MİT’in, Aldar Xelil ve Salih Müslim’e suikast planı deşifre oldu

Türk MİT’inin ajanlaştırdığı kişiler vasıtasıyla Rojavalı Kürt siyasetçilerden Salih Müslim ve Aldar Xelil’e suikast hazırlığında olduğu ortaya çıktı. Suikast planı, Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri tarafından tutuklanan ajanın itiraflarıyla deşifre oldu.

İşgalci Türk devletinin Kürt halkına ve onun 40 yıllık özgürlük mücadelesinin ürünü olan Rojava Devrimi’ne dönük saldırıları aralıksız devam ediyor. Birleşmiş Milletler raporlarına konu olan katliam, hırsızlık, adam kaçırma ve tecavüz gibi suçların yanı sıra özel savaşın kirli yöntemleri aktif şekilde kullanılıyor.

Bir süre önce Rojava-Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri’nin gerçekleştirdiği operasyonlar sonucunda, çeteler eliyle bölge topraklarını işgal eden Türk devletine bağlı Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT), bölgede zorlu ekonomik koşullarda yaşayan halka ulaşarak istihbari faaliyet yürüttüğü ortaya çıktı. Kişileri para karşılığında ajanlaştırarak toplumdaki güven ortamını bozmak isteyen işgalci Türk devletinin hedefinde bu kez de Rojavalı siyasetçiler var.

Yerel ajan ağı ve işbirlikçi şebekeler oluşturarak Rojava toplumuna sızmaya çalışan MİT elemanları, PYD Eş Başkanlık Konseyi Üyeleri olan Aldar Xelîl ve Salih Müslim gibi tanınan Kürt siyasetçiler hakkında bilgi toplamak ve yerlerini tespit etmek suretiyle suikast hazırlığında olduğu ortaya çıktı.

ROJAVALI SİYASİLERE SUİKAST HAZIRLIĞI

İç Güvenlik Güçlerinin gerçekleştirdiği operasyon sonucu yakalandıktan sonra bağlı olduğu ajan ağına dair itiraflarda bulunan 55 yaşındaki S.Ö.’nün anlattıkları, Rojavalı siyasileri hedef alan suikast planını deşifre etti.

Devrimin ilk yıllarında İç Güvenlik Güçleri içerisinde yer alan S.Ö., Özerk Yönetim’in Konsey Eş başkanlığında şoförlük yaptığı sırada MİT tarafından düşürülerek ajanlaştırıldığını ve MİT adına bölgede ajan faaliyetlerine başladığını itiraf etti.

Serêkaniyê savaşının ardından Türkiye’nin istihbarat servisi MİT’e ajanlık yapanlarla görüştüğünü itiraf eden S.Ö., geçmişte İç Güvenlik Güçleri’nde yer aldığı ve Özerk Yönetim’de Konsey Eş başkanlarından birinin şoförlüğünü yaptığı için MİT'in kendisine ajanlık teklif ettiğini söyledi.

KOORDİNAT BİLGİLERİ İSTENDİ

S.Ö. itiraflarında, MİT ajanı olan 50’li yaşlardaki B.E.U’nun halen Türk devletinin işgali altındaki Serêkaniyê’de bölgeye yönelik tüm yönlendirme, suikast girişimleri ve ajan faaliyetlerini yürüttüğünün bilgisini verdi.

S. Ö., B.E.U isimli MİT ajanının kendisinden istediği detaylı bilgileri şöyle sıraladı: “PYD Eş Başkanlık Konseyi üyeleri olan Aldar Xelîl ve Salih Müslim’in gittikleri ve kaldıkları yerlerin yanı sıra, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Merkezi ve bağlı kurumlarıyla, QSD savaşçılarına ait noktaların konum bilgileri benden istendi.”

S.Ö’nün, İç Güvenlik Güçleri’nce incelenen telefonunda bulunan ve kullanıldığı tahmin edilen yerlerin konum bilgilerini MİT’e gönderdiği videosunda “Bakın vurmadan önce haber verin ki hedeften uzaklaşayım” dediği de ortaya çıktı.

MİT’TEN GÖNDERİLEN TELEFON

Türkiye’de yaşayan ve MİT ajanı olarak bölgeye yönelik ajan faaliyetleri yürüten Ebu. A. ile bir süre çalıştığını itiraf eden S.Ö. nasıl tanıştıklarını ise şöyle anlatıyor:

"Kaçak sigara tüccarlığı ve araba alım satımı yapan Ebu U. Türkiye'de yaşıyordu. Kendisi benden bir şey istemedi. Fakat bir süre sonra Ebu U’nun telefon numarası üzerinden Ebu A. adında biri benimle irtibata geçti. Serêkaniyê ve Gıre Spi savaşı dönemindeydi. Bir süre onunla da normal bir ilişkimiz vardı. Ardından Zırgan alanında bir yerde motosikletle biri yanıma yaklaştı. Motosiklete 2 kişi binmişti ve yanımda durarak Arapça ‘S. Sen misin’ diye sordular. Ben olduğumu söyleyince elime siyah bir poşete sarılı olan bir paket verip, paketin bana ait olduğunu söylediler. Bir köşeye geçip paketi açınca içinde bir telefon olduğunu gördüm. Telefona Türkiye hattı takılıydı. Telefonu eve getirip açtım ve telefon çaldı. Telefonda konuşan kişinin adının Ebu A. olduğunu ve kimsenin takip edip dinlememesi için bu telefonu bana gönderdiğini söyledi. Ayrıca ekonomik olarak ihtiyacım olduğunu bildiği için bana bir miktar da para gönderdi.”

TELEFON ÜZERİNDEN EĞİTİM

Ebu A. isimli MİT ajanından belirli yerlerin koordinatlarını ve bilgilerini aktarması için eğitim aldığını da itiraf eden S.Ö., “Daha sonraki telefon görüşmelerimizde Ebu A., istenilen yerin konum ve koordinatlarını belirleyebilmem için bana eğitim vereceğini söyledi” dedi.

S.Ö., itiraflarında Ebu A’nın kendisinden Rojavalı siyasetçilerin yanı sıra QSD’ye ait askeri noktalar ile ilgili bilgi ve bulundukları bölgenin konumlarını da istediğini söyledi.

ŞİMDİYE KADAR BİRÇOK KÜRT DEVRİMCİ VE SİYASETÇİ AYNI YÖNTEMLERLE KATLEDİLDİ

Türk devletinin yerel ajanlar vasıtasıyla Kürt siyasetçi ve devrimcileri hedef alması, ilk değil. Özellikle 2013’te Paris’te Kürt kadın devrimci Sakine Cansız ve arkadaşlarının katledilmesiyle başlayan suikastlar, Şengal’de Mam Zeki Şengalî, Medya Savunma Alanlarında Diyar Xerib, Kasım Engin, Leyla Van gibi birçok Kürt devrimci ve siyasetçi, yerel işbirlikçi ve ajanlar eliyle katledildi. Rojava Devrimi’ni tasfiye etmeyi temel devlet stratejisi olarak belirleyen Türk devleti, bölgede geliştirdiği işgalden sonra da tanınan kanaat önderleri ve siyasetçilere dönük suikastlar geliştirmeye devam etti.

Son olarak ajanlaştırılan S.Ö. adlı kişinin itiraflarıyla Türk devletinin bu planlarını devrede tutmaya devam ettiği ve yeni suikast hazırlığında olduğu, hedeflenen isimler düzeyinde deşifre oldu. 

ANHA


Diğer Haberler