‘En büyük talebimiz Efrîn’e geri dönmek’

Türk devleti ve ona bağlı çetelerin işgali nedeniyle göç etmek zorunda kalan Efrîn-Şehba Kantonu’ndaki yurttaşlar, en büyük taleplerinin Efrîn’in işgalden arındırılması ve evlerine geri dönerek zeytin ağaçlarının gölgesinde yaşamak olduğunu belirtti.

‘En büyük talebimiz Efrîn’e geri dönmek’
21 Jul, 2025   03:50
QAMIŞLO
SÎMAV MEHMÛD

Cizîr Kantonu’na bağlı Amûdê kentindeki El Merîî Okulu’nda, İşgalci Türk devleti ve ona bağlı çetelerin saldırıları nedeniyle Efrîn-Şehba Kantonu’ndan göç etmek zorunda kalan 24 aile kalıyor. Aileler, su yetersizliği, elektrik kesintisi, temel yaşam malzemelerinin eksikliği ve yüksek sıcaklık nedeniyle artan hastalıklarla mücadele ediyor.

En büyük taleplerinin Efrîn’in işgalden arındırılması olduğunu vurgulayan 24 aile de evlerine geri dönerek zeytin ağaçlarının gölgesinde yaşamak istediklerini belirtti.

Mistefa Henan adlı göçmen, göç yolculuğunda yaşadıkları acıların Halep’ten itibaren başladığını, ardından Efrîn, Şehba ve son olarak Amûdê’ye kadar devam ettiğini belirtti. Henan, “Şu anda Efrîn’e dönüş, Türk işgali ve ona bağlı çetelerin varlığı nedeniyle güvenli değil. Geri dönmeye çalışan birçok kişi kaçırıldı, bir kısmı da öldürüldü” dedi.

Mevcut durumlarının görmezden gelindiğine işaret eden Henan, “Bazı kuruluşlar gelip sadece isimlerimizi yazdılar ve sonra bir daha onları görmedik. Bu duyarsızlık bizleri ciddi anlamda etkiliyor. Üstelik iş olanakları yok, barınma yok, elektrik, su ve yiyecek de çok az” şeklinde konuştu.

Efrîn’deki mülklerinin yağmalandığına dikkat çeken Henan, sözlerine şunları ekledi: “Her şeyi arkamızda bırakmak zorunda kaldık. Bu zorunluluk, bizim psikolojik ve maddi yükümüzü artırdı. Bize neye ihtiyacınız var diye soruyorlar. Bize bir şey lazım değil; biz sadece Efrîn’e dönüp evlerimizde yaşamak istiyoruz.”

Henan, insan hakları örgütlerinden sorumluluklarını yerine getirmelerini, göçmenlerin durumunu ciddiyetle yaklaşmalarını talep ederek “Temel ihtiyaçlarımız su ve elektriktir” ifadelerini kullandı.

Mistafa Henan sözlerini şöyle tamamladı: “İşgalci Türk devleti ve çetelerinin topraklarımızdan çıkarılmasıyla evlerimize geri döneceğimizi umut ediyoruz. Buna inanıyoruz.”

Halep, Efrîn ve Şehba’dan toplam dört kez göç etmek zorunda kaldığını ve şu an Amûdê’de göçün zorluklarıyla boğuşan Reşîd Elo da “Şehba da tarım yaptığım bir arazim vardı. Ekim zamanı çeteler tarlayı yaktı ve bizi geçim kaynağımızdan mahrum bıraktı. Eskiden küçük bir iş yerim de vardı, geçimimi oradan sağlıyordum ama şu an göç durumunda her şeyini kaybetmiş biriyim” dedi.

Bölgedeki yurttaşların kendilerine olan yaklaşımlarından ötürü göç şartlarında yaşadıkları acının bir nebze de olsa hafiflediğini dile getiren Reşît, sözlerine şöyle devam etti: “Eksikliğini hissettiğimiz tek şey evlerimizdir. Efrîn’in acısı hafızamızdan silinmiyor. Her bir zeytin ağacı dalı bize Efrîn’deki o güzel günleri anımsatıyor. Efrîn bizim kıblemizdir. Ne kadar kendimizi buraya uyarlamaya çalışsak da Efrîn’den uzak kalmanın acısını yaşayacağız.”

Reşîd Elo sözlerinin sonlandırırken “En başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere, uluslararası toplumun sorumluluğu, göçmenlerin kendi topraklarına dönüşünü ve işgalcilerin bölgeden çıkarılmasını sağlamaktır” diye belirtti.

Kışın zor koşullarını arabada geçirdiklerine dikkat çeken 10 yaşındaki Kamîliya Îsamîl, şu anda kavurucu sıcaklarda korunmasız kaldıklarını, Efrîn’e dönerek zeytin ağaçlarının gölgesinde yaşamak istediklerini vurguladı.

(ca/df)

ANHA