​​​​​​​Pargin Rojava’nın geleneksel kültürünü canlı tutacak

Kuzey ve Doğu Suriye’nin kültürel öğelerini korumak için kurulan Pargîn koçerlerin yaşam biçimini araştırmak için bir çadır açtı. Pargîn unutulmaya yüz tutmuş öğeleri yeni kuşaklara aktaracak.

Kuzey ve Doğu Suriye’deki kültürel çalışmalar son 2 yıldır hızlı bir şekilde gelişiyor. Devrimin yarattığı atmosfer kendisini bölgedeki ezgiler, filimler, diziler ve giyim tarzına kadar gösteriyor. Kültürel çalışmalar kapsamında ilk kez Kültür ve Sanat Komitesi bünyesinde ‘Pargîn’ adında bir kurum Dêrik’in Deşta Sûsê köyünde kuruldu. Pargîn çadırların etrafının kazılması anlamı taşıyor. Bu yöntemle çadırın içindeki eşyalar yağmur suyundan korunuyor. Geleneksel kültürün korunması için kuruma bu ad verildi. Çoğu Koçer olan 25 kişi yaklaşık bir yıl önce Pargîn’in kurulması için çalışmalara başladı. Kurumun müzik bölümünde Mahmut Berazî ve Şêro Hindê gibi isimler de var.

‘ASİMİLASYONU DURDURMAK İSTEDİK’

Yıllarca Baas rejiminin baskısı altında sanat çalışmaları yürüten İbrahim Feqe, Pargîn’in kurulmasına öncülük ediyor. Feqe’ye göre toplumsal ilerleme ancak kültür ve sanat sayesinde gerçekleşebilir. Pargîn’in geleneksel kültürel öğeleri korumak için açıldığını belirten Feqe şunları kaydetti: “Soykırım sadece insanlar üzerinden geliştirilmedi. Kültürel soykırımlarda yapıldı. Birçok kültürel kurumumuz var ancak geleneksel öğelerle uğraşan bir kurum yok. Biz de bu boşluğu doldurmak istedik. Biz geleneksel kültürümüzü koruyamaz isek asimile oluruz.”

‘DİĞER HALKLAR DA YAPABİLİR’

Pargîn’in çalışmalarında yer alan insanların dikkatli seçildiğini ifade eden Feqe, “5 ay süren çalışma kapsamında kültüre karşı ilgisi olan insanlar seçtik. Özelikle kadınlar kültürün korunmasında ciddi sorumluluk aldığı için kadın sayısı fazla oldu. İnsanları teknik, araştırma, sinema ve kültür konusunda eğitiyoruz. Koçer kültürü halen varlığını koruyor. Üzerinde araştırma yapılabilir. İlerleyen zamanlarda farklı yerlerde şube açabiliriz. Sadece Kürt halkı için değil Arap, Süryani halklar ye içinde bu yapılır. Bu kurumları Kurdistani yapma projemiz var. Tüm kurumlarla iletişim halinde olacağız” diye belirtti.

‘BİRÇOK PROJEMİZ VAR’

Feqe şuana kadar hazırladıkları eserlere ilişkin şunları dile getirdi: “Toplumsal aletlere ilişkin 100 dakikalık bir belgesel hazırlandı. Bunlar yeni kuşaklar için belge olarak kullanılır. Görüntü, yazı, ses konusunda çalışma yapmak istiyoruz. Şarkı konusundaki çalışmalarımız sürüyor. Uzun metrajlı projelerimiz var. Kürt halkının efsaneleri, dengbêj kültürüne yoğunlaşmak istiyoruz. Çocuklar içinde çalışmalarımız olacak.”

‘İYİ İŞLER ÇIKARMALIYIZ’

Son iki yılda kültürel çalışmaların yoğunlaştığını vurgulayan Feqe, “Eski eserler toplumsal gerçekliğe daha yakındı. İnsanlar yabancı kültürlerin etkisi altına giriyor. Kendi kültürel varlıkları onları etkilemiyor. Sırf bu yüzden de olsa girişimlerimiz olacak. İyi olmayan işler de yapılıyor. Ama iyi yapılan işler de bir gün bile yerde kalmıyor. İnsanların ruhuna hitap edecek müzikler yapılmalıdır. Bilgi birikimi olan ve kendisini geliştirmiş insanların üretim yapmasını arzu ediyoruz. Yoksa hep bilmeyenler üretime kalkışır. Pargîn olarak kültürel üretimlerin rutin olarak yapılmasını istiyoruz” diye ifade etti.

‘KOÇERLİK BİZİM YAŞAM BİÇİMİMİZ’

Pargîn’de kameramanlık yapan Rojda Koçer ise şunları dile getirdi, “Şuan koçerlik yapıyoruz. Kültürün canlı şahidiyiz. Annem folklor çalışmalarında yer alıyor. Besta Sûsê köyünde doğdum. Koçerlik aile geleneğimizde var. Kendi kültürümüzü tanıtmaya çalışıyoruz. Kapitalizm ilerledikçe kültürümüz geride kalıyor. Biz de bunun önüne geçiyoruz.”

‘ARTIK KÜLTÜR KORUCUSUYUM’

İki ay gördüğü eğitimden sonra çalışmaya başlayan Rojda, “Kültür tarihi, sinema, senaryo, teknik, ulusal kıyafetler, halay, ses gibi konularda eğitim gördük. Pargîn’de gördüğüm eğitim ile çok güzel değişimler yaşadım. İnsani ilişkilerime dahi yansıdı. Bir kadın olarak geleceğimi parlak görüyorum. Büyük adımlar için güçlü eğitim gerekiyor. Ben de artık bir kültür korucusuyum” diye kaydetti.

(cno/rr)

ANHA


Diğer Haberler