Özerk Yönetim Sisteminde ana diller özgür

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, uyguladığı eğitim sistemi ile bölgesindeki her topluluğunu özürce kullanmasını ve geliştirmesini sağlıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 2000'de 21 Şubat tarihini Dünya Anadil Günü ilan etti.

Bengali Dili Hareketi için Bangladeş polisi ile çatışan Bangladeşli üniversite öğrencilerinin öldürülmesinin yıl dönümü olarak anılan 21 Şubat, 19 yıldır dünyada dilsel farkındalık yaratmak ve çok dilliliği teşvik etmek için kutlanıyor. Buna rağmen dünyada var olan yüzlerce dil yok olmakla yüz yüze kalmaya devam ediyor.

İstatistiklere göre, dünya nüfusunun sadece yüzde 40'ı toplumun temeli kültürlerin ve geleneklerin yayılmasının yolu olan kendi anadilini öğreniyor. Geçtiğimiz yüzyıllarda İngiliz işgalinin yaygınlaşması nedeniyle düzinelerce eyalet resmi dili olarak Latince’yi seçti.

Önder Abdullah Öcalan da “Demokratik Medeniyet Manifestosu - Kürt davası ve demokratik ulusun çözümü” başlıklı 5. Savunmasında anadile büyük bir bölüm ayırıyor:

“Dar bir bağlamda kişi dili kültür olarak da tanımlayabilir. Dil, bir toplumun kazandığı zihniyet, ahlak, duygu ve estetik düşüncenin toplumsal verileridir. Dil, kimliğin varlığı, duyguların anlamı ve insanın entelektüel ifade biçimidir.”

Önder Öcalan’a göre, “Dilin gelişimi, yaşamın gelişim düzeyidir. Toplum anadilde geliştikçe, yaşam standardı da gelişir fakat dilini kaybeden toplum, başka bir dilin etkisi altında hareket ederek yıkım ve soykırımla yüz yüzedir.”

Burada otoriter ve işgalci rejimlerin, tüm bileşenlerin anadilini Kürdistan'dan yok etmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bazı araştırmalara göre 6.000 dil dahil olmak üzere dünyada konuşulan dillerin yaklaşık yüzde 43'ü yok olma eşiğinde. Ancak diğer dillerin eğitim sistemi içinde önemi vardır ve bunlar sayısal dünyadaki dillerin yüzde birinden daha fazla değildir.

Nesli tükenmekte olan dillerden biri de Kürtçeydi. Kürdistan'ın otoriter rejimleri ve işgalcileri ve 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan anlaşmasına göre, Kürdistan'ın bölünmesinin ardından Türkiye, İran, Irak ve Suriye'nin bir kısmını terk ederek Kürt halkını yok etmek için dilini de yok etmek istediler.

‘SURİYE DE HÜKÜMETLER DEĞİŞTİ ŞOVENİZM BAKİ KALDI’

Suriye'de durum 17 Nisan 1946'da Fransız ordusunun Suriye'den çekilmesi ve 2011'de bağımsızlık ilanından sonra Kürtler anadillerini konuşup öğrenemediler. Bu aynı zamanda Kürtlere karşı kullanılan şoven politikalardan da kaynaklanıyor. Şikrî Qiwêtlî hükümetinden Beşar El-Esad’a dek hepsi aynı politikayı sürdürdü. Kürtçe konuşan herkes tutuklandı. Süryaniler ise bazı kiliselerde dillerini öğrenebildiler.

https://www.hawarnews.com/tr/uploads/files/2021/02/19/214305_-.jpg

Kürt kültür araştırmacısı Yazar ve Şair Salih Heydo, 19 Temmuz Devrimi öncesindeki Kürtçenin durumu hakkında şunları söyledi: “19 Temmuz Devrimi'nden önce Kürt dili yok olma sürecindeydi. Bölgede kimsenin konuşmasına izin verilmedi. Kürtçe öğrenmek bir sırdı. Kürt yazarlar tutuklandı, Kürtçe öğrenmek isteyenler için ise pek çok zorluk ve engel vardı.”

Kürtçe öğrenmek isteyenlerin içinde bulundukları zor durumu anlatan Salih Heydo, bölgede yaptıkları araştırmada onlarca köyde Kürtçe bir kitap bulmakta çok zorlandıklarını ve binlerce kişi arasında Kürtçesi akıcı olan birini bulmanın da epey zor olduğunu vurguladı.

Salih Heydo, Kürt davasının düşmanlarının her zaman Kürt dilini yok etmek ve bununla Kürt halkını, tarihini, kültürünü ve varlığını yok etmek istediğini belirterek, “Herhangi bir insanın imhası, başlangıçta dilin yok edilmesiyle yapılır” ifadelerini kullandı.

‘KÜRTÇE SELAM VERMEK YASAKTI ŞİMDİ ÜNİVERSİTE RESMİ DİLİ’

Devrimin 19 Temmuz 2012'de başlamasıyla birlikte Kuzey ve Doğu Suriye bileşenleri, demokratik bir milleti temsil eden Özyönetim projesiyle varoluşun temeli olan dillerini yeniden canlandırdı. Başlangıçta gruplar küçüktü ve 21 Ocak 2014 tarihinde 3 kantonda Demokratik Özyönetim ilan edildikten sonra bölge bileşenlerinin anadil öğrenimi okullarda resmi dil olarak okutuldu.

Özerk Yönetim kurulduktan sonra bölgenin bileşenleri (Ermeniler, Süryaniler, Çerkesler, Araplar, Kürtler ve Türkmenler) çocuklarının anadillerini öğrenme, ortak ve demokratik bir yaşam inşa etme fırsatı buldular. Bölgenin kültürü de aşiret devletinin etkisinden kurtuldu ve gelişmek için iyi bir fırsat elde etti.

Kürt dili de Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde daha çok gelişti. Okullarda (ilkokul, ortaokul ve lise) eğitim müfredatının 3 farklı dilde geliştirildiği 2014'ten 2021'e kadar adım adım ilerliyor. Kültürel miras alanı olan ve Kuzey ve Doğu Suriye bileşenlerinin tarihinde kayıtlara geçen Rojava Üniversitesi de açıldı.

Salih Heydo, 19 Temmuz 2012 devriminden sonra Kürtçenin büyük adımlar attığını vurgulayarak, “Bugün Kürtçe binlerce okul, kolej, üniversite, medya kuruluşu, araştırma enstitüsü ve üniversite açıldı” dedi. Rojava devriminden önce sadece birkaç yüz Kürtçe kitap bulunduğuna işaret eden Heydo, şimdi ise araştırma, tarih, coğrafya, dil, kültür ve edebiyat gibi farklı alanda binlerce Kürtçe kitabın yazıldığını kaydetti.

Kürt halkının anadilini öğrenmeye başladığını ve yıkım sürecinde dilini iyi öğrenmenin bir nesil için harika bir şey olduğuna dikkat çeken Heydo, bunu "benzersiz bir başarı" olarak nitelendirdi.

Her ailenin ana dilin korunmasından ve geliştirilmesinden sorumlu olduğunu, çocuklarını ana dili öğrenmeye teşvik etmeleri gerektiğini ifade eden Heydo, çünkü dilin yok edilmesi toplumun ve kimliğin yok edilmesi anlamına geldiğini vurguladı.

Şu anda Kuzey ve Doğu Suriye'de kurumların Kürtçe, Arapça ve Süryanice dillerinde hazırladığı Özerk Yönetim'in materyallerine göre 4 bin 92 okulda 900 binin üzerinde ilk, orta ve lise öğrencisi eğitim görüyor.

‘MATERYALLER AKADEMİK OLARAK ÖZEL KURUMLAR TARAFINDAN HAZIRLANIR’

Yüz yıllardır bölgeye yerleşen ve neredeyse isimden öte var olma ve kültürel düzeyde gelişme olanağı bulmayan farklılıklardan biri de Süryaniler. Olaf Tao Süryan Kurumu, Özerk Yönetim materyalleriyle eğitim gören bir Süryani Öğretmenler kurumudur. Kurumda Özerk Yönetim eğitim materyalleri, Süryaniceye uyarlanıyor.

Olaf Tao kurumuna bağlı her şehir de 15 Süryani Öğretmen bulunuyor. Kurumda Özerk Yönetim’in hazırladığı materyallerle eğitim yapılıyor. Materyaller yenilendikçe bu kurum da kendi müfredatını yenileyerek eğitim sistemini geliştirmeye çalışıyor. Mevcut materyaller daha kaliteli bir eğitim için öğretmenler tarafından Süryaniceye uyarlanarak redaksiyondan geçiriliyor. Özerk Yönetim kurumlarınca hazırlanan eğitim materyallerine göre Özel Süryan okullarında da eğitim veriliyor.

Olaf Tao kurumunun kurulma amacı, Süryanice de gerçek bilimsel bir eğitimin Süryani çocuklara verilmesi. Dêrik’te 1, Hesekê’de 2, Qamişlo’da 3, Dirbêsiyê’de 1 ve Tirbêspiyê’de 1 olmak üzere 5 şehirde Özel Süryani okulları çocuklara eğitim veriyor.

Bölgede özerk yönetim tarafından hazırlanan materyaller ve müfredat yerine Şam hükümetinin hazırladığı müfredat kapsamında eğitim gören okullar olsa da, buralarda verilen eğitimler, eğitim kalitesi anlamında yetersiz görüldüğünden çok da tercih edilmiyor.

Süryanice, Süryani kültür ve ahlakı, toplum yapısını, tarihini yüzeysel ele alan Şam hükümetine bağlı bu okullar da resmi dil ise Arapça olmanın yanı sıra, Süryanilerin kendi ana dillerinde eğitim görme olanakları da bulunmuyor.

Buna karşın, Olaf Tao kurumunun amacı, Süryaniceyi resmi diller arasına dahil etmek.

Olaf Tao Kurumu, materyallerin kilise tarafından kabul edilmesi şimdiye kadar büyük uğraşlar vermiş. İlk başvurular sırasında katı ret ile karşılık verilmesine karşın daha sonra kiliseyle tartışma zemini yakalanmış. 1. ve 2’nci sınıf için Süryanice dil ve müzik derslerinin materyalleri kabul görmüş. Mevcut durumda Süryani Sanatçılar tarafından hazırlanan 9 Müzik kitabı eğitim kitabı olarak kabul edilmiş. 1.  ve 2. sınıflar için Resim ve Spor dersi materyallerinin kabul edilmesi için Kilise ve Olaf Tao kurumu arasındaki görüşmeler devam ederken, 2020 yılında 3. ve 4. sınıflar için ise Toplum ve Yaşam, Müzik dersi materyalleri kilise tarafından kabul edilmiş.

'TARİHTE İLK KEZ SÜRYANİCE DİLİNDE MATERYALLER HAZIRLANIYOR'

https://www.hawarnews.com/tr/uploads/files/2021/02/19/214610_carinus-isa.jpg

Olaf Tao Kurumu Eş başkanı Carinus İsa, “Eğitim kanunda her çocuğun kendi ana dili, tarihi, toplum yapısı, ahlak ve kültürüyle 3. sınıfa kadar eğitim görme hakkı var. Bu aşamadan sonra seçmeli dil eğitimi görebilir. Süryani tarihinde, ilk defa Eğitim ve Öğretim materyalleri Süryanice hazırlanıyor. Kendilerine ait materyalleri var, fakat Suriye rejimi buna engel oluyor. Resmi dili Arapça olarak kabul ediyor ve bir halka ait olmayan ders materyalleriyle çocuklara eğitim veriyor. Süryani halkı olarak çocuklarımızı tarihimiz, ahlak ve kültürümüzle yetiştirmek istiyoruz. Kilise, Suriye rejiminin okul ruhsatlarına el koymasından korkuyor. Dolayısıyla aslında Suriye rejiminden korkuyor. Fakat şu ana kadar belli materyaller ile Özel Süryani okullarında eğitim veriyoruz ve bu konuda görüşme ve tartışmalarımız devam ediyor” diyor. 

“Özerk Yönetim Eğitim ve Öğretim Komitesinin diplomasının kabul görülmediği fikri yanlıştır. Diplomamız Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde kabul ediliyor” diyen Olaf Tao Kurumu Eş başkanı Carinus İsa, eğitimini bitiren öğrencinin kendi ülkesi için hizmet etmesi ve ülkesini geliştirmesi gerektiğinin altını çiziyor.

ERMENİ OKULLARINDA EĞİTİM SİSTEMİ

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim alanlarında faaliyet yürüten Ermeni okullarında ise, eğitim sistemi 3 aşamada gerçekleşiyor.

Anaokulu olarak bilinen birinci aşamada 3-6 yaş aralığındaki çocuklar eğitim görüyor. Anaokulunda sadece Ermeni alfabesinin yanı sıra çocuklara değişik oyunlar öğretiliyor.

Anaokulunda konuşulan dil ise Ermenicedir. Ancak çocukların bu okullara gönderilmesinde aranan şart Ermeni olmalarıdır.

Anaokulunu bitiren Ermeni çocukları artık örgün eğitime başlıyor. 9 yıl süren örgün eğitimden sonra çocuklar üniversite eğitimine başlayabilir.

Orta eğitim de denilen bu aşamalarda Ermeni Edebiyatı, Matematik, Ermeni Resim ve Sanatı, Ermeni ve Dünya Tarihi, Ermeni ve Dünya Coğrafyası, Ermeni Müziği gibi derslerde eğitimler veriliyor. Zorunlu eğitim dersleri dışında İngilizce ve Fransızca ise seçmeli ders olarak öğrenciler tarafından tercih edilebiliyor.

Qamişlo’da 3 okul Ermeni dilinde eğitim veriyor. Bu okullarda 100 çocuk anaokulunda, 300 çocuk 1 sınıf ile 6. Sınıf arasındaki sınıflarda, 250 çocuk ise 9’uncu sınıfa eğitim görüyor.

Dêrik ve Heseke’deki okullarda anaokulundan 6. sınıfa kadar eğitim görülürken, Girê Sipî’de Ermenice eğitim veren bir okul ise işgalci Türk ordusunun 9 Ekim 2019 Girê Sipî’ye saldırısı ardından kapatılmak zorunda kaldı.

https://www.hawarnews.com/tr/uploads/files/2021/02/19/214719_hagop-donabedien.jpg

Eğitim programlarının Ermenistan’dan belirlenerek gönderildiğini söyleyen Qamişlo Ermeni Meclis Üyesi Hagop Donabedien, “Tüm okullarımızda verilen eğitim programları aynıdır. Çocuklarımızın kendi dillerinde ve kendilerine ait okullarda eğitim görmesi bizler için çok değerlidir. Ermeni okulları ve eğitimin geliştirilmesi hususlarında Özerk Yönetim ile zaman zaman görüşmelerimiz oluyor. Özerk Yönetim tarafından eğitim sistemimize yönelik şimdiye kadar hiçbir müdahale yapılmadı. Ermenistan’dan gönderilen eğitim programımızın uygulanması için hiçbir kısıtlama ile karşılaşmadık. Özgür bir şekilde Kuzey ve Doğu Suriye bölgesinde Ermeniler olarak eğitimimizi vermeye devam ediyoruz” dedi

ÖZERK YÖNETİM EĞİTİM VE ÖĞRETİM KURUMU

https://www.hawarnews.com/tr/uploads/files/2021/02/19/214742_samiran-denho.jpg

Kuzey ve Doğu Suriye Eğitim ve Öğretim Yönetim Üyesi Şamiran Denho, Kuzey ve Doğu Suriye eğitim ve öğretim sistemine dair şu şeklide konuştu: “ Özerk Yönetimin kuruluşundan bu yana Kuzey ve Doğu Suriye halkları olarak eğitim sistemini örgütleme çalışmalarına başladık. Eğitim materyallerini hazırlamak için önceliğimiz hazırlık komitesini kurmaktı. 2013-2014 yılları arasında eğitimin ilk aşaması olan dil eğitimine ağırlık verildi. 2015-2016 yılları arası ilkokul (6’ncı sınıfa kadar) süreci hazırlık aşamaları tamamlanarak, 2017-2018 yılları arasında ortaokul hazırlıklarını tamamlandı( 7’nci sınıftan 9’uncu sınıfa kadar). Edinilen tecrübeler ardından 2019-2020 yılları arasında lise öğretimi hazırlıkları tamamlandı. Kürtçe, Arapça, Süryanice dil eğitimleri, Toplum ve Yaşam, Matematik, Spor, Tarih, Edebiyat, Coğrafya, Felsefe, Demokratik Ulus, Fizik, Kimya ve Biyoloji ders materyalleri hazırlamaya başlandı. Bu materyaller Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşayan halkların kendi kültür ve ahlaklarını, tarihini içeren konuları kapsıyor.” diye konuştu.

(zd-rr)

ANHA


Diğer Haberler