​​​​​​​Erdoğan Kaşıkçı’nın kanı üzerinden pazarlık yapıyor

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde, içinde Suudi Arabistan, İsrail ve BAE’nin de olduğu bazı devletlerle ilişkileri normalleştirme açıklamasında bulundu. Daha önce Kaşıkçı cinayeti üzerinden Suudi Arabistan’ı suçlayan Erdoğan’ın bu dosyayı rafa kaldırması, Kaşıkçı kanı üzerinden pazarlıklar yaptığını gösteriyor.

Suudi Prens Muhammed bin Selman Çarşamba günü Türkiye'yi ziyaret etti. Ziyarette, iki ülkenin "işbirliğini" güçlendirmeye çalıştığını vurguladı. Ziyaret, "Arap Baharı" ve Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'da öldürülmesiyle başlayan ilişki krizinin üzerinden dokuz aylık bir süre geçmesinden sonra gerçekleşti.

Uzlaşmanın ilk kısmı, Erdoğan'ın Suudi Arabistan'ı ziyaret ettiği ve ilişkileri geliştirmenin yollarını tartıştığı Nisan ayı sonlarında başladı.

Üç hafta önce Türk mahkemesi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi dosyasını kapattı. Kaşıkçı, Washington Post'ta makale yazarıydı. Ekim 2018'de, Türk evlilik cüzdanını almaya gittiği ülkesinin İstanbul'daki konsolosluğundan bir daha çıkamadı.

Ankara, bu suçu işlemekle itham ettikten sonra dosyayı Suudi yetkililere teslim etti. Bu karar, Riyad ile ilişkilerin yeniden başlamasının önünü açtı.

Ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Dilenci gibi Kaşıkçı davasını para karşılığında Suudi Arabistan'a iade ettiniz" dedi.

ZİYARETİN AMAÇLARI

Siyasi analist Ali Murad, beklenmedik ziyaretin amacına ilişkin, "Ziyaretin zamanlaması elbette Suudi Arabistan'da gerçekleşecek ve ABD Başkanı Joe Biden'ın katılacağı Arap-Amerikan zirvesi hazırlıklarıyla ilişkilidir" dedi.

Murad şöyle devam etti: "Suudi prens başarısını göstermek istedi. Yani Kaşıkçı suikastı konusunda Türkiye'ye herhangi bir taviz vermedi. Aslında Türkiye ve cumhurbaşkanı, Türkiye'nin Suudi sermayesine olan ihtiyacı ve istismarları ile birlikte geri kalmış ekonomik durum, Türk lirasının devalüasyonu, enflasyondaki yükseliş nedeniyle tavizler verdi. Ukrayna savaşı Türk ekonomisini de etkiledi. Bugün Ukrayna'daki savaş nedeniyle yaz aylarında Türkiye'de turizm oranının düşeceği tahminleri var. Turistlerin çoğunluğunu Ruslar ve Ukraynalılar oluşturuyor. Bu da devlet bütçesini ve gelirlerini etkileyecek.”

BÜYÜK KONUŞAN ERDOĞAN’IN ALÇAK DÜŞMESİ

Ali Murad, "Her iki ziyaretten de kazanımların olduğu açıkça görülüyor. Kaşıkçı suikastından sonra üst düzey bir Türk yetkiliye göre Suudi Arabistan'ın kazanımları daha büyük” diyerek suikastın iki devlet arasında çıkar pazarlığına dönüştüğüne dikkat çekti.

Murad, Kaşıkçı davasının Suudi yargısına devredilmesinin davayı kapatmak anlamına geleceğini vurgulayarak,  "Suudi prensin normalleşme konusundaki görüşü kişiseldi. Amacı Erdoğan’ın Kaşıkçı suikastına ilişkin sloganlarından vazgeçmesiydi" şeklinde konuştu.

ZİYARETİN SONUÇLARI KİMİN ÇIKARINA HİZMET EDER?

Erdoğan ve Bin Selman arasındaki görüşmenin sonucunu yorumlayan Murad, "Suudi Arabistan, Joe Biden'a bölgenin temsilcisinin Bin Selman olduğunu göstermek için Mısır, Ürdün ve Türkiye'ye ziyaretlerde bulunuyor. Bütün komşuları ve bölge devletleriyle sorunlarını çözdüğünü söylemek istiyor. Bu, özellikle Muhammed bin Selman'ın itibarının çok kötü olduğu ABD Senatosu yetkilileri için ABD'nin içi için önemli bir mesajdır. Komşularıyla ilişkilerini geliştirerek kötü itibarını yükseltmek istiyor. Körfez Savaşı'ndan bu yana Türkiye ile ve hatta Yemen'deki savaştan sonra Batı'nın ve ABD'nin nezdinde bozulan itibarını değiştirmek istiyor" ifadelerini kullandı.

"Suudi Arabistan, Türkiye'yi İran'a karşı koyabileceği bir konuma getirmek istiyor. Bu çok önemli bir konu ve net bir çaba var. Türkiye'de İsrailli figürleri hedef almaya çalışan hücreler bulundu" diyen Murad şunları söyledi: "Suudi medyasında İran'a yönelik bir provokasyon var. Türkiye'nin de buna karşı tavır alma çabası var. İran Dışişleri Bakanlığı'nın sözleriyle, birçok devlet ve gücün (Suudi Arabistan ve İsrail dahil) Türkiye'yi İran'a karşı tavır almaya ikna etmeye yönelik açık çabalarının olduğunu duyduk."

SLOGANLARDAN VAZGEÇİLMESİ

Ali Murad şunları ekledi: "Filistin, Kudüs'teki gelişmeler, Gazze'deki savaş meselesinde olduğu gibi, Türk cumhurbaşkanının performansı yine aynıydı. İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi, İsrail ile ilişkiler kurulması ve geliştirilmesine baktığımızda, İsrail'in ABD'deki 'Siyonist lobiye' hizmet etmesi için Ankara'daki AKP sistemine ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz. Erdoğan'ın İsrail'e yakın olmasının birçok nedeni var. Tel Aviv’in yaklaşımı ve Türkiye ilişkilerin gelişmesi, Erdoğan'ın Filistin davasını, Kudüs zaferi ve kuşatılmış Gazze'yi öven tüm sloganlarından vazgeçtiği anlamına geliyor.”

Kaşıkçı cinayetinden sonra da Erdoğan’ın her zaman kendi çıkarlarının peşinden gittiğini kaydeden Ali Murad, “Bu bize Erdoğan'ın mesele çıkarlarla ilgili olduğunda tüm sloganları, değerleri, insan haklarını ve demokrasiyi oynamak için batıdan farksız olmadığını kanıtladı. Çıkarlar söz konusu olduğunda, dış ilişkilerde bu taraflar için temel kurallar yoktur" dedi.

Murad, Erdoğan'ın 2023 seçimlerinden bir yıl önce üzerindeki baskıyı azaltmak istediğini ve özellikle ABD'nin muhalefeti destekleyeceği yönündeki açık tutumundan endişe duyduğunu ifade ederek, Beyaz Saray'dan gelen pek çok bilginin bunu doğruladığını söyledi.

‘ERDOĞAN ABD’Yİ YUMUŞATMAK İSTİYOR’

Murad, son olarak şunları söyledi: "Erdoğan, ABD'nin önümüzdeki seçimlerde AKP'yi iktidardan indireceğinden endişe duyuyor. Türkiye cumhurbaşkanı olarak siyasi kariyerine son vermek istiyor. Dolayısıyla Lozan Anlaşması'nın 100. yıl dönümü ile birlikte seçimlerdeki yenilgisi kendisi, partisi ve destekçileri için büyük bir yenilgidir. ABD baskısını hafifletmek için Suudi Arabistan ve İsrail ile yeniden bağ kurmak istiyor. Yani Amerikalılar konuyu yeniden gözden geçirsin istiyor. Ukrayna savaşında arabuluculuk yapmaya çalıştığında oynamaya çalıştığı rol, bir sonraki seçimler öncesi konumunu ve Türkiye ekonomisini iyileştirmek için gerilimleri azaltma ve değerlerden ve politikalardan sapma gösteriyor.”

(rr)

ANHA


Diğer Haberler