Dêrazor halkı: Tişrin saldırısı Suriye halkının haklarına saldırıdır

İşgalci Türk devletinin Tişrin Barajı’ı ve halka yönelik saldırılarına tepki gösteren Dêrazorlu yurttaşlar, yaklaşık iki aydır hedefte olan barajın, bölge halkı için yaşamsal önem taşıdığını vurguladı. Saldırıları kınayan yurttaşlar Tişrin için “Bölgenin yaşam damarıdır” ifadelerini kullandı.

Dêrazor halkı: Tişrin saldırısı Suriye halkının haklarına saldırıdır
26 OCAK, 2025   04:00
DÊRAZOR

Türk devleti ve güdümündeki çete gruplarının, Fırat Kantonu’nun Kobanê kentinin güneyinde bulunan Tişrîn Barajı ve Qereqozax Köprüsü’ne yönelik saldırıları 50. gününe girdi. İşgalci güçler, 8 Aralık 2024’te Tişrîn Barajı’na yönelik yoğun saldırılar başlatırken, bölge halkı bu saldırılara karşı büyük bir kararlılıkla direnmeye devam ediyor.

Barajı korumak ve saldırıları durdurmak için Kürt, Arap, Ermeni, Süryani ve diğer halklar, Kuzey ve Doğu Suriye’nin dört bir yanından gelerek 8 Ocak’tan itibaren nöbet eylemi başlattı. Halkların büyük dayanışma içinde sürdürdüğü direniş nöbeti, saldırılara rağmen 19. gününde devam ediyor.

İşgalci devletinin bölgeye yönelik uygulamaların ve saldırılarının ‘insanlık dışı’ ve ‘savaş suçu’ olduğunu vurgulayan Dêrazorlu yurttaşlar, uluslararası topluma TC’nin halkların birlikte yaşadığı bölgenin huzur ve istikrarını hedef alan söz konusu saldırılarını durdurmaları çağrısında bulundu.

Dêrazor’un Hecîn kentinden Yihya El adlı bir yurttaş, işgalci devletin bölgeye yönelik saldırılarını kınadı. Yaklaşık iki aydır işgalcilerin hedefinde olan Tişrin Barajı’nın Suriye halkı için taşıdığı öneme vurgu yapan Yihya El, “Bölgenin yaşam damarıdır” ifadelerini kullandı.

"Sivillerin ve altyapıların hedef alınması, tüm insanlık değerlerine ve prensiplerine aykırıdır. Bu tür uygulamalar, işgalci devletin bölgedeki yaşam kaynaklarını zayıflatma amacını açıkça ortaya koyuyor" diyen El Elî, Tişrin direnişinin, bölge halkının haksızlığa karşı iradesini ve mücadelesini simgeleyen tarihi bir direniş olduğunu belirtti. "Bu direnişin bir parçası olacağız ve sonuna kadar destekleyeceğiz. Topraklarımızı savunma konusunda asla tereddüt etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Cabir El Rewam ise Tişrin Barajı’nın yıkılmasıyla doğabilecek büyük tehlikelere dikkat çekerek, "Bu saldırılar binlerce insanın hayatını tehdit ediyor" uyarısında bulundu. "Baraja yönelik saldırı, yalnızca toplumsal bir kuruma değil, Suriye halkının haklarına ve barışçıl yaşamlarına karşı bir saldırıdır" dedi.

El Rewam konuşmasını şöyle sürdürdü: "İşgalci Türk devletinin, Tişrin Barajı’nda direniş nöbeti tutan halka yönelik saldırıları, bölgemizdeki yaşamı destekleyen altyapıları yıkma niyetini açıkça göstermektedir. Bu durum, Türk devletinin savaş suçlarını sürdürdüğünün bir kanıtıdır. Halkımız, dış müdahale olmaksızın kendi toprağını, yaşamsal ihtiyaçlarını ve hizmet kurumlarını koruma hakkına sahiptir."

Konuşmasını sonlandırırken El Rewam, "Tişrin’e yönelik saldırılar irademizi asla kıramaz; aksine, haklarımızı ve varlığımızı koruma kararlılığımızı daha da güçlendiriyor. Kimsenin geleceğimizi karartmasına veya haklarımızı elimizden almasına izin vermeyeceğiz" dedi.

(rd)

ANHA