​​​​​​​‘Disiplin cezaları siyasidir’

Lübnan Kadın Yaşam Vakfı Başkanı Büşra Eli, "Önder Abdullah Öcalan'a verilen disiplin cezaları siyasidir ve yasalardan uzaktır. Tecrit sadece Önder Öcalan'ın şahsına değil, aynı zamanda fikirlerine inanan insanlara da uygulanıyor" dedi.

Türk yetkilileri, Önder Abdullah Öcalan ve İmralı'da tutulan tutuklulara 3 ay süreyle yeni disiplin cezaları verdi. Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş'ın görüşme hakları engellendi.

Lübnan Kadın Yaşam Vakfı Başkanı Büşra Eli, Önder Abdullah Öcalan'a yönelik giderek artan tecrit ve hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Büşra Eli özgürlük şehitlerini Önder Abdullah Öcalan'ın fikirlerini pratiğe döken direniş kahramanları olarak adlandırdı.

‘DİSİPLİN CEZALARI SİYASİDİR’

Büşra Eli, Önder Abdullah Öcalan'a 23 yıldır ağır tecrit uygulandığını ve işgalci Türk devletinin tüm uluslararası anlaşmaları ve imzalanan anlaşmaları ihlal ettiğini vurguladı.

Önder Öcalan üzerinden yürütülen soykırım siyasetine değinen Büşra Eli şöyle devam etti: "Hepimiz biliyoruz ki Önder Öcalan'ın mücadelesi halklar içindir. Önder Öcalan’ın rehin tutulduğu İmralı Cezaevi, Önder Abdullah Öcalan'ın 1999'da kaçırılmasından önce son haliyle kurulmuş ada cezaevidir.”

İşgalci Türk devletinin Önder Öcalan’a uyguladığı ağır tecrit koşullarının yanı sıra disiplin cezalarıyla işkenceye maruz bıraktığını ifade eden Büşra Eli, "Tabii ki bu kararlar siyasidir. Önder Öcalan’a uygulanan ağır tecrit koşullarıyla esasında halklar tecrit ediliyor. İşgalci devlet ister Kürt halkı ister Kürt kadını olsun, kimliği için özgürlük mücadelesi yürüten herkesi hedef alıyor” şeklinde konuştu.

‘HALK TECRİT ALTINDA TUTULUYOR’

İşgalci devletin tecridi kişiler bazında sınırlı tutmayıp, varlık mücadelesi veren tüm halklara uyguladığını dile getiren Büşra Eli, "Tecrit Kürt mücadelesi temelinde genel olarak Ortadoğu halklarına uygulanıyor. İşgalci devlet Önder Abdullah Öcalan'ın düşünce ve felsefesini benimseyen, kadın özgürlük mücadelesi yürüten halkla sınırlı kalmayıp bölge ve dünyadaki tüm halklara saldırıyor” dedi.

Tecridin, kendilerine karşı direnen halkların bölünmesine yönelik uluslararası güçlerin politikası olduğunu söyleyen Büşra Eli, egemen devletlerin, dünyanın kapitalist ilkesinin karşı çıkan fikirlere ve felsefeye saldırdığını kaydetti.

Büşra Eli, Önder Abdullah Öcalan'ın uluslararası güç ve devletlerin yeni veya büyük veya modern Ortadoğu projesine karşı 23 yıldır benzersiz bir direniş sergilediğini söyledi.

 ‘ULUSLARARASI GÜÇLER BU FİKRİN YAYILMASINI İSTEMİYOR’

İki çelişkili stratejik ilke arasındaki çatışmaya dikkat çeken Büşra Eli, "Bu çatışma Önder Öcalan üzerindeki tecridi daha da şiddetlendiriyor. Büyük uluslararası güçler, bu fikrin yayılmasını istemiyorlar. Bölge halkının, özellikle Arap halkının bu fikri tanımasını istemiyorlar. Halkların birliğini özellikle de kadınların birliğini kendilerine tehdit olarak gören egemen güçler mücadeleye karşı geliyor. Egemenlerin politikaları, halkların ve kadınların bireysel yaşamına, kadınların öldürülmesine ve hedef alınmasına dayanmaktadır” ifadelerini kullandı.

İşgalci Türk devletinin Bakurê Kurdistan'da, Rojava’da veya Başûrê Kurdistan'da önceliğinin kadınların kazanımlarının ortadan kaldırılması olduğunu söyleyen Büşra Eli, “İşgalci devlet kadınlardan kokuyor. Kadın kazanımlarına yönelip saldırıyor. İşgalci devlet dört parçadaki Kürtlere de saldırıyor” diye belirtti.

Kürtlerin özgür kimlikleri, onurlu bir yaşam ve adalet çağrısında bulunduklarını dile getiren Büşra Eli, Kürt halkının demokratik ulus projesine, halkların ortak yaşamına ve kardeşliğine inandıklarını, bu nedenle Türk işgal politikalarının hedefi olduklarına işaret etti.

TECRİT HEDEFİNE ULAŞTI MI?

Ağır tecridin hedefi ve amacı konusunda konuşan Büşta Eli, “23 yıldır Önder Öcalan’a uygulanan ağır tecrit koşullarının hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını kendimize soralım? Tabii ki, cevap hayır olacak" dedi. 

Tecridin Önderlik ile ilişkiler ve iletişimi engellediğini dile getiren Büşra Eli, “Bu yüzden hayatından endişe duyuyoruz. Ancak bu, uluslararası komplo ve tecrit politikasının başarılı olduğu anlamına gelmez. Önder Abdullah Öcalan'ın rehin alınmasından bu yana, fiziksel özgürlüğünü gerçekleştirmek için ilki esaretinden birkaç ay sonra olmak üzere birçok girişim ortaya çıktı. Eylemlere katılan akademisyenlerin, yazarların, aydınların ve birçok Nobel Ödülü sahibi de Önderlik için özgürlük istedi. Bu girişimler bugüne kadar kesintisiz devam ediyor" dedi.

Türkiye'nin işgal politikalarına yönelik tepkilerine değinen Büşra Eli, "Son yıllarda Mısır'da Önder Öcalan'a Özgürlük Mısır Girişimi ve Suriye'de Önder Öcalan'a Özgürlük Suriye Girişimi başlatıldı. Önder Öcalan Suriye'de uzun zaman geçirdi. Önder Öcalan Kürt halkı, Suriye ve bölge halkı arasında eğitim ve bilgiyi yaydı” dedi.

Son zamanlarda, Lübnan'da, Önder Öcalan'ın Özgürlüğü için Yeni Kadın Girişimi adında başlatılan kadın oluşumuna dikkat çeken Büşra Eli, “Girişimin tüm kadroları Ortadoğu, Kuzey Afrika, Suriye, Lübnan, Irak, Mısır, Filistin, Libya ve Yemen'deki 8 farklı ülkeden kadınlardan oluşuyor. Bu girişim 4 Haziran'da birçok tartışma, kapsamlı toplantılar sonrasında duyuruldu. Bu girişimle, Önder Öcalan'ın tecridinin amacına ulaşmadığını, aksine başta Arap halkı olmak üzere tüm bölge halklarının artık her zamankinden daha fazla düşünce ve felsefeye sahip olduğunu bir kez daha teyit ettik” değerlendirmelerinde bulundu.

‘FİZİKSEL ÖZGÜRLÜK SAĞLANANA KADAR MÜCADELEYİ ARTIRACAĞIZ'

Önder Öcalan'ın Özgürlüğü İçin Yeni Kadın Girişimi'nin çalışmalarına da değinen Büşra Eli, kadınların Önder Öcalan'ın düşünce ve felsefesiyle kendilerini geliştirdikleri ve Önder Öcalan'ın fikirlerini ve felsefesini inisiyatif yoluyla tüm kadınlara yayacaklarını ve stratejik hedeflerine ulaşacağını söyledi. Büşra Eli, “Önder Abdullah Öcalan'ın fiziksel özgürlüğünü gerçekleştirmek için tüm sorumluluğumuzla çalışacağız. Mücadelemizi politik, kültürel, sosyal ve yasal olarak her alanda her şekilde gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.

Tecridin amacına ulaşmadığını çalışmalarının büyüklüğüyle ortaya çıktığını vurgulayan Lübnan Kadın Yaşam Vakfı Başkanı Büşra Eli, tecridin sonlanmadığını da gördüklerini ifade etti. Büşra Eli “Hala ciddi ve ağır tecrit koşulları devam ediyor. Bu bizim için bir özeleştiri konusudur. Dolayısıyla bu da bizi ve başta kadınlar olmak üzere, Önder Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünü elde etmek için mücadeleyi artırmaya itmelidir” değerlendirmeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

ANHA


Diğer Haberler