Dêrazorlu aşiretler: Yolumuz direniştir

Dêrazor’un batı ve doğu aşiret ileri gelenleri bölge aşiretlerinin QSD’nin yanında olduğunu belirterek, “Suriye krizine çözüm getirecek ve güvenliğini sağlayacak olan tek çare Özerk Yönetim’dir. Bölgemize karşı Türk devletinin saldırıları karşısında direneceğiz” dedi.

İşgalci Türk devleti, 19 Kasım’dan beri Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik barbarca saldırılar gerçekleştirmektedir. Saldırılarda altyapıya ve yurttaşlara saldırdı. Bu saldırıların amacı bölge bileşenlerini soykırıma uğratarak DAİŞ’e karşı gençlerin fedakarlıkla elde ettiği zaferle kurulan yönetimi yıkmaktır.

Kuzey ve Doğu Suriye halkları, ABD ve Rusya’yı işgalci Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların ortağı olarak görüyor. Bileşenler Türk devletinin saldırıları karşısında QSD’nin yanında yer alıyor.

Ajansımız konuya ilişkin Dêrazor aşiret ileri gelenlerinin görüşlerini aldı. Dêrazor’un batısındaki El-Meşhûr aşireti kanaat önderi Mensûr el-Şelaf, “Türk devleti altyapıyı hedef alıyor, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine gaz veren Siwêdiyê gaz istasyonunu tahrip etti ve kamu hizmeti sağlayan birçok kurumu hedef aldı” şeklinde konuştu.

El-Şelaf, “İşgalci Türk devleti, Kuzey ve Doğu Suriye halklarına karşı suç işliyor ve cezalandırılmalıdır. İşgalci Türk devletinin saldırıları ile DAİŞ hücrelerinin Kuzey ve Doğu Suriye halkına karşı artacaktır. Bu saldırılar ile DAİŞ çetelerini Hol Kampı ve cezaevinden çıkarmak istiyor. Biz işgalci Türk devletinin her türlü saldırılarına karşı güçlerimizle birlikte aynı safta olacağız” ifadelerini kullandı.

Dêrazor’un doğusundaki el-Begara aşireti kanaat önderi Elî el-Mihemed, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını reddederek, “Bu saldırıları kabul etmiyoruz ve toprağımızı işgal etmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

ABD’nin, işgalci Türk devletinin bölge üzerindeki saldırılardan sorumlu olduğunu belirten el-Mihemed, “Amerika Birleşik Devletleri (ABD) saldırılar karşısında sert tavırlar göstermeli ve Özerk Yönetim’e karşı tavrını netleştirmelidir” şeklinde konuştu.

‘QSD TERÖRE KARŞI SAVAŞMAK İÇİN KURULDU’

Dêrazor Doğu Halk Meclisi Eş Başkanı Ebdulezîz el-Ocan, “İşgalci Türk devleti, saldırılarla Kuzey ve Doğu Suriye’yi zayıflatmak istiyor. Bölgenin dağılacağını sanıyor. Ancak bu mümkün değildir. Çünkü biz güvenlik ve istikrarımıza yönelik bütün tehditlere karşı birlik içindeyiz” dedi.

El-Ocan şunları sözlerine ekledi: “Dêrazor’daki Arap aşiretleri olarak QSD güçlerinin yanındayız ve her savaşta onlarla birlikte olacağız. İşgalci Türk devleti bütün imkanları ile projemize saldırmaktadır. Demokratik ulus projemiz ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne yönelik her türlü saldırıyı yapıyor. Çünkü Özerk Yönetim’in bölgedeki bütün sömürge planlarını yeneceğini biliyor.”

Dêrazor El-Bokemal aşireti sözcüsü Şêx Saleh el-Selman, “İşgalci Türk devleti, saldırıları ile Kuzey ve Doğu Suriye halklarını hedef haline getiriyor. Koalisyon devletlerin sessizliği ile terörü yaymak için binlerce DAİŞ terör örgütü çetelerinin kaldığı cezaevlerine saldırı düzenliyor” diye konuştu.

‘YOLUMUZ DİRENİŞTİR’

Saldırılara karşı her şekilde direneceklerinin altını çizen El-Selman, “Biz Kuzey ve Doğu Suriye halkı olarak Özerk Yönetim’in etrafında kenetleneceğiz ve QSD saflarında savaşçı olan çocuklarımıza desteğimizi sunacağız. Türk devletinin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları karşısında direnişten başka seçeneğimiz yok” dedi.

El-Selman “İnsan hakları ve hukuk örgütleri özellikle Şam hükümeti, Türk devletine karşı tavrını göstermelidir. Suriye’nin yeni bir sömürge olmasının önüne geçmelidir” diyerek sözlerini tamamladı.

ANHA


Diğer Haberler