Rojava Direnişi’nin sembolleşen kahramanları

Özgürlük devrimini geliştirmek ve özgür kadın öncülüğünde yeni bir dünya yaratmak için büyük bir cesaret ve fedakarlıkla direnen kadınlar 1908 yılından 21’inci yüzyıla kadar, direnişinden ödün vermeyerek tarihin kahramanı oldu.

Bugün neredeyse tüm dünyada ses getiren eylemlere sahne olan 8 Mart'ın tohumları 1908 yılında, New York'ta 15 bin çalışan kadının daha kısa mesai süreleri, daha yüksek maaş ve seçme hakkı talep etmesiyle atılmıştı. Haklarını aramak için egemen zihniyet tarafından diri diri yakılan emekçi kadınların anısına bu özel günü uluslararası hale getirme fikrini ortaya atan ilk kişi ise Clara Zetkin'di.

Günümüzde kadınlar eğer dünyanın her yerinde halkların özgürlük mücadelesinde bir ilham kaynağı oluyorsa Claralardan, Rozalardan ve Zarifelerden aldıkları mücadele ruhunu ve derinliğini Rojava Devriminde yer alan kadınların mücadele değerleriyle buluşmasıyla yeni bir aşamaya getirdi. Kadınların irade ve kendisine ait olmadığı tüm sistemlerle mücadele etme görevini üstlenen Hevrin Xeleflerden Hind’lere kadar özgürlük uğruna canlarını feda eden kadınlar yılmadan mücadeleye devam etti.

Kadının hak ve özgürlükler sorunu, toplumsal yaşamın ve bununla bağlantılı toplumsal sistemin yeni baştan inşasını gerekli kılmaktadır. Bu anlamda kadın özgürlük sorunu bir erkek sorunudur. Erkek egemen sistemin değişim sorunudur. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine değinirken, günümüzde süre gelen egemen devlet sistemine karşı mücadele devam ederken hak ve özgürlük uğruna Rojava Devrimi sürecinde sembolleşen bir takım kahramanı kaleme aldık.

KADIN DEVRİMİNİN HAKİKAT YOLCUSU

HEVRİN XELEF

Hevrin Xelef 1983’te Dêrik’te, yurtsever bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. 4 erkek kardeşi olan Hevrin’in kız kardeşi Zozan da Özgürlük Hareketi saflarında şehit düşer. Annesi Suad’ın, Önder Abdullah Öcalan’ın halk toplantılarına katılmış olması, Hevrin Xelef’in kişiliği üzerinde büyük etki yaratır.

İlk, orta ve lise eğitimini Dêrik’te tamamlayan Hevrin, Ziraat Mühendisliğini Halep Üniversitesinde okur ve eğitimini tamamladıktan sonra Dêrik’e geri döner.

Rojava Devrimi’yle birlikte Hevrin özgürlük mücadelesindeki yerine alır ve gençlik faaliyetlerinde çalışma yürütür. Bu çalışmanın ardından sivil toplum kurumlarının organizasyonunda çalışan Hevrin, Qamişlo Ekonomi Meclisi’nin yöneticilerinden olur.

Hevrin, bu çalışmanın ardından Demokratik Özerk Yönetim’in ilanıyla Cizre Bölgesi Özerk Yönetimi Enerji Komitesi’nde Eş Başkan yardımcısı olarak görev yürütür. 2015 yılında Cizre Bölgesi Ekonomi Komitesi Eş başkanı olan Hevrin, bölgede ekonomi çalışmalarının güçlendirilmesinde büyük rol oynar.

Cizre Bölgesi için yürüttüğü ekonomi çalışmalarının ardından halka daha fazla hizmet etmek isteyen Hevrin, 2018’de bütün Suriye halklarını kucaklayan Suriye Gelecek Partisi’nin kurucularından olur.

Partinin 27 Mart 2018’de Reqa’da gerçekleşen kuruluş kongresinde aktifliği ve fedakarlığıyla tanındığı için Suriye Gelecek Partisi Genel Sekreteri olarak göreve başlar.

Yürüttüğü mücadelenin ardından işgalci Türk devletinin 9 Ekim 2019’da Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik başlattığı saldırılarla birlikte harekete geçen Türk devletinin ortağı DAİŞ çeteleri tarafından 11 Ekim günü, Qamişlo’daki uluslararası yolda saldırıya uğrar ve şehadete ulaşır.

DEVRİMİN HER ALANINDA AKTİF BİR ÖNCÜ

ZEHRA BERKEL

Yurtsever bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Zehra, aslen Kobanê’nin Berxbotan köyündendir. 4 erkek ve 5 kız kardeşi bulunan Zehra’nın ailesinin maddi durumu ise orta derecededir.

Rojava Devrimi’nin başladığı sıralarda Halep Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan Zehra, devrimin başlamasıyla eğitime ara vererek devrim saflarına katılır. Kürt kadını mührünü toplumun yeniden inşasına vuran Zehra, devrimin kurumsallaşmasında önemli rol oynar.

Rojava Devrimi başlamadan önce rejimden gizli olarak Kürtçe okuma ve yazma öğrenen Zehra, devrimin başlamasıyla birlikte Kobanê’deki okullarda yıllarca öğretmenlik yapar.

2013 yılına gelindiğinde Zehra, Mala Jin olarak bilinen Kadın Derneği’nde bir süre çalışır. Ardından Sara Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Örgütü’ne katılan Zehra, oradan da Heyva Sor a Kurd’a geçerek aktif çalışmalarda yerini alır.

Toplumun örgütlenmesine katkı sunmak için Demokratik Toplum Hareketi’ne (TEV-DEM) katılan Zehra, burada Halk Meclisi Eş Başkanı olarak görev alır. 2017 yılında Kobanê Halk Belediyesi Eş Başkanlığı’na seçilen Zehra, ardından Adalet Komitesi Eş Başkanı olur.

Kongreya Star’ın örgütleme çalışmalarında da yer alan Zehra, Kongreya Star Fırat Bölgesi Eylem Komitesi Eş Başkanlığı’nda yer alır. Zehra, Şehit Şilan Akademisi’nde erkeklere yönelik başlatılan eğitim devresinde yöneticilik görevini de üstlenir.

2018 yılında gerçekleştirilen Kongreya Star 8’inci konferansında Kongreya Star Koordinasyon üyeliğine seçilen Zehra, Eyn İsa, Sirîn ve Girê Spî gibi alanlarda çalışma yürüterek kadınların bilinçlenmesi için mücadele yürütür. Kadınların egemen zihniyetten özgürleşmesini isteyen Zehra, kadın erkek eşitliğini benimsetmek için büyük çaba gösterir.

İşgalci Türk devletinin 23 Haziran 2020 tarihinde Kobanê’nin Helinc köyünde sivillere ait bir evi hedef almasının sonucunda Zehra Berkel şehit düşerek, mücadeleci öncü kadınlar kervanına katıldı.

İMRALI SÜRECİYLE KARALARA BÜRÜNDÜ

AQİDE ANA

Girkê Legê’de 1966 yılında dünyaya gelen Aqide Ali Osman, 1980’li yıllardan bu yana aktif bir şekilde yurtsever devrimci eylemlerde en önde yer aldı. Kürdistan Özgürlük Hareketi’yle tanıştıktan sonra özgür kadın fikrinin tüm kadınlar arasında yayılmasına öncülük eden Aqide Ana, son nefesine kadar direnmekten vazgeçmedi. Öncülük ettiği devrimci eylemler nedeniyle Şam hükümeti tarafından 2 defa tutuklanan Aqide Ana, cezaevinden her çıktığında mücadelesine kaldığı yerden devam etti.

Sempatik yapısıyla toplumun tüm kesimlerinin sevgisini kazanan Aqide Ana, Kongreya Star’da yerini alarak kadın mücadelesine öncülük etti. Erkek egemen zihniyete karşı amansız şekilde mücadele eden Aqide Ana, Girkê Legê Arabuluculuk Komitesi’nde de görev aldı.

1999 yılında Önder Abdullah Öcalan’ın Türk devleti tarafından teslim alınmasının ardından siyahlara bürünen Aqide Ana, o tarihten bu yana siyahlar giyerek Önder Öcalan’ın özgürlüğü için mücadele etmeye başladı.

İşgalci Türk devleti ve çeteleri 9 Ekim 2019’da Serêkaniyê ve Girê Spî’ye yönelik işgal saldırılarında bulundu. Her iki merkezde de halka yönelik vahşi suçlar işleyen çetelere karşı direniş saflarına yeniden öncülük eden Aqide Ana, 13 Ekim günü Serêkaniyê’ye giden sivil konvoyun içerisinde yer aldı.

İşgalci Türk ordusuna ait savaş uçakları sivil konvoyu vahşi bir şekilde bombaladı. Bombardımanda onlarca sivil yaşamını yitirdi. Şehadete ulaşanlar arasında yer alan Aqide Ana, şehadetinden dakikalar önce, “Serêkaniyê’ye giderek halkımızın direnişine destek vereceğiz. İşgalci Türk devleti kaçtığımızı iddia ediyor. Asla kaçmadık kaçmayacağız. Herkes iyi bilsin ki biz kimseye sırtımızı yaslamadık. Bizim güvendiğimiz tek güç YPG ve YPJ’dir” demişti.

2018 yılında Efrîn’e saldırılar yapıldığında da Aqide Ana yine en ön saflarda Efrîn’e gitmişti.

HALKLARIN BİRLİK SEMBOLLERİ

HİND EL-XİDÊR

Hind adıyla tanınan Eslam Latîf El-Xidêr, Hesekê’nin Deşîşa ilçesine bağlı Til Şeyir beldesinde dünyaya geldi. El-Cibur aşiretine mensup Hind, ilk öğrenimini Deşişa’daki Hedac Okulu’nda tamamladı. Orta öğrenimi ise Hesekê Kantonu’na bağlı Şedadê ilçesinde gördü. Mezuniyet belgesini aldıktan sonra ailesinin yanına döndü.

Çocuk yaşta evliliklerin mağdurlarından biriydi Hind. Henüz 15 yaşındayken ailesi onu Iraklı bir erkekle evlendirdi. Hamile olduğu sırada eşi tarafından terkedilip ailesinin evine döndü. Hind, dünyaya getirdiği kızını tek başına büyüttü.

Özerk Yönetim sisteminde kadın özgürlüğü ile ilgili çalışmalarında yer almak için çok çabaladı ancak aile engeliyle karşılaştı. Mücadelesi sonucu Kasım 2020’de Til El-Şeyir Halk Meclisi’ne girdi. Hevrin Xelef’in 2019 yılında çeteler tarafından vahşice katledilmesinden çok etkilendi. Bu yüzden kadınların erkek egemenlikli her türlü gericiliğe karşı verdiği mücadeleye katılıp kadınların sesi olmak istedi.

SEDA FEYSEL EL-HERMAS

Seda Feysel El-Hermas da Hesekê’nin Deşîşa ilçesine bağlı Til Şayîr beldesinde, 1993’te hayata gözlerini açtı. Ciheşi aşiretinden olan Seda ortaokulu bitirdi. Evlendirilerek iki kız çocuğu dünyaya getirdi. Şu anda en büyük kızları bir buçuk yaşında olan Seda, eşinden ayrılarak çocuklarının yükünü tek başına omuzladı.

Seda da tıpkı Hind gibi defalarca, Kuzey-Doğu Suriye Kadın Hareketi olan Kongreya Star’ın yönetimiyle temasa geçti ve çalışmalarda yer almak istediğini iletti. Nihayetinde o da çabalarının sonucunu aldı. Kasım 2020’de Deşişa Meclis Eş Başkanı olarak seçildi.

Seda Feysel El-Hermas ve Hind El-Xidêr, 22 Ocak tarihinde DAİŞ çeteleri tarafından kaçırılarak vahşice katledildi.

FEDAİLİKTE ISRARIN ARDILLARI

BARİN KOBANÊ

Barin Kobanê kod adlı Emine Ömer, 1992 yılında Şehba’da dünyaya gözlerini açar. Erkek egemen zihniyetten kurtulmak için 2015 yılında YPJ’ye (Kadın Savunma Birliği) katılır. Barin, mücadele yıllarına Efrîn’de başlayarak, yeni savaşçılar eğitimini Efrîn’de tamamlar. Eğitimi sonrası askeri çalışmalara dahil olan Barin, 2017 yılında Şehit Şilan Akademisi’nde askeri ve ideolojik eğitime katılır.

Barin, yoldaşları arasında fedakarlığıyla tanınıyordu. Her türlü zorluğa karşı savaştı ve direndi. Türk devletinin saldırılarında işgalciyi kabul etmeyen Barin, İşgalci Türk ordusu ve çeteleri tarafından 25 kişilik arkadaş grubu ile kuşatmaya alınıyor. Barin, arkadaşlarını zar zor ikna edip çemberden çıkmaları için dil döküyor. Büyük çaba sonucunda arkadaşlarını ikna edip çemberden çıkmalarını sağlıyor, yanına bir kadın arkadaşını daha alıyor ve var gücüyle çatışıyor.  Çatışmanın yönünü üzerlerine çeken her iki kadın savaşçı diğer yoldaşlarını kurtarıyor. Son mermilerine kadar savaşan bu yiğit kadınlar, 2 Şubat 2018 yılında Efrin’e bağlı Bilbil’e ilçesinde, kalan son bombaları da üzerlerinde patlatıyor.

Efrin’e yönelik işgal saldırılarında şehit düşen YPJ savaşçısı Barin Kobanê’nin bedenine işkence yapıldığı ortaya çıkmıştı. Barin’in çıplak bedenindeki izler ve o anlar çeteler tarafından, kameraya çekildi.

Türk devletinin kadınlara karşı işlediği savaş ve insanlık suçlarından ilki değildi Barin ve Amara. Çok eski bir geçmişi var. Ancak bu işkenceler son yıllarda Türk devleti ve onun desteklediği DAİŞ ve diğer çete gruplarının pratiği haline geldi.

AMARA RÊNAS

Amara Renas diğer adıyla Azize Aslan, 1999 yılında Amed’de doğar. 2 kız ve 2 erkek kardeşi olan Amara, Ortaöğretime kadar okur. Xiya aşiretinden olan Amara, yurtsever ailesinden etkilenerek 2016 yılında YPJ’ye katılır.

Katilleri Erdoğan’ın adına ‘Suriye Milli Ordusu’ dediği DAİŞ’ten devşirme Türk devleti destekli çeteler.

Erdoğan’ın çeteleri; katlettikleri YPJ’li Amara Renas’ın cenazesine işkence ettikleri videoyu sosyal medya hesaplarından paylaştı. Cinayet ve sonrasında yaşanan işkenceler sözde ‘ateşkes’in olduğu 21 Ekim 2019 günü, Girê Sipî’ye bağlı Cilbe köyünde yaşandı.

ANHA


Diğer Haberler