‘‘Güvenli Bölge’ projesi işgal bölgelerinin parçalanmasının ilk adımı’

Suriye Buğday Hareketi lideri Salih Sîtan El-Nebewanî, Erdoğan'ın güvenli bölge konuşmasının demografik değişime doğru atılmış bir adım ve bu bölgeleri de kapsayacak uzun vadeli bir plan olduğuna dikkat çekti. El-Nebewanî, Suriyelilere işgale karşı duruşunu ifade etme çağrısında bulundu.

İşgalci Türk devleti, ambargolarla, tarlaları yakıp, suları kesip ve elektrik santrallerinin bombalayarak demografik değişim ve etnik soykırım politikalarını gerçekleştiriyor. Ayrıca Suriye'ye sınır dışı etmek için Türkiye’de bulunan Suriyeli yurttaşlar şiddetli eylemler planlayarak, onları sınır dışı etmeye çalışıyorlar.

İşgalci Türk devletinin Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz günlerde Minbic ve Til Rifet kentlerini işgal etmekle tehdit etmişti. Gözlemciler, Türkiye cumhurbaşkanının yavaş yavaş Suriye topraklarını bölmek ve Türkiye’ye katmak istediği yorumunda bulunuyor.

Buğday Hareketi lideri ve Suriye Ulusal Kongresi üyesi Salih Sitan El-Nebawani, ANHA'ya konuyla ilgili konuştu.

El-Nebewanî, Suriye halkının tüm iç ve işgal bölgelerinde ve hükümetin kontrolü altındaki alanlarda zayıf ve umutsuz bir durumda olduğunu, ancak her türlü işgali reddetmemek için gerçek konumunu belirtmesi gerektiğini söyledi.

HALEP’TEN MUSUL’A İŞGAL

400 yılı aşkın bir süre Osmanlılar, Halep'ten, Kerkük ve Musul'a kadar Irak'ta Misaki Milli sınırı olarak bilinen bölgeleri işgal etmişti.

2016 yılında işgalci Türk devleti Cerablus kentini, ardından Bab ve Mari'yi işgal etti. Daha sonra “Milli Ordu”nun katılımıyla, işgal alanını Misaki Milli’ye göre genişletmek amacıyla 2018 yılında da Efrin'i işgal etti. Ardından 2019'da Girê Spi ve Serêkaniyê’yi işgal etti.

İşgal projesini tamamlamak için Halep yakınlarındaki Minbic ve Til Rifet'i işgal etmekle tehdit ediyor.

El Nebewanî tehditlere ilişkin şunları söyledi: "Halep şehri tarihi, coğrafi, ekonomik ve ticari öneme sahip, Çin'in de ele geçirmek istediği Harir yolu üzerindedir. Eski ve yeni Osmanlı hayallerinin Türkiye'yi işgale götürdüğünü biliyoruz. Tüm siyasi  güçleri bu saldırılara karşı direnmeye çağırıyoruz.”

Türk devleti ve çetelerinin işgal ettiği bölgeler her gün insanlık suçları, doğa soykırımı, yağma ve demografik değişimle yüz yüze kalıyor. Buna rağmen Erdoğan, bu bölgeleri ‘güvenli bölge’ olarak tanımlıyor.

‘İŞGALCİLERİ SURİYE TOPRAKLARINDAN ÇIKARIN’

‘Güvenli bölge’ söyleminin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan El Nebewanî, "Güvenli gibi sözlerin yayılması, hem Ankara taraftarlarının hayata geçireceği demografik değişimin ilk adımı, hem de görünürde bir çöplüktür. Gelecekte Osmanlı yönetiminin projelerini dahil etmek için uzun vadeli bir plan olabilir" şeklinde konuştu.

El-Nebewani son olarak, Suriye’deki tüm kesimlere şöyle seslendi: "İşgalcileri Suriye topraklarından çıkarın, modern bir laik yurttaşlık devleti kurun, tüm Suriye topraklarında Suriye halklarının egemenliğini hakim kılın.”

(rr)

ANHA


Diğer Haberler