgesel ve uluslararası girişimlere rağmen yönetim krizi devam ediyor. Tüm girişim ve görüşmelere rağmen Lübnan’da cumhurbaşkanı seçilemediği için ülkede siyasi, ekonomik ve askeri alanda sorunlar derinleşiyor.

Lübnan'da yönetim krizi sürüyor 
22 Jun, 2024   06:40
BEYRÛT
RANIYA UBÊD

Birçok heyet ve uluslararası inisiyatif, Lübnan’da cumhurbaşkanlığı sorununun çözümü için girişimlerde bulunuyor. Yeni bir cumhurbaşkanının seçilmesi için çabalar olsa da bir sonuç alınamadı. Ülkede cumhurbaşkanı seçilemediği için parlamento da çalışamıyor. Ülkede ekonomik ve siyasi durumu daha da karmaşık hale getiren bir diğer etken ise Hizbullah ile İsrail arasındaki savaştır. 

Lübnan'ın eski Cumhurbaşkanı Mîşêl Ewn'un görev süresi 31 Ekim 2022'de sona erdiğinden beri yeni bir cumhurbaşkanı seçilemedi. Lübnan Parlamentosu, yeni cumhurbaşkanının seçilmesi için onlarca oturum gerçekleştirdi ancak hepsi de başarısızlıkla sonuçlandı.

Meclis Başkanı Nebîh Berî, cumhurbaşkanlığı boşluğunun siyasi partilerin diyaloğu yoluyla çözülmesi gerektiğinde ısrar ediyor.

Tuğgeneral Emekli Pilot Andrê Bo Meşar, Lübnan’da yaşananlara ilişkin ajansımıza konuştu. Gazze ve Lübnan'daki çözümün 3 tarafa bağlı olduğunu belirten Andrê Bo Meşar, “Askeri yönü bakımından İran'ın onayı olmadan Hamas ateşkesi onaylamayacak. Kadar ve Mısır olmadan diyalog sağlanamayacak. Siyasi tarafı ise Suudi Arabistan'ın müdahalesine bağlıdır. O olmadan yapılamaz” dedi. 

Andrê Bo Meşar, "Siyasi çözüm ateşkesle başlamalı, olmazsa durum aynı kalacak. Çözüm için Suudi Arabistan, Katar, Mısır ve İran arasında anlaşmaya varılması gerekiyor. Bunlar sağlanmazsa durum aynı kalır ve İsrail bu durumdan daha fazla fayda sağlar” diye belirtti.

‘SAVAŞ ASKERİ DEĞİL İDEOLOJİKTİR’

Tüm bu can kayıpları ve maddi yıkımla hiçbir zaferin elde edilemeyeceğini, savaşın nihai hedefinin askeri olmaktan çok ideolojik olduğunu belirten Andrê Bo Meşar şunları söyledi: “Hizbullah, siyasi, askeri ve stratejik çıkarlarını garanti altına almak için Silêman Firenciye'nin adaylığını desteklediğini açıkladı. Ancak diyalog ya da üçüncü bir adayın belirlenmesi için hazır değil. Çünkü kendi çıkarlarına uygun görmüyor. Lübnan'ın durumu Gazze’deki savaşa da bağlıdır. Aday Silêman Firenciye'nin seçilmesi konusunda anlaşma sağlanması halinde Hizbullah, güneyi ayırabilir. Bu da zaman kaybından başka bir şey değildir.”

"Lübnan’ın bir kararı var mı?" sorusuna Andrê Bo Meşar, "Hiçbir siyasi partinin özgür kararı yoktur, her parti kendi gündemi ve çıkarları doğrultusunda hareket ediyor” dedi.

SUUDİ ARABİSTAN SİYASİ ÇÖZÜMÜN ANAHTARI MI?'

Siyasi yönlendirme konusunda Suudi Arabistan'ın etkin olduğunu ve cumhurbaşkanının seçilmesi konusunda derhal müdahale etmesi gerektiğini söyleyen Andrê Bo Meşar, “Böylece yeni cumhurbaşkanı seçilebilir. Bu da her siyasi partinin garanti verilmesiyle olabilir. Çünkü Suudi Arabistan dışında kimse cumhurbaşkanının seçilmesi için bir anlaşma sağlayamaz” diye ifade etti.

Hizbullah'la ilgili iki mantığın bulunduğunu belirten Andrê Bo Meşar, “Reddetme ya da dayatmadır. Bir cumhurbaşkanı empoze edemez ama belli bir adayı reddedebilir. Bununla Suudiler ve ABD, siyasi partilere garantiler sunarak cumhurbaşkanını reddedebilir” dedi.

Meclis Başkanı Nebîh Berê'nin cumhurbaşkanlığı krizinin çözümüne ilişkin önerisine ilişkin Andrê Bo Meşar, Berê'nin diyaloğa bağlı olan tek kişi olduğunu ve her türlü siyasi eylemin sonucuna kendisinin karar verdiğini söyledi.

Andrê Bo Meşar, son olarak şunları söyledi: "Lübnan tarihinde yerel denetim ve uluslararası çabalar dışında bir cumhurbaşkanı olmamıştır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde dış müdahale en büyük etkendir. Bu aynı zamanda Lübnan'ın egemenliğini ve onurunu kaybettiğini de göstermektedir. Hareket, emek, delegasyonlar ve inisiyatifler de bu çerçevededir. Cumhurbaşkanlığının perde arkasına bakmamız gerekiyor. Çünkü bu cumhurbaşkanlık anlaşmasının her siyasi partiye göre gerçekleşeceğine dair bireysel güvencelere dayanıyor.”

(ma)

ANHA