DEM Parti Sözcüsü Doğan: Herkesi iradesine sahip çıkmaya çağırıyoruz

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Wan'da gasp ile karşı karşıyayız. Halkımızı iradesine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Demokratik kamuoyunu ses çıkarmaya çağırıyoruz" dedi.

DEM Parti Sözcüsü Doğan: Herkesi iradesine sahip çıkmaya çağırıyoruz
2 Apr 2024   15:14
HABER MERKEZİ

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Hukuk Komisyonu Eş Sözcüsü Öztürk Türkdoğan, Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan'ın memnu hakkının Adalet Bakanlığı'nın "talimatıyla" geri alınmasına ilişkin açıklama yaptı. Partinin Genel Merkezinde yapılan toplantıda konuşan Ayşegül Doğan, "Kayyum rejimine verilen net cevaba karşı mesai bitimine dakikalar kala Abdullah Zeydan şahsında tekrar bir irade gasbıyla karşı karşıya bırakıldık" dedi.

Ayşegül Doğan, şu açıklamalarda bulundu:

Van halkının iradesine karşı akla hayale sığmayacak kumpaslar yapılıyor.

İradesini bu kadar güçlü, bu kadar net bir şekilde yansıtan Van halkına karşı, halk sandığa gitmeye hazırlanırken akla hayale sığmayacak birtakım planlar ve kumpaslar devreye konuldu. Biz sahadayken de bunları gördük. Halklar sandığa gitmeye hazırlanırken, bazıları da sandıktan çıkacak o güçlü iradeden korktukları için belli ki planlar yapmakla meşguldü.

DEM Parti’nin buna dair hukuken bir sorumluluğu yok, herhangi bir boşluk yok. Hukuken başka türlü yorumlanabilecek ya da irade gasbıyla halkı karşı karşıya bırakabilecek herhangi bir boşluk DEM Parti tarafından bırakılmamıştır.

Zeydan aday olmak için gereken prosedürleri tamamlamıştır.

Halkın, iradesinin gasp edilmesine izin vereceğini zannediyorsanız büyük yanılıyorsunuz.

Kürt meselesini çözmeyen, Kürt meselesine güvenlikçi politikalarla yaklaşan iktidarlar gibi bu iktidar da erimeye ve çözülmeye mahkum olacaktır.

'BU HEZİMETİN DAHA BÜYÜĞÜNÜ YAŞARSINIZ!'

Bu mesajı çok net bir şekilde Kürt halkı duyurdu. Kürt halkı kendisinden zorla alınan, kayyum rejimiyle yıllardır yönetilen belediyelere sadece seçim olarak yaklaşmayıp bir irade, sahiplenme ve irade ortaya koyarak çok güçlü bir biçimde tüm Türkiye halklarına, tüm dünya kamuoyuna duyurdu. Eğer bu mesajı böyle algılamaz, buna bu şekilde yanıt vermezseniz bu hezimetin daha büyüğünü yaşamaya mahkum olursunuz. Dolayısıyla 29 Mart 2024 Cuma günü mesai bitimine 5 dakika kala, seçime iki gün kala idari bir karar ve yazıyla, 2 yıl önce memnu haklarını alan ve tüm yasal denetim süreçlerinden geçen Abdullah Zeydan’ın memnu haklarına itiraz etmeniz Kürt meselesine yaklaşımınızın göstergesidir. Yetkili savcılık talimat niteliğindeki bu idari itiraz yazısı üzerine kesinleşmiş hak kararı veren mahkemeye yeniden başvuruyor, mahkeme aynı gün kesinleşmiş hak kararını geri alıyor ve memnu hak talebini reddediyor. Karar henüz kesinleşmeden, yani itiraz ve temyiz hakkı kullanılmadan hemen YSK’ya bildiriliyor. Belediye Eş Başkanımız Abdullah Zeydan’ın memnu haklarının iadesi kararını veren aynı mahkeme aldığı bu kararı çiğnemiş ve hukuk güvenliğini de hukuk güvenliği hakkını da yok etmiştir.

Alınan bu yanlış karardan derhal geri dönülsün.

DEMOKRATİK KAMUOYUNA ÇAĞRI

Aylardır yaptığımız çağrıyı yineliyorum. Tüm demokratik kamuoyunu da bu konuda duyarlılığa, sorumluluk üstlenmeye ve dayanışmaya çağırıyoruz. Bugün DEM Parti’ye yapılan yalnızca DEM Parti ile sınırlı kalmıyor, kalmayacak. Bu hukuksuzluktan, bu anti demokratik uygulamalardan, yol ve yöntemlerden payını almayacağını zannedenlere özellikle seslenmek istiyorum. Bir ülkenin bir bölgesinde ortaya çıkan böylesine büyük bir iradeye yapılanlar karşısında dayanışmazsak, demokratik değerlerden ve hukuktan bahseden hiç kimsenin inandırıcılığı kalmaz. Çağrım tüm siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve barolaradır. Çağrım bu ülkede sorumlu yurttaş hissiyle yaşayan, bu ülkedeki demokratik değerlere önem ve anlam atfeden herkesedir. Van halkının iradesini sahiplenmek için çağrıda bulunuyoruz. Demokrasileri var eden temel ilkelerden biri halk iradesine saygı duymaktır. Bunu en çok ifade eden, yıllarca bunu diline pelesenk eden bir iktidar şu anda ülkeyi yönetiyor. Ve bunu en çok ihlal eden ve bu konuda akıl almaz yöntemlere tevessül eden iktidara da tekrar çağrıda bulunuyoruz. Bu yanlıştan derhal geri dönün. Sakın ama sakın Van halkının iradesini gasp etmeye heveslenmeyin. Çünkü buna izin verecek bir halk yok sizin karşınızda.

Bu suça karşı demokratik kamuoyunu ses çıkarmaya çağırıyoruz."

TÜRKDOĞAN: HUKUK TANINMIYOR

Öztürk Türkdoğan da şöyle konuştu:

"Arkadaşlarımız Van İl Seçim Kuruluna evrakları verdi. İl Seçim Kurulu bu evrakların tamamını inceledi. Hiçbir yasal sorun görmedi, kabul etti. Daha sonra listeler ilan edildi. Geçici listelerin ilan süresi içinde hiç kimse itirazda bulunmadı, kesinleşti ve seçime girdi.

(...)

Zeydan şu anda memnu haklarını almış birisidir, yapılan siyasi müdahaledir.

Ayrıca biz 15 günlük itiraz hakkımızı henüz kullanmadık. Çünkü bu karardan Pazartesi günü haberdar olduk. Biz henüz itiraz hakkımızı kullanmadan mahkeme bu kararı Adalet Bakanlığına bildiremez. Şu anda arkadaşımız Abdullah Zeydan memnu hak iadesi almış birisidir. Van İl Seçim Kurulunun kendisine mazbatayı vermesi gerekir."