Rizgar Qasim: Direniş herkesin görevi

Türk işgaline karşı direnmenin herkesin görevi olduğunu söyleyen Kürdistan-Suriye Çağdaş Hareketi Başkanı Rizgar Qasim, Türk devletinin tüm gücüyle halkın projesi olan Özerk Yönetim’i yıkmaya çalıştığına dikkat çekti.

Halkın haklarını tanımayan işgalci ve despotik rejimlere karşı başarı tarihinin en etkin yöntemlerinden biri direniştir.

Önder Abdullah Öcalan bu konuda halkın örgütlenmesi, yeni stratejiye göre kendini savunması, geçmişteki hata ve deneyimlerden yararlanması ve meşruiyetin korunmasına dayalı devrimci halk savaşına katılması gerektiğini söylüyor.

Kuzey ve Doğu Suriye’de her din, inanç ve milliyetten insanlar, Özerk Yönetim çatısı altında devrimci halk savaşının kurallarına göre örgütlenerek, işgalci Türk devletinin saldırılarından korunmaktadır.

‘DEVRİM, İŞGALİ VE ONU SAVUNAN HERKESİ REDDEDER’  

Kürdistan-Suriye Çağdaş Hareketi (T.N.K-S) Başkanı Rizgar Qasim ajansımıza konuşarak, Direniş ve devrim kavramlarının demokrasi fikrini temsil ettiğini belirterek, "Direniş işgali reddeder. Devrim, içte ve dışta direnişin varlığını meşrulaştırır ve mevcut durumu değiştirmeyi amaçlar" dedi.

Qasim sözlerine şöyle devam etti: "Devrimler bir boşluktan doğmaz. Rojava Devrimi, Kuzey ve Doğu Suriye'de olduğu gibi bölgede veya Kürdistan'da gerçekleşen direniş hareketlerinin doğal sonucudur."

Halk direnişinin devrimci şeklini alması için temel koşulların gerekli olduğunu belirten Qasim, "En önemlisi halkın siyasi hareketler etrafında örgütlenmesi ve popülist hareketlere dönüşmemesidir. Bunun halk hareketi çerçevesinde gerçekleşmesi gerekir. Rojava Devrimi gibi devrimci halk hareketinin başarısının bir başka koşulu da halkı örgütleyen siyasi hareketlerin, özellikle de kendilerini halk direnişinin aracı olarak görenlerin özgürlük fikri ve felsefesiyle dolu olmasıdır” şeklinde konuştu.

Qasım, devrimin temeli olan direnişin sorumluluğunun tüm yurtseverlerin omuzlarına düştüğünü belirterek, "Bu devrimin başarılı olması için herkesin üzerine düşeni yapması gerekir. Herkes sorumlulukları kendi aralarında paylaşmalıdır. Böylece boşluğu dolduracak ve cepheyi güçlendireceğiz” ifadelerini kullandı.

‘İŞGALCİLERE VE BİRÇOK REJİME KARŞI DEVRİM YÜKSELECEKTİR’

Qasim, işgalci partilere ve despotik rejimlere karşı duracak devrime işaret ederek, "Mesela halkı tüm bileşenleriyle birleştiren Rojava Kürdistan Devrimi despotik rejimlerin korkulu rüyası oldu” dedi.

"Türk devleti, halkın fikrine ve hareketine dayanan devrimi, duygularıyla oynayarak bastırmak için tüm gücünü kullandı" diyen Qasim, Erdoğan'ın defalarca dile getirdiği (biz halkı temsil ediyoruz) açıklamasına dayanarak, Türk devletinin Kürtlere ve Rojava Devrimi'nin liderlerine karşı durduğuna dikkat çekti.

Rojava Devrimi'nin farklılığına dikkat çeken Qasim, "Devrim bölge halkının iradesine dayandı, ancak Türk devleti ve rejimi, özellikle Koalisyon'un temsil ettiği Suriye muhalefeti, ırkçılık fikirlerine dayandı” ifadelerine yer verdi.

Halk direnişinin temelinin örgütsel bir devrime yönelik siyasi hareketler aracılığıyla örgütlenmek olduğunu anlatan Qasim, devrimlerin diplomatik çalışmalarla desteklenmesinin şart olduğunu söyledi.

Rizgar Qasim, devrimci halkın direnişinde iletişimin rolüne vurgu yaparak, sözlerini şöyle tamamladı: "İletişim, halkla Önderlik arasında hiçbir boşluk bırakmamalı ve her şeyi direnen halka sunmalıdır.”

(rr)

ANHA


Diğer Haberler