Ekrem Hiso: MSD çalıştaylarında öne çıkan görüşler dikkate alınmalı

MSD tarafından Kuzey ve Doğu Suriye’nin çeşitli merkezlerinde düzenlenen çalıştayları değerlendiren Ekrem Hiso, çalıştaylarda çoğunluğun dile getirdiği görüşlerin Özerk Yönetim kurumlarınca dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Demokratik Suriye Meclisi (MSD), Suriye halkları için ulusal kongresinin gerçekleştirilmesi için Kuzey ve Doğu Suriye’nin çeşitli merkezlerinde geniş katılımlı çalıştaylar düzenledi. Cizre ve Fırat bölgelerinde yoğun ilgiyle karşılanan ve devam eden çalıştaylara, Suriye’nin çeşitli kesimlerinden temsilciler de katılarak görüşlerini dile getirdi. Suriye krizinin siyasi çözümü için atılan bu adıma her kesimden destek geldi.

MSD’nin düzenlediği çalıştayları değerlendiren eski Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Meclisi Eş Başkanı Ekrem Hiso, çalıştaylarda öne çıkan görüşlerin Özerk Yönetim kurumlarınca dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Ekrem Hiso ile çalıştaylara ilişkin yaptığımız röportaj şöyle:

* MSD’nin düzenlediği çalıştayların çoğuna katıldınız. Sizce bu çalıştaylara hangi ihtiyaç temelinde gerçekleşti?

Özerk Yönetim kurumlarının daha aktif hale gelmesi ve eksikliklerin giderilmesi için atılan bu adım çok önemli bir adımdı. Suriye muhalefeti büyük oranda Türk devletinin oyuncağı haline geldi. İç muhalefet ve Suriye hükümeti kimsenin söylediğine kulak asmıyor. Böylesi bir adım atmaya cesaret edemediler. MSD ve Özerk Yönetim’in attığı bu adım cesaretli bir adımdı. Her türlü etnik kökene ve inanca kapıları açtı. Başlatılan bu yeni süreç demokratik bir Suriye’nin inşasına giden yolu açmaktadır.

* Çalıştaylara katılımı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hesekê, Qamişlo, Minbic, Reqa, Kobanê ve daha birçok merkezde düzenlenen bu çalıştay Arap, Süryani ve Çeçen halkları katıldı. Özerk Yönetim modeline dahil olmayan fakat bölgede sözü geçerli kişiler de çalıştaylara katıldı. Bu nedenle çalıştaylarda öne çıkan farklı görüşlerin titizlikle incelenmesi gerekiyor. Farklı görüşlerin olması çalıştayları da zenginleştirdi. Dış devletlerin ajandası haline gelen ve bölgedeki huzur, güven ortamını yok etmeye çalışanlara bu çalıştaylar iyi bir cevap oldu.

* Çalıştaylarda öne çıkan konular nelerdi?

11 Eylül’de Hesekê’de düzenlenen çalıştayda ben de Özerk Yönetim projesine ilişkin bir seminer verdim. Çalıştayların iki ana eksen üzerinde ilerlediğini gördüm. Birincisi bölgedeki halklar arasındaki ilişkilere yönelik yapılan öneri ve tartışmalardı. İkincisi ise Özerk Yönetim projesinin önündeki engeller ve bunların nasıl aşılması gerektiğine ilişkindi.

Özerk Yönetim ilk kurulduğu günden beri yeni bir Suriye’nin inşası için çalışıyor. Bazı çevreler Özerk Yönetim’in sadece Kürtler için yapılmış bir proje olduğunu iddia etti. Bu iddialar asılsızdır. Özerk Yönetim projesi Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşayan tüm halklar için oluşturulmuş bir projedir. Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyan milli bir projedir. İran, Türkiye ve Rusya gibi devletler bu projeyi sürekli tehdit ediyorlar.

Hızla gelişen Özerk Yönetim’in karşılaştığı engeller son 4-5 yıldır artmaya başladı. Çünkü bu süre içinde Özerk Yönetim büyük bir gelişme kaydetti. Bugün Özerk Yönetim Suriye’nin üçte birini yönetiyor. Kadro eksikliği ve akademi bitirmiş kişi sayısının az olmasına rağmen Özerk Yönetim, iyi işler çıkardı. Eksiklikleri olabilir fakat Özerk Yönetim kurulduğu günden bu yana gücünü kanıtladı.

* Çalıştaylarda verilen mesaj neydi?

Özerk Yönetim projesinin geliştirilmesi için çok sayıda öneri yapıldı. Arap, Süryani, Ermeni ve Kürt halkından bazı çevreler halen Özerk Yönetim’i kabul etmiyor. Çalıştayda yapılan tüm konuşmalarda Özerk Yönetim’in kabul etmeyen kesimleri kazanması gerektiği vurgulandı.

Özerk Yönetim kurumlarının daha aktif hale getirilmesi için çok sayıda öneri ve istek sunuldu. Özerk Yönetim’in bazı boşlukları bulunuyor. Bu boşlukların bir an önce doldurulması gerekiyor.

Öte yandan, Kuzey ve Doğu Suriye'nin bölgesel üretimi için genel bir dengenin oluşturulması ve bu dengenin tüm komitelere yansıması yönünde öneriler yapıldı.

İstihdam meselesi gibi başka şartlar da vardı. Ekonomik ve sosyal kalkınma projelerinin uygulanması için uluslararası çalışma örgütünün resmi koşullarından biri olan ‘personelin resmi faaliyete geçme oranına’ ulaşılamasa da Özerk Yönetim, istenilen düzeye ulaşmak için çabalamaya devam ediyor. İstihdam oranı düşük olmasının yanında uzmanlık ve sorumluluklar açısından eşitsizlik var. Bu, Özerk Yönetim'de yer alan ve almayan tüm katılımcıların önemli bir talebiydi.

*Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşayan halklar arasındaki ilişkileri daha da güçlendirmek ve halklar arasındaki güveni sağlamlaştırmak konusunda bu çalıştaylar nasıl rol oynar?

Çalıştaylarda temel konu Kuzey ve Doğu Suriye halkları arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve halklar arası bağın kuvvetlendirilmesiydi. Son 10 yıldır Suriye’de süren kriz herkesin malumu. Halklar arasındaki sorunlar, aşiretler arasındaki sorunlar, siyasal çevreler arasındaki sorunlar toplumda derin kutuplaşmaların oluşmasına neden oldu. Bu sorunlar zamanla bölgesel ve küresel güçlerin müdahalesine açık hale geldi. Bazı aşiretler bile kendi içerisinde çatışmalar yaşıyor. Bazı aşiretler İran ve Rusya’yı destekliyor. Bazıları Suriye hükümetini bazıları da Türk devletine bağlı hareket eden muhalefeti destekliyor. Yaşanan bu parçalanmışlık Suriye krizinin bu denli uzamasına neden oldu.

MSD’nin düzenlediği çalıştaylar güçlü ve ciddi bir süreci başlattı. Siyasi çevrelerin bir araya gelmesini ve toplumsal eksikliklerin giderilmesine olanak sundu. Yapılan öneriler sayesinde birlik olmanın kapıları aralandı. Dış müdahalelerin kesilmesi için çalıştaylar çok önemli rol oynadı.

* Şahsınızın sahip olduğu tecrübeye dayanarak düzenlenen çalıştaya katılanların Özerk Yönetim’e sunabileceği katkıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özerk Yönetim’in kurulduğu günden bugüne şartlar çok değişti. Özerk Yönetim’in yüklendiği yük ve çalışma koşulları değişti. Düzenlenen bu çalıştaylar şüphesiz ki Özerk Yönetim’e önemli katkılar yapacaktır. Özerk Yönetim’in hataları, eksik kaldığı konular çalıştaylar sayesinde dile getirildi. Bu çalıştaylarda yapılan önerilerin Özerk Yönetim tarafından dikkate alınması gerekiyor. Kanunlar düzenlenirken yapılan öneriler göz önünde bulundurulmalıdır. İnsanları toplayıp dinlemek yetmiyor. Onların düşüncelerini dikkate aldığını göstermek gerekiyor. MSD, toplum ile Özerk Yönetim arasında önemli bir görev görüyor.

* Çalıştaylarda öne çıkan önerileri Özerk Yönetim uygulayabilecek mi?

Özerk Yönetim temsilcileri, genel olarak çalıştaylarda yer aldı. Yapılan öneriler özel dosyalara not edildi. Bu notların özel komiteler tarafından titizlikle incelenmesi ve araştırılması gerekiyor. Bu çalıştayların ardından genel kongre gerçekleşecek. Kuzey ve Doğu Suriye’nin her yerinde bu çalıştayların sonuçları yorumlanacaktır. Özerk Yönetim, çalıştayın sonuçlarının pratiğe dönüştürülmesinden sorumludur.

* Bu çalıştaylar ulusal kongrenin gerçekleştirilmesini nasıl sağlayacak?

Başta da söylediğim gibi Suriye’deki muhalefet böylesi bir çalıştay sürecini başlatabilecek güce sahip değildir. Kuzey ve Doğu Suriye’de tüm çevrelerin katılacağı ulusal bir kongreyi gerçekleştirmek büyük bir olaydır. Bu kongre ile birlikte oluşturulacak güç, Suriye’deki sorunları çözebilecektir. Bu nedenle güçlü bir birliktelik sağlanmak ve bunun için de kongreye katılım yelpazesini olabildiğince geniş tutmak gerekiyor. Şimdiye kadar katılmayan çevrelerin de katılımını sağlamak gerekir.

MSD ve Özerk Yönetim, bu çalıştaylarda şu ana kadar çok fazla görüş biriktirdi. Bu kongre Suriye rejimine ve Türk devletinin denetiminde hareket eden muhalefet çevrelerine güçlü ulusal bir mesaj verecektir.

* Çalıştaylar Suriye krizine tam olarak çözüm sunacak mı?

Suriye hükümeti 2012 yılından bu yana Suriye krizinin çözümüne bir katkı sunmadı. Bölgesel güçlere dayanan muhalefet çevreleri de Suriye’nin işgal edilen topraklarının özgürleştirilmesi için ciddi bir çalışma ortaya koyamadı. 21 Ocak 2014’te kurulan Demokratik Özerk Yönetim, Suriye’nin 1/3’ünde ortaya koyduğu yönetim biçimiyle Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olduğunu kanıtladı.

Özerk Yönetim, Suriye’nin siyasi ve ulusal yapısının bir parçasıdır. 6 yıllık yönetim tecrübesinde bütün dünyaya kendini kanıtladı.

(rr/cj)

ANHA


Diğer Haberler