​​​​​​​Çeteler arasındaki çatışmalarla ne amaçlanıyor?

İşgalci Türk devletine bağlı çeteler arasında sık sık çatışmalar yaşanırken, Suriye Birinci Partisi (Suriye Ewelen) lideri Selman Şibib, Türkiye’nin bu çatışmaları kendi çıkarı doğrultusunda bilinçli çıkardığını söyledi.

İşgal altındaki Bab köylerinde işgalci Türk devletine bağlı Cephe El-Şam ve Ehrar El-Şam çeteleri arasında çatışma çıktı. Çatışmalar, Cerablus'tan Efrîn'e bağlı köylere kadar işgal altındaki diğer bölgelere de ulaştı.

Çatışmaların, 32’nci Tugay çetelerinin Cephe El- Şam çetesinden ayrılarak, İslami Ehrar El-Şam çetesine katılmasından kaynaklandığı belirtiliyor.

Bu kapsamda Cephe El-Şam çeteleri, Halep'in kuzeydoğusunda İslam Ehrar El-Şam Devleti ve 32’nci Tugay'ın bulunduğu bölgelere yönelik geniş çaplı askeri saldırı gerçekleştirdi. Bölgeye büyük askeri sevkiyatlar gerçekleştirildi, Exterin, Rai ve Bab bölgelerinin girişlerine tanklar ve topçular yerleştirildi.

Cephe El Şam çeteleri, yoğun çatışmalardan sonra, Ehrar El Şam çetelerini ve 32’nci Tugayı, Bab'ın birçok köyünden çıkardı. Aralarında İslami Ehrar El-Şam çetelerinin onlarca üyesi ve çetebaşı Ebu Decane El Kurdi'nin de yer aldığı çeteciler yakalandı.

Tahrir El-Şam (Cebhat al-Nusra) çeteleri, daha önce Cephe El-Şam çetelerine karşı Ehrar El-Şam çetelerini desteklemek için Bab bölgesine çok sayıda askeri konvoy göndermişti.

Çatışmalar, işgal altındaki Efrîn kantonunun köylerine de sıçradı. Çatışmalar sırasında aralarında sivil ve çete üyelerinin de olduğu çok sayıda insan yaralandı ya da öldürüldü.

SÜREKLİ SAVAŞ ÇERÇEVESİ

Bu konuyla ilgili, Suriye Birinci Partisi (Suriye Ewelen) lideri Selman Şibib ANHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

"İki çete grubu arasındaki son çatışmalar yeni bir durum değil” diyen Selman Şibib, “Kuzey ve Doğu Suriye’nin işgal altındaki bölgelerinde terörist gruplar ve güçler arasında devam eden çatışmalar Türk ordusunun desteğiyle gerçekleşiyor” dedi.

Son yıllarda Cebhet El Nusra’nın yayılmasının amacının, işgal bölgelerini genişletmek olduğunu söyleyen Şibîb, bu durumun diğer örgütlerin devrilmesiyle gerçekleştirildiğini kaydetti.

Şibîb şöyle devam etti: “Bu çatışmalar özellikle bu hassas süreçte birçok mesaj ve anlam içeriyor. Türkiye bu çatışmalardan uzak ve bağımsız değil. Tabii ki kilit bir rol oynuyor ve bunları Suriye'nin kuzeyindeki gündem ve planlarına göre kullanıyor. Özellikle Türkiye ile uluslararası terör örgütü olarak sınıflandırılan Nusra Cephesi arasındaki açık koordinasyon ve işbirliği ile sürüyor.”

TEHRİR EL-ŞAM'IN KULLANILMASI

Şibib, Cebhet El-Nusra'nın, Kuzey ve Doğu Suriye'deki gelişmeler çerçevesinde hareket etmesinin, Türkiye'nin tehditleri ve diğer bölgelerin işgal edilmesine hizmet ettiğini söyledi. Şibib, devamında şunları söyledi: "Türkiye'nin saldırılarını kopuk kopuk ele alamayız. Onlar Cebhet El-Nusra'yı alışveriş yapabildikleri ılımlı bir örgüt olarak göstermek istiyor. Böylece Suriye'nin geleceğinde söz sahibi kılmak istiyorlar. Yani aslında yardım etmek, yaptıklarına göz yummak istiyorlar. Askeri, yönetimsel, ekonomik, yerel yönetimlerde söz sahibi bir örgüt olarak kontrolleri altındaki bir yapı olmasını istiyorlar. Daha sonra ileride Türkiye'nin Kuzey ve Doğu Suriye topraklarındaki projelerini uygulamaya koyacaklar. İsim ne olursa olsun amaçları birdir."

TEHRİR EL-ŞAM KENDİNİ BAŞAT GÜÇ OLARAK GÖSTERİYOR

Türkiye'nin grupları kontrol altında tutmak için kendi aralarındaki çelişkilerden de yararlandığının altını çizen Şibib, "Evet onlar aslında aynı baskıcı yöntemleri ve terörist uygulamaları gösteriyorlar. Ancak birçok konuda da aralarında çelişkiler bulunuyor. Örneğin, bölgelerin kontrolü, ekonomik kazanımlar, finansman ve yardımların dağılımı, yine askeri noktadaki önemli kademelerin belirlenmesi konusunda çelişkileri var ve bu noktaları Türkiye kontrol ediyor” dedi.

Şibib, El-Nusra'nın bir devlet yapılanmasına gitme işaretleri bulunduğunu belirterek, bunun için bu grubun kendi başına bu bölgeyi kontrol etmesi ve temel güç olarak bölgede baş göstermesi gibi bir yaklaşım sergilediğini kaydetti.

RUSYA İLE ANLAŞMA TÜRKİYE İÇİN KAÇIŞ KAPISI

Türkiye'nin çıkar politikasına da değinen Şibib, "Buradaki çelişkilerin kalıcı olması Türkiye'nin çıkarınadır. Bu grupların Türkiye'nin himayesine ve yardımına ihtiyacı var. Bu grupların iradelerini Türkiye böylece kontrol ediyor. Yine bu çelişkiler, Türkiye'nin Rusya ile anlaşması için bir çıkış kapısıdır. Özellikle de terörist grupların Kuzey ve Doğu Suriye'den işgal edilen bölgelerinden çıkarılması konusu. Ancak Türkiye yaklaşık 3 yıldır bunu ağırdan alıyor ve bunu da grupların çokluğuna bağlıyor” şeklinde konuştu.

Şibib'e göre, Efrin'de baş gösteren çatışmaların nedeni ise Türkiye'nin, Heyet Tehrir El-Şam'ı daha geniş bir şekilde himayesine alması diyerek şunları ekledi: "Bunu da Suriye'ye karşı kullanmak istiyor. Türkiye bu gruba işgal edilmiş topraklarda geniş yetkiler verecek. Kuzey ve Doğu Suriye'de uygulamaya koymak istediği plan için yapacak. Buraya hâkim olduktan sonra Türkiye'ye dâhil etmek için uygun zamanı bekleyecek.”

ÇETE GRUPLARININ ÇELİŞKİLERİ TÜRKİYE'NİN PLANLARI İÇİN ENGEL Mİ?

“Suriye Milli Ordusu’ bayrağı altında çelişkileri bulunan birçok grup var” diyen Şibib konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye planları doğrultusunda bunları kullanıyor. Ancak bu çelişkiler Erdoğan'ın planları önünde herhangi bir engel teşkil etmiyor. QSD'nin bu işgale karşı duracağını bildiği için, buna karşı Şam ile de anlaşacak. Türkiye sırtını küçük gruplara dayamaz. Cebhet El-Nusra gibi daha geniş imkânlara sahip bir cepheyi kullanacak ki kayıplarını daha az gösterebilsin ve Türkiye kamuoyunu etkileyebilsin. Özellikle Türkiye'deki karışıklığın ve bir seçim arifesi olduğunu düşünürsek yaptıklarının ne anlama geldiğini görmüş oluruz.”

Şibib, uluslararası güçlerin ve toplumun da bu tehlikenin farkında olmasını umuyor ve Erdoğan'ın şantaj siyasetine boyun eğmemelerini istiyor. Şibib, Ukrayna savaşının Erdoğan'ın bu planını devreye koyabilmek için önemli bir fırsat verdiğini hatırlatıyor.

Erdoğan'ın Amarika ve Rusya'dan gelecek onaya muhtaç olduğunu belirten Şibib, bunun şimdilik mümkün olmadığını söyledi. Şibib, "Ancak kökten bir reddediş de yok. Maalesef yürütülen bütün pazarlıklar bizim topraklarımız üzerine yapılıyor. Bütün Suriye güçlerinin özellikle de QSD, Şam Hükümeti, siyasi çevreler, toplumsal ve ulusal güçler bu tehlikeyi görmeli ve buna, Erdoğan'ın düşmanca planlarına karşı birlikte durmalı” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

ANHA


Diğer Haberler