​​​​​​​Akademisyen Hawjîn: KDP, Neo-Osmanlı projesine destek sunuyor

KDP yönetiminin Türkiye’nin Başurê Kürdistan’daki varlığını meşrulaştırdığını ve suçlara ortak olduğunu Akademisyen Hawjîn Mele Emin, Türk ordusunun Başûr’daki varlığının Neo-Osmanlı projesinin bir parçası olduğunu ve KDP’nin bunu desteklediğini ifade etti.

İşgalci Türk devleti, Haziran ayından bu yana Başurê Kürdistan’a yönelik saldırılarına devam ediyor. Başur halkı bu saldırılara tepki göstermek amacıyla eylemler düzenlese de KDP, eylem yapanları gözaltına aldı. Eylül ayı başında da KDP Hükümeti Başkanı Neçirvan Barzani Türkiye’ye giderek Erdoğan ile görüştü.

Süleymaniye Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Hawjin Mele Emin, devam eden işgal saldırıları ve KDP’nin politikalarına ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı.

Türk devletinin Başûrê Kürdistan’daki varlığının Neo-Osmanlı politikasının bir parçası olduğunu ve bölgedeki Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ni yok etmeyi hedeflediğini ifade eden Mele Emin, KDP’nin ise dayanak bulmak ve iktidarını korumak için işgal saldırılarını meşrulaştıracak şekilde Türk devletinin yanında yer aldığını söyledi.

‘IRAK’IN EGEMENLİK HAKKI İHLAL EDİLİYOR’

*Başurê Kürdistan’daki saldırıların durdurulması için Türk Büyükelçiliği’ne iki nota verilmesine rağmen Türk devleti saldırılarını durdurmadı. Buna karşın Irak hükümeti de net bir tavır alamadı. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu yaşananlar saldırıların yapılması için yeşil ışık yakıldığını gösteriyor. Gerçekte Irak’ın egemenlik hakları ihlal edilmiştir. Irak’ta hükümeti elinde bulunduran El Kazimi de içeride ve dışarıda bu saldırıları kullanmaya çalıştı. Bu saldırıların asıl nedeni Başurê Kürdistan Hükümeti’nin zayıf ve net olmayan tutumudur. Bunun yanında KDP de Türk devletine yardım ediyor.

Şüphesiz ki saldırıların nedenlerinden biri de Irak Hükümeti’nin Türkiye ve İran’a karşı net bir tavır alamamasıdır. Dini parçalanmışlığın yansıması orduya da yansıdı. Irak’taki askeri güçler de parçalanmışlık yaşıyor. Bu durum Irak’ın net tavır almasına engel oldu. Bir diğer neden ise Türkiye’nin NATO üyesi olması ve ABD ile ilişkiler kurmasıdır. Türkiye, NATO üyesi olmayı fırsata çevirerek ABD ve diğer NATO üyelerini şantaj etti. El Kazimi de tıpkı Erdoğan gibi bu saldırılardan faydalanmaya çalıştı. Yaptığı propaganda ile merkezi hükümetin güçlendirilmesi gerektiğini ve sınır kapıları başta olmak üzere sınırdan gelen tüm ekonomik kazançların merkeze aktarılması gerektiğini söyledi. Yani merkezi hükümet siyasi olarak bu saldırılardan kazanç elde etti.

‘IRAK KENDİ BAŞINA KARAR ALAMIYOR’

*Irak Hükümeti’nin egemenlik haklarına yönelik yapılan saldırılara sessiz kalmasının nedeni nedir?

Irak’taki siyasi durumu ve Irak’ın tutumunu ülkedeki parçalanmışlığa bağlayabiliriz. Türkiye’nin ülkedeki hegemonyası ve Başurê Kürdistan’daki bazı güçlerin Türkiye’ye bağlı hareket etmesi, Türkiye’nin NATO ile olan ilişkileri Irak hükümetinin saldırılar karşısında iradesiz kalmasına neden oluyor. Irak’taki bazı Sünni güçlerin Türkiye’ye olan yaklaşımı ve onun hilafet projesine duyduğu yakınlık da aşikardır. Irak, kendi topraklarında tek başına karar alamıyor. Irak’taki tüm kararların Ankara ve İran tarafından alındığını söyleyebilirim.

‘KDP KÜRT KARŞITLIĞINDA ANLAŞTI’

*Başurê Kürdistan Hükümeti’nin saldırılardaki rolü nedir?

Maalesef Başurê Kürdistan Hükümeti saldırıları kolaylaştıran ve yol açan bir noktada bulunuyor. Türkiye’nin PKK bahanesiyle kendi egemenlik haklarına saldırmasına izin verdi. Saldırılara karşı çıkacağına, yaşananları izah etmeye çalıştı. Türkiye’de iktidarda bulunan faşist milliyetçi radikal grup, Kürt halkını topyekun imha etmeye çalışıyor. Türkiye’nin KDP ile kurduğu tüm ilişkilerin temelinde de bu gerçeklik bulunuyor. Başurê Kürdistan’daki askeri varlığını koruyan Türk devleti, KDP’yi kendine bağlı bir uzantı haline getirdi. Başur hükümeti Türkiye’yle olan sınırlarını dahi koruyamamaktadır. Saldırıları gizleyen Başur hükümetine karşı Şeladîzê’de başlayan serhildan tüm ülkeye kısa sürede yayıldı.

‘TÜRKİYE’NİN BAŞÛR’DAKİ VARLIĞI YENİ OSMANLI PROJESİNİN PARÇASI’

*Irak Hükümeti Türk devletini neden Irak topraklarından çıkaramıyor?

Türk devleti, meşru haklarını isteyen Kürt halkını bastırmak için bölgede bulunuyor. Kürt halkı, demokrasi ve özgürlükleri temsil ediyor. Kürtler, DAİŞ ve diğer terör gruplarını yenerek güçlerini bütün dünyaya gösterdi. Türkiye’nin Başur’daki askeri varlığı yeni Osmanlı projesinin de bir parçasıdır.

Başurê Kürdistan Hükümeti’ni elinde bulunduran KDP, Türkiye’nin bu planlarını gerçekleştirmesi için kolaylaştırıcı bir rol oynuyor. Her şeyden önce şeffaf olmamız gerekiyor. Türkiye’nin Başurê Kürdistan’daki amaçlarından biri de Kürdistan Özgürlük Hareketi’ni yok etmektir. Kuzey ve Doğu Suriye’de de bunu yapıyor. KDP ve YNK’nin içerideki çekişmesinin ortaya çıkması İran ve Türkiye’nin güvenlik politikalarında değişikliğe gitmesine neden oldu. KDP Türkiye’yi YNK ise İran’ı tuttu. Tarihteki Çaldıran savaşı ve ardından İran-Irak savaşı Başur’da iki başlı yönetimin ortaya çıkmasına neden oldu. Türkiye ve İran tarafından yönetilen iki kutuplu yönetim Başur’u oldukça geriye götürdü.

‘KDP İKTİDARI İÇİN TÜRKİYE’YE YANAŞTI’

İran’ın Şii partiler aracılığıyla Irak’ta yayılmaya başlaması KDP’yi endişelendirmeye başladı. Kuşatıldığını düşünen KDP kendini dayayacak bir güç aramaya başladı. Bunun üzerine Türkiye’ye yaklaşmaya başladı. İktidarın elinden gitmemesi için elinde ne varsa Türkiye’ye teslim etti. Türkiye’yi iktidarı elinde bulundurmak için stratejik bir ortak olarak görüyor. Bunun yanında Türk devletinin son dönemde YNK’nin kontrolündeki yerlerde de yayılmaya çalıştığını görüyoruz. Bunun birçok nedeni var. YNK’nin parçalanmasının yanı sıra İran’a karşı Irak’ta yürütülen uluslararası bir savaş bulunuyor.

‘HALK NET TUTUM SERGİLEDİ’

*Kürtler bu saldırıları nasıl okumalıdır?

Kürt halkının bu saldırılar karşısındaki tutumu gayet nettir. İşgale karşı yürüyüşler yapan halk Türk devletini kınadı. Başurê Kürdistan’da ve Kuzey ve Doğu Suriye’de halkın tutumu çok net ortaya çıktı. Bölgesel hükümet ve Irak hükümetinin Kürt halkını temsil etmediğini bilmemiz gerekiyor.

‘TÜRKİYE VEKALET SAVAŞINDA YENİLİNCE DİREKT SAHAYA ÇIKTI’

*Saldırıların durdurulması için Irak ve Başur hükümetlerinin ne yapması gerekiyor?

Onlardan beklenen şey bellidir. İlk günden Türk devletinin saldırılarına misliyle karşılık vermeleri ve bu konuyu BM Güvenlik Konseyi’ne taşımaları gerekiyordu. Çünkü Türkiye doğrudan Irak topraklarına saldırıyor. Türk devleti bölgede yayılmacı politika izlemeye devam ediyor. Daha önce DAİŞ’i kullanan Türk devleti vekalet savaşında yenilince kendisi sahaya çıktı. Buna karşı bölge hükümetlerinin bir şey yapmaması Türk devletinin işini kolaylaştırmaktadır.

(rr/eyl)

ANHA


Diğer Haberler