Çeşitli topluluklar, tek ses: Bu anayasa değişmeli!

Şam iktidarının ilan ettiği ‘anayasa taslağı’, toplumun farklı kesimleri tarafından eleştiriliyor. Êzidî ve Arap bileşenleri başta olmak üzere birçok kesim, anayasanın haklarını güvence altına almadığını, aksine bölgedeki krizi derinleştirdiğini belirtiyor. Halk, yeni çatışmaların önüne geçmek için adil bir anayasa çağrısında bulunuyor.

Çeşitli topluluklar, tek ses: Bu anayasa değişmeli!
19 Mar, 2025   07:40
HELEB
NISRÎN ŞÊXO

Şam İktidarı Başkanı Ehmed El Şeraa, 13 Mart’ta 53 maddeden oluşan yeni bir Anayasa Taslağını imzaladı. Ancak taslak, ülkenin farklı etnik ve dini bileşenleri tarafından tepkiyle karşılandı. Halk, anayasanın toplumsal çeşitliliği göz ardı ettiğini ve haklarını güvence altına almadığını belirtiyor.

Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde yaşayan yurttaşlar, taslağa dair kaygılarını ajansımıza anlattı. Êzidî topluluğundan Resûl Şêxmûs, yeni anayasanın bölgedeki halkların beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu dile getirdi.

Şêxmûs, Şeraa ile Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdî arasında 10 Mart tarihinde yapılan anlaşmanın, farklı toplulukların haklarını güvence altına almayı amaçladığını ancak Şam iktidarının anayasa taslağının bu anlayıştan uzak olduğunu vurguladı:

“Bu anayasa, kültürel, etnik ve dini çeşitliliği göz ardı ediyor; tek dili ve tek dini zorunlu kılıyor. Oysa biz, Êzidî toplumu olarak, kendimiz için istediğimiz hakları herkes için de istiyoruz. Her bireyin bu ülkede bir yurttaş olarak yaşaması gerektiğine inanıyoruz”

‘ADİL BİR ANAYASA İÇİN DEĞİŞİKLİK ŞART’

Yeni anayasanın ülkedeki tüm bileşenleri kapsamadığını belirten Şêxmûs, toplumun geniş kesimlerini temsil eden ve adaleti, eşitliği, kalkınmayı sağlayan bir anayasa talep ettiklerini ifade ederek, “Bölgede barışı ve istikrarı sağlayacak, halklar arasında adaleti tesis edecek ve yeni savaşların önünü kesecek bir anayasa hazırlanmalıdır.” dedi.

Arap bileşeninden Mihemed Elî de taslağın bölgedeki toplulukların haklarını göz ardı ettiğini ve özellikle kadın haklarını içermediğini belirterek tepki gösterdi.

BÖLGENİN ÇEŞİTLİLİĞİNE UYGUN BİR ANAYASA HAZIRLANMALIDIR

Elî, anayasanın mevcut haliyle toplumsal gerçekliğe uygun olmadığını ve köklü değişikliklere ihtiyaç duyduğunu söyledi:

“Bu taslak baştan hazırlanmalı. Devletin adı tarafsız ve kapsayıcı olmalı. Biz, yeni savaşlara sürüklenmek istemiyoruz. Ülkemizi talan eden ve yıkıma sürükleyen Baas rejiminin geri dönmesini kabul etmiyoruz”

AYNI ZİHNİYETİ TEMSİL EDEN BİR ANAYASA

Elî’ye göre yeni anayasa, eski rejim anlayışının bir yansıması olmaktan öteye gidemiyor:

“Bu taslak, eski Baas rejiminin bir kopyasıdır. Sadece tek bir ulusu tanıyor, diğer halkları yok sayıyor. Eğer gerçekten adil bir anayasa hazırlanmak isteniyorsa, tüm bileşenlerin eşit haklara sahip olduğu bir sistem inşa edilmelidir.”

Öte yandan Îsmaîl Mihemed de şöyle konuştu: "Halk, Baas rejiminin, iktidarı boyunca uyguladığı baskı ve zulme karşı ayağa kalktı ve verdiği büyük bedeller sonucunda bu rejim yıkıldı. Hiçbir tarafın, fedakarlıklarımızın bu eserini elimizden almasına ve gerek ‘yasalarla’, gerekse başka yöntemlerle devrimi rayından çıkarmasına asla izin vermeyeceğiz."

 ‘Anayasa Taslağı’nı’, ‘Baas rejimi yasasının bir tekrarı’ olarak nitelendiren Îsmaîl Mihemed, "El Şara'nın yayımladığı taslak, baskı ve zulüm uygulayan Baas rejiminin anayasasından farklı değildir" dedi.

Anayasanın, değiştirilmemesi halinde ülkenin başka bir felaket durumuna geçeceği uyarısında bulunan Mihemed, sözlerini şöyle tamamladı: "Bir 14 yıl daha geriye gitmemek için, her bileşenin, mezhebin haklarını içeren, hiçbir tarafın dışlanmadığı yurttaşlık esasına dayalı bir anayasanın yeniden oluşturulması ve ortak yaşam kavramının genelleştirilmesi gerekiyor."

(rd)

ANHA