Halkların umudu: Adem-i merkeziyetçi ve demokratik Suriye

Çilaxa’da yaşayan yurttaşlar, halkların dillerini, kültürlerini özgürce yaşayabileceği demokratik ve adem-i merkeziyetçi bir Suriye’nin inşasını umut ettiklerini dile getirdi.

Halkların umudu: Adem-i merkeziyetçi ve demokratik Suriye
16 OCAK, 2025   06:15
QAMIŞLO
BESNA ŞEMO                                    

Suriye’de Baas rejiminin 8 Aralık’ta çöküşü, ülkede siyasi ve toplumsal dönüşüm için yeni bir sürecin kapılarını araladı. Ancak rejimin yıkılmasının ardından halklara yönelik saldırılar ve tehditler hâlâ devam ediyor. 

Bölge sakinleri, Baas rejiminin merkeziyetçi ve baskıcı yönetim anlayışının sona ermesiyle, tüm halkları temsil eden bir sistemin kurulmasının hayati önem taşıdığına inanıyor. Demokratik Özerk Yönetim çatısı altında elde edilen deneyim, bu yönde atılacak adımlar için ilham kaynağı olarak görülüyor.

Cizre Kantonu’nun Çilaxa kentinin Celal Axa beldesinde yaşayan yurttaşlar, demokratik ve âdem-i merkeziyetçi bir Suriye’nin inşasına olan inançlarını dile getirerek, herkesin kendi dilini ve kültürünü özgürce yaşayabileceği bir yönetim modelinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. 

Yurttaşlardan Şêrwan Sefo, “Halklar olarak 13 yıldır Özerk Yönetim çatısı altında yaşıyoruz” diyerek bu sistemin halkların kardeşliği ve ortak yaşam temelinde şekillendiğini vurguladı. Demokratik ulus projesinin tüm bileşenlere kendi kültür ve dillerini yaşama imkânı sunduğunu ifade eden Sefo, bu modelin Suriye’nin geleceği için önemli bir temel oluşturduğunu dile getirdi.

‘HALKLARIN BİRLİKTELİĞİ YENİ BİR SURİYE İNŞA EDEBİLİR’

Sûha Silêman ise Suriye’deki Arap, Kürt, Süryani, Ermeni, Alevi ve Dürzi topluluklarının birlikte çoğulcu ve kapsayıcı bir Suriye inşa etme umudunu taşıdığını belirtti. Sûha Silêman, Baas rejiminin çöküşüyle birlikte halkların kendi kaderlerini belirleyebileceği bir sistemin mümkün olduğuna dikkat çekti.

Fatima Silêman da Demokratik Özerk Yönetim modelinin, Suriye halklarının tamamını koruyabilecek en uygun çözüm olduğunu ifade etti. Fatima, bu yönetim modelinin halklar arasındaki güveni artırdığını ve toplumsal bağları güçlendirdiğini söyledi. Bölge halklarının binlerce yıldır birlikte yaşadığına vurgu yapan Fatima Silêman, Özerk Yönetim’in bu tarihsel birlikteliği daha sağlam bir zemine oturttuğunu kaydetti.

Fatima Silêman bölge halkının binlerce yıldır birlikte yaşadığını vurgulayarak, Özerk Yönetimi’in bileşenler arasındaki bağı daha çok güçlendirdiğini ve aralarındaki güveni artırdığını vurguladı.