YBŞ ve YJŞ savaşçıları: Önderliği daha önce tanısaydık bu katliamı yaşamazdık

DAİŞ katliamı sonrası kendi toprakları üzerinde örgütlenerek özsavunmalarını oluşturan YBŞ ve YJŞ savaşçıları, “Önder Abdullah Öcalan’ı DAİŞ saldırılarından önce tanısaydık özsavunmamızı geliştirirdik ve saldırıları engellerdik” dedi.

YBŞ, Êzidîlere dönük gerçekleştirilen 73’üncü fermandan sonra Şengal’i savunma ve DAİŞ’ten özgürleştirme görevini üstlenerek, bu fermanın Êzidîlere dönük gerçekleştirilen son ferman olması, fermanda şehit düşenlerin intikamını almak ve kaçırılan Êzidî kadınları kurtarmak için doğdu. YBŞ’den sonra YJŞ de kuruluşunu ilan ederek Êzidî toplumuna dönük bütün planlara karşı direniş saflarında yer aldı.

Şengal direnişinde yer alan YBŞ-YJŞ savaşçıları, birliklerinin Şengal halkının gücü ve verdikleri bedeller sayesinde kurulduğunu belirtti. Êzidîlere dönük komplo ve kirli planlarının hala devam ettiğini kaydeden savaşçılar, bu plan ve saldırılara karşı birlik olup Şengal’i ve halklarını savunmalarını gerektiğini ifade etti.

Şengal’de DAİŞ saldırıları gerçekleştiğinde KDP’nin kaçtığını hatırlatan YBŞ Savaşçısı Şervan Şengal, “Bizler KDP tarafından kandırıldık. Bize Şengal’in savunma gücü olduklarını söylüyorlardı. Ancak DAİŞ Şengal’e geldiğinde kaçtılar, gerçek ortaya çıktı. HPG bütün kısıtlı imkanlarına rağmen Şengal halkını DAİŞ’in saldırıları arasında bırakmadı. Onları savundu ve kurtardı. Verdikleri bedeller için onlara her zaman borçlu kalacağız” dedi.

YBŞ-YJŞ ŞENGAL’İ SAVUNAN TEK GÜÇTÜR

YBŞ’nin Şengal halkının gücü ve ön saflarda savaşan şehitlerin verdiği bedellerle sayesinde katliamların önüne canlı kalkan olduklarını kaydeden Şervan Şengal, birçok zor hamleyi atlattıklarını belirtti. Daha sonra bu gücün genişlediğini ifade eden Şervan Şengal, şunları söyledi; “Şengal halkı YBŞ’nin ilerleyen süreçlerde de Şengal’i savunan tek güç olacağına inandı. Diğer güçlerin şahsi, partisel ve askeri çıkarlarını düşündüklerini anladı.”  

Êzidi toplumun artık komplolar karşısında daha fazla dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Şervan Şengal, “Êzidiler bir daha katliamların yaşanmasına izin vermemelidir. Bu yüzden Êzidiler topraklarına geri dönmelidir. Güvenli bir Şengal’i tesis etmeliler. Çünkü kültür, ulus, dil, inanç ve toplumlarından uzak kalmaları onları zayıflatır” ifadelerini kullandı.  

KARA GÜN..

DAİŞ’in 2014’te gerçekleştirdiği saldırıyı kara gün olarak nitelendiren YJŞ savaşçısı Deniz Zerdeşt şunları kaydetti: “DAİŞ başta Êzidi kadınları olmak üzere Êzidilere karşı insanlık suçu işledi. Bizler de kaçırılan Êzidi kadınları kurtarmak için YJŞ saflarına katıldık. YJŞ ve gerillanın direnişi ile Şengal kurtarıldı. Biz gerillanın desteğini unutmadık. Onlara minnettarız. Önder Abdullah Öcalan’ı daha önce tanısaydık bu katliamı yaşamazdık. Ben şu anki gibi örgütlü olsaydım DAİŞ babamı kaçıramazdı.”

Deniz Zerdeşt, “Önderlik bizden uzakta olmasına rağmen gerilla güçlerine Êzidîleri korumalarını söyledi. Bu bizim için gurur vericidir. Bugün de Önderliğin fikir ve felsefesi sayesinde Şengal eskisinden daha güvenli. Êzidî kadınları başta olmak üzere Şengal halkı düşman planlarına karşı topraklarını ve halklarını savunmalılar” dedi.

YBŞ savaşçısı Dilşêr Feqir ise saldırı esnasında örgütlü olmadıkları için DAİŞ karşısında mücadele edemediklerini ve Şengal’i savunmak ile görevli güçlerin de sorumluluklarını yerine getirmediğine dikkat çekerek: “Irak Ordusu ve KDP bize ihanet etti. DAİŞ saldırınca bizleri yalnız bıraktılar. Şimdi durum değişti. Önder Öcalan ve şehitlerin sayesinde artık saldırılara karşı cevap verebiliriz. Herkes kimin Şengal’i savunduğunu, kimin katliama neden olduğunu çok iyi biliyor” ifadelerini kullandı.

DAİŞ çetelerinin Şengal halkına yönelik işlediği talan, cinayet, yıkım, esir alma suçlarına karşı Şengal’i savunan bir özel güç oluşturduklarını dile getiren Dilşêr Feqir, “Bizden istenen gücümüzü Şengal halkının hizmetine sunmak, daha fazla örgütlenmemizdir. Bu şekilde düşmanların planlarını boşa düşürebiliriz. Şengal koruma birliklerini büyütmeliyiz” şeklinde konuştu.

ÊZİDÎ KADINLARIN İNTİKAMINI ALMAK İÇİN..

YJŞ Savaşçısı Tolhildan Hilmet ise şunları söyledi;  “Halen çocukların ve annelerinin çığlıkları kulaklarımızda. Büyük bir katliam gerçekleşti. Binlerce Êzidi katledildi. Yüzlerce Êzidi kadını kaçırıldı. Bu katliamdan sonra Êzidi toplumu örgütlenmeye başlandı. Êzidiler artık kendi topraklarını koruyabilir. Êzidi kadınlar halkın korunması için büyük fedakarlıklar gösterdi. Öncü misyonunu üstlendiler. Ben kendim de Êzidi kadınların intikamını almak için YJŞ saflarına katıldım.”

Katliamdan sonra da Êzidî halkına dönük komplo ve anlaşmaların devam ettiğini vurgulayan Tolhildan Hilmet, “Bu kirli planları boşa düşürmek için örgütlenmemiz gerekir” dedi.

(cno/hb)

ANHA


Diğer Haberler