Efrînli göçmenlerin bayramda tek dileği dönüş

Bu Kurban Bayramı’nda da Efrînli göçmenler, bayramın sevincini değil, göçün ağırlığını taşıyor. Göçmenler, evlerine ‘güvenli bir şekilde’ dönebilecekleri bir bayram sabahı umut ediyor.

Efrînli göçmenlerin bayramda tek dileği dönüş
Efrînli göçmenlerin bayramda tek dileği dönüş
Efrînli göçmenlerin bayramda tek dileği dönüş
Efrînli göçmenlerin bayramda tek dileği dönüş
Efrînli göçmenlerin bayramda tek dileği dönüş
Efrînli göçmenlerin bayramda tek dileği dönüş
Efrînli göçmenlerin bayramda tek dileği dönüş
Efrînli göçmenlerin bayramda tek dileği dönüş
Efrînli göçmenlerin bayramda tek dileği dönüş
6 Jun, 2025   02:40
HESEKÊ
ZEYNEB ŞÊXO

Türk devleti ve çetelerinin 2018 yılında Efrîn’i işgaliyle başlayan göç dalgası, 2024’te Şehba’ya yönelik saldırılarla yeni bir boyut kazandı. Efrîn halkı, bir kez daha topraklarından edildi. Bu Kurban Bayramı’nda da binlerce Efrînli, topraklarından uzakta, Hesekê gibi Demokratik Özerk Yönetimi’nin farklı bölgelerinde yaşam mücadelesi veriyor. Ajansımıza konuşan yurttaşlar, geri dönüş umudunu paylaştı.

8 yıl önce Efrîn’den Şehba’ya göç eden Ehmed Mihemed, ikinci bir saldırı dalgasıyla bu kez Hesekê’ye yerleşmek zorunda kaldıklarını anlattı. “Bu ikinci göçümüz. Efrîn halkının evleri, bahçeleri, tüm mal varlığı talan edildi. Biz yalnızca yerimize, yurdumuza dönmek istiyoruz. Uluslararası kuruluşlara çağrımızdır; sessiz kalmasınlar. Tüm zorlukların ortasında tek umudumuz, Efrîn’e geri dönmektir,” dedi.

‘BAYRAM ARTIK HÜZÜN GÜNÜ’

7 yıl boyunca Şehba’daki kamplarda direndiklerini, şimdi ise Hesekê’de hayata tutunmaya çalıştıklarını ifade eden Ezidîn Elo da “Her bayramda içimizde büyük bir hüzün taşıyoruz. Efrîn’deki bağlarımız, bahçelerimiz, zeytin ağaçlarımız gözümün önünden gitmiyor. Sekiz yıldır çocuklarımızın, aile büyüklerimizin mezarlarını ziyaret edemiyoruz. Bu çok zor” sözleriyle duygularını dile getirdi.

Elo ayrıca, Şam iktidarı ile QSD arasındaki esir ve tutuklu takasına da dikkat çekerek, bunun göçmenler arasında bir nebze umut yarattığını söyledi. Ancak Efrîn’de doğaya ve insanlığa yönelik ihlallerin sürdüğünü vurguladı: “Tüm ağaçlar kesiliyor, yakılıyor. Doğaya karşı suçlar işleniyor. Artık ölü insanlara karşı bile gayri ahlaki uygulamalar var. Şehit çocuklarımızın, anne ve babalarımızın mezarları tahrip edildi. İslam adına çağrılar yapıyorlar ama bu İslam değil. Gerçek İslam, kalpte merhamet ve sevgi olmalı” diye belirtti.

Tek umutlarının bir gün kendi topraklarına geri dönmek olduklarını belirten Elo, “Efrîn bizim anamızdır. Onurlu dönüşümüz, HRE ve QSD sayesinde olacak.  Zeytin ağaçları bizim için su ve ekmek kadar değerli, Efrin anamızdır” diyerek sözlerini tamamladı.

Bir başka göçmen Zekeriya Şêx Mihemed ise, göçün aileleri nasıl parçaladığını şu sözlerle anlattı: “Türk devleti bizi ailemizden, dostlarımızdan ayırdı. Her birimiz başka şehirlerdeyiz. Bayram artık bayram değil; gurbetin ve ayrılığın adıdır. Keşke eski bayram sevincimiz yerine gelse ve yeniden evlerimize dönsek, sevdiklerimizle aynı sofrada buluşsak.”

Şêx Mihemed, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, göçmenlerin güvenli şekilde Efrîn’e dönüşünün sağlanması gerektiğini belirtti: “Bizim tek istediğimiz, doğuştan sahip olduğumuz haklardır. Evimize dönmek, bayramlarımızı kendi köyümüzde kutlamaktır.”

(rd)

ANHA