​​​​​​​Zirgan’da kadınlar 8 Mart’ı savaş cephelerinde karşılıyor

Zirgan HPC-Jin üyeleri, Dünya Kadınlar gününü Rojava devrimiyle elde ettikleri kazanımları korumak, yaşam alanlarını kadın düşmanı çetelere teslim etmemek için savaş cephelerinde karşılıyor.

8 Mart kadınların siyasi, sosyal ve kültürel haklarını koruma mücadelesinin ve direnişinin sembolü olarak kabul ediliyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde, 8 Mart 1908'de, bir iplik fabrikasında çalışan yaklaşık 15.000 kadın işçi düşük ücretleri protesto ederek, oy hakkı, çocuk işçilerin hakları için ekmek ve çiçek sloganlarıyla alanlara çıktı.

Bir yıl sonra yine aynı nedenlerle fabrika işçisi kadınlar, ülkedeki ilk kadın hareketinin kurulmasının ardından işi boykot ederek, bazı haklar elde ettiler. 1909’da Amerika Sosyalist Partisi 8 Mart'ı Ulusal Kadınlar Günü ilan etti. 

Bu özel günü uluslararası hale getirme fikrini ortaya atan ilk kişi ise Clara Zetkin’dir. 1910 yılında Kopenhag'da toplanan Uluslararası Emekçi Kadınlar Konferansı'nda Dünya Kadınlar Günü fikrini önerdi. Konferansa 17 farklı ülkeden katılan 100 kadın, Zetkin'in önerisini oybirliğiyle kabul etti.

İlk uluslararası etkinlikler ise 1911'de, Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre'de düzenlendi. Dünya Kadınlar Günü'nün resmiyet kazanması için ise on yıllar geçmesi gerekti. Bugün ise Dünya Kadınlar Günü'nün 106. yıldönümü.

‘ROJAVA DEVRİMİNDEN ÖNCE 8 MART’I KUTLAMAK YASAKTI’

Kuzey ve Doğu Suriye kadınları 19 Temmuz Rojava devriminden önce, bu çağda bile hiçbir hakka sahip değildi hatta bu günü kutlaması bile yasaktı. Devrimle birlikte her şey değişti ve kadınlar özgür yaşam haklarını elde ettiler.

Tarihsel mücadelelerinden ilham alan kadınlar sosyal, politik, kültürel, ekonomik ve askeri alanda yer alarak, haklarını ve topraklarını terör örgütlerinden, erkek egemen zihniyetten kurtardı.

Devrimden sonra bölgedeki her kadın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kendi renkleri ve kültürleriyle kutluyor. Her alanda savaşan kadınlar Zirgan ilçesinde HPC-Jin olarak silahları sırtlarında direnişini sürdürüyor. İlçenin köyleri Türk devletiyle savaşın ön saflarında yer alıyor. Kadınlar da köylerini korumak için HPC’ye katıldı.

HPC içerisindeki kadınların oranı ise yüzde 60. İç Güvenlik Güçleri bu gücü destekliyor ve bölgeyi DAİŞ'in gizli hücrelerinden veya Türk devlet çetelerinden koruyor.

‘BİZ ROJAVALI KADINLAR, 8 MART’I SAVAŞ CEPHELERİNDE KARŞILIYORUZ’

HPC-Jin üyesi Turfe Hesen Hesen, 8 Mart’ın tüm kadınlar için tarihsel öneminin büyük olduğunu vurguladı.

Rojava devriminde öncü rol oynayan kadın direnişini, özellikle de savaş cephelerinde topraklarını savunan kadınları selamlayan Turfe, “Bu yıl 8 Mart’ı sorumluluklarımızı yerine getirerek ve bölgenin güvenliğini sağlayarak kutluyoruz. Kadınların topraklarını korumak için çalışması, Rojava'daki kadınların hala günlük saldırılarla karşı karşıya olduğu anlamına geliyor” şeklinde konuştu.

HPC-Jin üyesi Nesrîn Mihemed ise, “Rojava devriminde öncü olarak rol alan kadınların tüm dünya kadın mücadelesi için de önemi büyüktür. Rojava devriminin zaferi, kadınları her zamankinden daha güçlü kıldı ve ‘kadın, yaşam, özgürlük’ sloganını hayata geçirdi” ifadelerini kullandı. 

İşgalci Türk devletinin ve çetelerinin her zaman kadınları hedef aldığını dile getiren HPC-Jin üyesi Meryem Qasim, “Bizler Rojavalı kadınlar olarak 8 Mart’tan bu yana kadınlardan devraldığımız mücadelemizi en onurlu biçimde ileriye taşıyoruz. Bu 8 Mart’ı da savaş cephelerinde karşılıyoruz” dedi.

(jw/rr)

ANHA


Diğer Haberler