Araştırmacı Süryan: Toplumsal Sözleşme Suriye yasasının bir parçası olsun

Süryani Araştırma Merkezi Danışmanı Bersûm Bersûm, Suriye’deki tek tipleştirme girişimlerinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Demokratik bir Suriye için ortak programlara ihtiyaç var. Kuzey ve Doğu Suriye Toplumsal Sözleşmesi, böyle bir çalışmanın sonucudur ve bu nedenle toplumsal sözleşmenin Suriye yasasının bir parçası olmasını bekliyoruz” dedi.

Araştırmacı Süryan: Toplumsal Sözleşme Suriye yasasının bir parçası olsun
10 OCAK, 2025   04:15
QAMIŞLO
SÎMA BIROKÊ

Süryani Araştırma Merkezi Danışmanı Bersûm Bersûm, Suriye'nin mevcut durumu, Heyet Tahrir El-Şam (HTŞ) yönetiminin kararları ve Süryani halkının taleplerine dair değerlendirmelerde bulundu. 

Bersûm, Süryanilerin Suriye ve Ortadoğu’nun yerli halklarından olduğunu hatırlatarak, ülkedeki kaos nedeniyle Süryani halkının ve diğer toplulukların durumunun iyi bir seviyede olmadığını vurguladı.

‘SURİYE’NİN GELECEĞİ UMUT VE KORKU ARASINDA’

Suriye’deki ziyaretlerinden edindiği izlenimleri aktaran Bersûm, “Süryani halkının umut dolu olduğunu ancak geçmişteki uygulamalar nedeniyle korku duyduğunu gözlemledik. Daha iyi bir gelecek hayali kuruyorlar, ancak hükümetin önceki kararları ve uygulamaları, sadece Süryaniler değil, farklı etnik ve dini gruplar arasında da endişeye yol açıyor” dedi.

Bersum, mevcut gelişmeler karşısında şaşkınlıklarını ifade ederek şunları söyledi:

“Suriye'deki temaslarımız sırasında, Süryani halkının hem umutlu hem de endişeli olduğunu gözlemledik. Daha iyi bir geleceğe dair umut besliyorlar, ancak geçmişte hükümetin aldığı kararlar ve uyguladığı politikalar nedeniyle Suriye'nin geleceği konusunda ciddi korkular taşıyorlar. Bu korku yalnızca Süryani halkıyla sınırlı değil; farklı düşüncelere, etnik kökenlere ve inançlara sahip tüm gruplar için ortak bir endişe kaynağıdır.”

‘DEMOKRATİK BİR SURİYE İÇİN ORTAK BİR PROGRAM OLMALI’

Bersûm, bu süreçte halkların yasal çerçevede haklarını ve değerlerini koruması için, demokratik, laik ve adem-i merkeziyetçi bir Suriye’nin inşasında tüm toplumsal bileşenlerin ve inanç gruplarının iş birliğiyle ortak programların oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Tüm ulusların ve inanç gruplarının daha iyi bir Suriye geleceğinde yasal mekanizmalar aracılığıyla haklarına kavuşabilmesi için, farklı ideolojilere sahip topluluklar, bileşenler ve örgütler arasında bir ittifak kurulmasının önemine vurgu yapan Bersûm, şunları ekledi:

“Ancak şu an olumsuz bir durum var; şiddet yanlısı bazı şahsiyetler, eski rejimin uygulamalarını tekrarlama çabası içerisindeler. Tüm bileşenlerin temsiline izin vermeyen kararlar karşısında ise toplumsal baskı giderek artıyor.”

‘SURİYE’Yİ TEK TİPLEŞTİRMEK KABUL EDİLEMEZ’

Bersûm, HTŞ’nin eğitim ve adalet sistemini tek taraflı şekillendirme çabalarına dikkat çekerek, “Genel olarak Suriye halkı ve Süryani halkı olarak, bu tür kararlara karşı memnuniyetsizliğimizi açıkça gösterdik. Öncelikle, eğitim materyallerinde Baas rejimine ilişkin bilgileri kaldıracaklarını söylediler; ancak bunun yerine toplumsal şiddeti teşvik eden bir zihniyeti yerleştirdiler. Suriye’nin özgün tarihi ve kültürüne dair materyalleri de değiştirdiler.

Süryani halkı Suriye’de resen bir halk olarak tanınmalıdır. Ayrıca, Süryani dili resmi dillerden biri olmalı. Süryani, Kürt, Türkmen, Çerkes ve diğer tüm toplulukların anadil hakları tanınmalıdır.

Adalet sistemine ilişkin alınan kararlarda, Suriye halkına tek bir renk ve tek bir fikir dayatılıyor. Bu, kesinlikle kabul edilemez ve Suriye toplumu bunu benimseyemez. Bu uygulamalar hem yasal açıdan doğru değildir hem de geçici hükümetin sınırını aşmaktadır. Halkın iradesiyle seçilmediği için bu hükümeti demokratik olarak adlandıramayız. Şiddet yanlısı ideolojisini halka dayatan bir hükümet, halkın sesi olamaz.” diye konuştu.

‘TOPLUMSAL SÖZLEŞME HAKLARIN SAVUNMA GÜVENCESİDİR’

Bersûm Bersûm Suriye için Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetim sistemini önererek şu ifadelere yer verdi:

“Demokratik Özerk Yönetim, tüm Suriye geneli için yüzde yüz model olabilir. Özerk Yönetim’in toplumsal sözleşmesini hazırlama sürecinde yer aldım. Bu toplumsal sözleşme, halkların kültürlerini, inançlarını ve diğer farklı bileşenlerin haklarını güvence altına almak açısından son derece önemlidir. Aynı şekilde, adem-i merkeziyetçi bir sistemin benimsenmesi de Suriye genelinde temel taleplerimizden biridir. Bu yaklaşım, uluslararası insan hakları ve halkların hakları sözleşmelerine dayandığı için genel insan hakları açısından da uygundur. Bu sözleşmelerin Suriye Anayasası’nın bir parçası olmasını bekliyoruz ve bunun gerçekleşmesi için çaba gösteriyoruz.”

ANHA