ABD artık konumunu koruyamıyor - Sîfan SEÎD

ABD artık konumunu koruyamıyor - Sîfan SEÎD
9 Mar 2024   06:22

7 Ekim'den bu yana yaşanan siyasi ve güvenlik olaylarının dünyayı nasıl etkilediğini rahatlıkla görebiliyoruz. ABD, Rusya'yı Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşını durdurması konusunda uyarıp, Vladimir Putin'i savaş suçlusu ilan ederken, Gazze'deki ve Filistin halkına yönelik katliamlara karşı sessiz kaldı.

Öte yandan Washington, Netanyahu'yu hiçbir zaman savaş suçlusu olarak adlandırmadı. Ayrıca Rusya ve Çin birbirine yakınlaşıyor. ABD ve NATO öncülüğündeki Batı hegemonyasına karşı rekabet de genişliyor.

Dünyadaki egemen 3 güç arasındaki krizin 3 nedeni var; ekonomi, askeri ve diplomasi. Ayrıca bölgedeki yerel ve bölgesel güç birçok olaya etki ediyor; Ortadoğu, Karadeniz ve Güney Çin Denizi’nde yaşanan olaylar gibi.

Ekonomik açıdan Çin'in öncülük ettiği "Kuşak ve Yol" inisiyatifi (girişimi) ile Hindistan'ın öncülük ettiği kalkınma yolu çıkarları karışık hale getirecek.

Askeri ve güvenlik açısından ABD'nin küresel anlamda tek güç olması bir yana, konumunu ve gücünü artık koruyabilmesi mümkün değil. Özellikle Ortadoğu'da ABD'nin hegemonyası azaldı ve bu durum ABD'nin stratejilerini yeniden gözden geçirmesine olanak sağladı. ABD, bir kez daha askeri güçlerini Suriye ve Irak'tan çekme noktasına geldi.

Buna rağmen Gazze'de yaşananlar ABD askeri güçlerinin geri çekilmesinin gecikmesine neden olmuş ve ABD için bir uyarı niteliğinde olmuştur.

Diplomasi açısından ABD, Ortadoğu’yu yönetmekte zorluk yaşıyor. Zira bölgenin ABD'nin kontrolünde olmadığı artık kesindir. Bu aynı zamanda Rusya ve Çin'in Karadeniz ve Güney Çin'deki sorunları tüm taraflara unutturmak için akıllıca yeni bir kriz yarattığı anlamına da geliyor. Şu anda bile Çin, Rusya ve Rusya'nın müttefiki İran gibi güçler, ABD'ye saldırıyor. Lübnan, Irak, Suriye, Yemen ve hatta Kızıldeniz'deki Şii gruplar ile Türkiye’yi, Rusya ve Çin'in çıkarları doğrultusunda kullanılabilir. ABD bu nedenle diplomatik çözümler bulmaya ve bu krizden kurtulmaya çalışıyor

Antony Blinken'in 7 Ekim'den bu yana Ortadoğu'ya birçok kez yaptığı ziyaretler ABD'nin arayış içinde olduğunun kanıtı. ABD için iyi olan şey, Hamas'ı askeri açıdan yenilgiye uğratmak, Refah ve Gazze’de çözüm kapısı açmak, Netanyahu'yu savaş suçlarından yargılamayı kurtarmak gibi planlarını tüm Arap devletlerine kabul ettirmesidir.

Tam tersine Rusya ve Çin, BRICS grubundan, İran ve Türkiye gibi bölgesel güçlerden yararlanarak, ABD ve NATO'nun dünyadaki hegemonyasını zayıflatıyor. Stratejilerinin başarılı olduğu söylenebilir. Dolayısıyla Rusya'nın bu aktif karşı diplomasisi, ABD'yi bir kez daha plan değiştirmeye zorluyor.

2011 yılında başlayan Arap Baharı, bölgedeki Batı ajandasında büyük değişikliklere yol açtı. Buna rağmen ABD, askeri varlığını azaltmak veya tamamen sona erdirmek için güvenilir ve güçlü ortaklar arıyor. Amaç, çıkarlarını koruyacak güvenilir bir güce sahip olmaktır. ABD, öncelikle Irak ve Suriye'deki Sünni gruplarla işbirliği arayışındadır. Ama bunun sonucunda El Kaide ve DAIŞ örgütleri güçlendi. Daha sonra Irak ve Suriye'deki Kürt güçlerine yöneldi. Ancak Irak'taki Kürtler ABD'nin güvenini kazanmakta zorlanıyor. Şu anda ABD ilişkileri koparmadan, Suriye'deki çıkarlarını korumak için işbirliğini sürdüreceği en uygun seçenek olarak Demokratik Suriye Güçleri (QSD) görülüyor.

Üstelik ABD stratejisindeki bu değişikliğin büyük etkileri olacak. Türkiye'deki Kürtlerin durumunu değiştirebilir ve Türk devleti içinde yeni siyasi partileri harekete geçirebilir. Geçtiğimiz günlerde Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nin (CSIS) hazırladığı raporda, Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) ABD güçleriyle birlikte DAIŞ'e karşı mücadelede büyük rol oynadığı belirtildi. Ayrıca Türkiye'nin söze ‘terörle mücadele’deki eylemleri de eleştirildi. Bu nedenle PKK'nin ‘terör örgütleri’ listesinden çıkarılması ve bunun sonucunda Kürt halkı ile Türk devleti arasında yeni bir barış sürecinin başlatılması mümkündür. Arap Baharı çerçevesinde siyasi değişimlerin başarısızlıkla sonuçlanması sonrasında bu son durum ABD'nin bölgesel stratejisinin yeni bir yüzüdür.

Bölgede Rusya ve Çin'in varlığı nedeniyle ABD, yeni sistemi uygulamakta zorluk yaşıyor. Bu nedenle hem Güvenlik Konseyi'nde hem de Karadeniz, Ortadoğu gibi alanlarda diplomasi çok önemli. Söz konusu dosyalara ilişkin Rusya ve Çin ile anlaşmaya varılması hedefleniyor. Bu diplomasi yöntemi sorunun çözümü açısından çok önemlidir.

Prof. Sîfan Saîd, Çin'deki Shaanxi Üniversitesi'nde Ortadoğu Çalışmaları (Araştırmaları) alanında doçent ve İngiltere'deki Exeter Üniversitesi'nde araştırmacı olarak yer alıyor.

(ma)

ANHA