İşgal edilen Girê Spî ve Cerablus’ta halk insani acılarla karşı karşıya

İşgalci Türk devleti ve bağlı çeteleri tarafından işgal edilen Suriye bölgelerinde yurttaşlar saldırı, cinsel istismar, haraç, fidye, cinayet suçlarıyla karşı karşıya kalmaya devam ederken, uluslararası kamuoyu ise suçlar karşısında sessizliğini korumakta ısrar ediyor.

İşgalci Türk devleti ve bağlı çeteleri 9 Ekim 2019’da Girê Spî ve Serêkaniyê’ye vahşice saldırarak iki bölgeyi işgal etti. İşgalin ardından demografik yapıyı değiştirme politikalarına başlayan Türk devleti, uluslararası kamuoyunun gözü önünde birçok suç işledi.

İşgalden bu yana karışıklığın devam ettiği kentlerde, yurttaşlar her gün Türk devleti ve bağlı çeteleri tarafından tehditlere maruz bırakılıyor ve farklı gerekçelerle vergiye tabi tutuluyorlar.

‘TÜRKLEŞTİRME POLİTİKALARI’

Girê Spî ve Cerablus’da sivillere Türk kimliğini kullanma zorunluluğu getiren Türk devleti ve bağlı çeteleri Suriye kimliğini ise yasakladı. Bölgedeki kaynaklara göre çeteler 1 Haziran 2020’de işgal edilen bölgelerdeki yurttaşlara Türk kimliğini kullanma zorunluluğu getirdi.

İşgalci Türk devletine bağlı çetelerin sözde bölge meclisi, 12 Şubat’ta yaptığı açıklamada işgal edilen Cerablus’da canlı yayın üzerinden ücretsiz eğitim devresi açtıklarını duyurdu. Sözde bölge meclisi, eğitim devresine katılanların Türkçe bilmesi ve işgalci Türk devleti tarafından verilen kimlik belgesine sahip olması gerekiyor.

‘TÜRK DEVLETİNİN İŞGALİ ALTINDAKİ BÖLGELERDEKİ YAŞAM KOŞULLARI ÇOK KÖTÜ”

İşgalci Türk devleti ve bağlı çeteleri, işgal ettikleri bölgelerde halka karşı suç işliyor.

Türk devleti çetelerinin temel ihtiyaçlara yaptıkları zam, bölge halkının acılarının katlanmasına neden oluyor. Bir ekmek poşeti bin Suriye lirasına satılırken, bir varil mazot ise 140 bin Suriye lirasına satılıyor. Çeteler tarafından yapılan rastgele taramalarda ve çeteler arasında yaşanan çatışmalarda siviller yaşamını yitiriyor, bu durum bölge halkı arasında korku ve endişeye neden oluyor.

Bazı kaynaklar, çetelerin işgal ettikleri bölgelerde kadınları evlerinden çıkmaya zorlamak için cinsel istismar suçlarını işlediklerini belirtti. Bu nedenle kadınlar ağabeyleri, eşleri ve babaları olmadan sokağa çıkamıyor.

‘ESNAFLARA VERGİ DAYATMASI’

24 Ağustos 2016’da Cerablus kirli bir senaryo sonucu DAİŞ çeteleri ve işgalci Türk devletine teslim edildi. Cerablus’tan olan DAİŞ çetelerinin çoğu, işgalci Türk devleti ve bağlı çetelerinin DAİŞ metodu ile devam etmesi için kıyafetlerini değiştirerek bölgede kalmaya devam etti.

Cerablus’taki bölgesel kaynaklar, çetelerin özel genelgeler çıkararak esnaflara vergi dayattığını belirtti. Çetelere bağlı sözde bölge meclisi 7 Şubat’ta çıkardığı sözde genelge ile esnafları vergiye bağladı.

Her ne kadar Cerablus Fırat Nehri kıyısında da olsa bölgedeki kaynaklar, zaman zaman kent sularının kesildiğini, bunun da çetelere bağlı sözde meclislerin yurttaşlara dönük politikalarından biri olduğunu ifade etti.

‘İŞGAL EDİLEN CERABLUS’TA GÜVENLİK SORUNU’

Çeteler, Kürt halkından oluşan göçmenlerin mal ve mülküne el koymak ve esnaflara vergi dayatmakla kalmıyor, yurttaşları kaçırarak, ailelerinden fidye istiyor. Bunun yanında işgal edilen Efrîn’deki zeytin ormanları ve Fırat Nehri kıyısındaki Cerablus arasında zaman zaman cenazeler bulunuyor.

Bölgedeki kaynaklar çetelerin ağırlıklı olarak Cerablus’ta, Girê Spî ve Babê Pir’de olduğunu, Cerablus ve köylerinde çetelere ait 20 kontrol noktası ve 10 gezici kontrol noktasının olduğunu ifade etti. Kontrol noktaları ile yurttaşların bölgede hareketliliği engelleniyor.

Çetelerin halkı korkutmak için rastgele tarama yaptığını belirten kaynaklar, sokaklarda sivillere yönelik saldırıların çeteler için olağanüstü bir durum olmadığını dile getirdi.

Kaynaklar Girê Spî, Cerablus ve işgal edilen diğer kentlerde halkın öfkeli olduğunu ancak çetelerin sivillere dönük vahşi suçları nedeniyle, öfkelerini dile getiremediğini söyledi.

Uluslararası kamuoyu işgalci Türk devleti ve bağlı çeteleri tarafından işlenen tüm suçlara karşı sessiz kalmaya devam ediyor.

(cno)

ANHA


Diğer Haberler