2024’te Suriye

2024 yılı Suriye için hızlı gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Baas rejiminin izlediği politikalar sosyal ve ekonomik krizleri tekrar ettirirken İran ile İsrail arasındaki neredeyse doğrudan savaş Suriye topraklarına sıçradı. Tüm bunlarla birlikte Esad’ın Tahran ve bağlı gruplarla olan ittifakının, Arap ülkeleri ve batının tutumuna etkisi rejimin hızlı devrilmesine neden oldu.

2024’te Suriye
29 Aralık, 2024   04:15
HABER MERKEZİ

Suriye halkları için 2024’ün ilk günleri ekonomik krizle boğuşmayı ifade ediyordu. Beşar Esad hükümetinin kararları da halkın üzerindeki vergi yükünü artırarak ekonomik buhranın cabası oldu. 

Ekonomik krizle birlikte İsrail’in İran ve bağlı gruplarına yönelik saldırıları da Suriye’deki krizi derinleştirdi. Esad müttefikleri İran ve Hizbullah’ı bırakmadı. Bu da Arap ülkeleri ve batının rejime karşı süregelen fikirlerini değiştirmedi. Türkiye ve kendine bağlı unsurlar da bu fırsatı kullanarak yeni sürecin fitilini ateşledi ve sonuç olarak Baas rejimi, 61 yılın ardından tarihe karıştı.

2024 yılı içinde Suriye’de öne çıkan belli başlı bazı olayların kronolojisi şu şekilde:

DERİN EKONOMİK KRİZ GÜNLERİ

25 Ocak’ta Kazakistan’ın başkenti Astana’da Rusya, İran ve Türkiye’nin katılımıyla 21’incisi gerçekleşen Suriye konulu toplantı, önce toplantılar gibi yine başarısızlıkla sonuçlandı.

1 Nisan’da İsrail, Şam’daki İran konsolosluğuna saldırı düzenledi. Saldırıda İran Devrim Muhafızları yöneticilerinden Muhammed Rıza Zahedi ve çok sayıda İranlı yetkili öldü.

15 Nisan’da Suriyeliler, Ramazan Bayramı için çıktıkları alışverişte karşılaştıkları fiyatların şokunu atlatamamışken rejim, akaryakıta 7’nci kez zam yaptı.

22 Nisan’da Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Cenevre’de 9’uncusunu yapmayı planladığı Suriye Anayasa Komitesi toplantısını gerçekleştiremedi.

16 Mayıs’ta Beşar Esad, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde 32’ncisi düzenlenen Arap ülkeleri zirvesine katıldı.

30 Mayıs’ta Beşar Esad, helikopter kazasında ölen eski İran cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve dışişleri bakanı Hüseyin Amir Abdullahiyan için taziye ziyareti kapsamında İran rejiminin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile görüştü.

15 Temmuz’da Esad hükümetinin kontrolündeki bölgelerde gerçekleşen parlamento seçimlerine halkın katılımı düşük oldu.

Yine 15 Temmuz’da Esad, Erdoğan’ın kendisiyle görüşme taleplerine, “Ankara’nın teröre verdiği destek ve Türk güçlerinin Suriye’den çekilmesi gibi temel meselelere odaklanmadıkça Erdoğan görüşmeyeceğim” dedi.

5 Temmuz’da Beşar Esad’ın Özel Medya Danışmanı Luna El Şibil, 2 Temmuz’da geçirdiği trafik kazasının ardından yoğun bakımda öldü. Olayın arkasında rejimin olduğuna dair birçok iddia ortaya atıldı.

28 Ağustos’ta rejime bağlı Telekomünikasyon Düzenleme Kurulu, telefon ve internet hizmetlerine yüzde 30-35 arası değişen zamlar yaptı.

HALEP’İ KUŞATMA HAZIRLIKLARI VE REJİMİN DEVRİLMESİNE GİDEN SÜREÇ

10 Eylül’de Suudi Arabistan, Suriye krizinin başından beri kapattığı Şam Büyükelçiliğini 12 yıl sonra yeniden faaliyete açtı.

13 Ekim’de Heyet Tahrir El Şam’ın başını çektiği grupların Halep’i ele geçirmek için savaş hazırlığı yaptığına dair birçok haber ortaya çıktı.

14 Ekim’de rejim, kontrolü altındaki bölgelerde petrol ürünlerine son iki ayda dördüncü kez zam yaptı.

20 Ekim’de Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen El Safadi, Şam’da Esad ile bir araya gelerek Ürdün kralı 2. Abdullah’ın ‘sözlü mesajlarını’ iletti.

11 Kasım’da Suudi Arabistan prensi Muhammed Bin Selman, Riyad’daki olağanüstü Arap-İslam zirvesinin oturum arasında Esad ile görüştü.

Yine 11 Kasım’da Esad, söz konusu zirvede yaptığı konuşmada Lübnan Hizbullahı’na destek istemesi, batının ve Arap dünyasının Esad’ın İran’dan uzaklaşma çabalarını boşa çıkarma olarak yorumlandı.

13 Kasım’da Rusya, İran ve Türk devleti, 22’nci Astana toplantısında İsrail’in saldırılarını gündeme aldı.

14 Kasım’da Türk devletinin Suriye ile ilişkilerinin iyi olduğu yönündeki açıklamalarına rağmen Rusya, Esad ile Erdoğan’ın görüşmesi için koşulların daha oluşmadığını açıkladı.

İSRAİL SALDIRILARINI ARTIRDI, HTŞ SALDIRIYA BAŞLADI, İRAN HAREKETE GEÇTİ

14 Kasım’da İsrail ordusu, bir önceki gün Hums kentinin kuzeyindeki Kusayr kentinde 8 noktayı hedef almasının ardından İran, Suriye ve Lübnan Hizbullahı ittifakı olan ve ‘Direniş Ekseni’ olarak bilinen noktalara yönelik saldırılarına yoğunlaştırdı.

15 Kasım’da eski Suriye başkanlık ofisinden yapılan açıklamaya göre Esad, İran rejiminin dini lideri Ali Hamaney’in başdanışmanı Ali Laricani ile yaptığı görüşmede İsrail’in Filistin ve Lübnan’a dönük saldırılarını görüştü. 

15 Kasım’da Suriye’nin resmi ajansı SANA, İsrail’in Şam’daki Mezze bölgesine saldırılar düzenlediği haberini geçti.

17 Kasım’da İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, Şam’a yaptığı ziyarette, “İran, Direniş Ekseni’ni ve Suriye hükümetini desteklemeye devam edecektir” dedi ve bu desteği “stratejik” olarak nitelendirdi.

27 Kasım’da İdlib’de HTŞ’nin başını çektiği ‘askeri operasyonlar dairesi’, Baas rejim güçlerine yönelik ‘Saldırıları Caydırma’ adıyla harekat başlattığını duyurdu.

30 Kasım’da rejim güçleri, silahlı grupların Halep’in büyük bölümüne girdiğini ve rejim güçlerinin geri çekilmek zorunda kaldığını açıkladı.

2 Aralık’ta İran’da yayın yapan ‘Al Alam’ kanalı, İran rejiminin başkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Suriye’deki silahlı gruplarla mücadele için İran’ın elinden geleni yapacağını söylediğini aktardı.

3 Aralık’ta Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), HTŞ ve beraberindeki grupların Hama kentinin ‘kapılarına’ dayandığını bildirirken rejim güçleri de kente sevkiyat yaptığını duyurdu.

5 Aralık’ta HTŞ ve bağlı gruplar Hama’ya girdi. Rejimin savunma bakanlığı ise eşzamanlı olarak güçlerinin kentten çekildiğini duyurdu. Rejimin savunma bakanı Ali Mahmud Abbas, Hama’dan çekilmelerini ‘geçici taktik’ olarak duyurmuş ve Hama çevresinde rejim güçlerinin bulunmaya devam ettiğini söyledi. 

6 Aralık’ta Baas rejiminin dışişleri bakanı ile İran ve Irak dışişleri bakanları, HTŞ’nin Hums’a kentine girmesine saatler kala Suriye’deki gelişmeleri görüşmek üzere Bağdat’ta bir araya geldi.

RUSYA’NIN MUĞLAK TAVRI VE BAAS REJİMİNİN DEVRİLMESİ

7 Aralık’ta sözde garantör ülkeler Rusya, İran ve Türk devleti, HTŞ’nin Şam’a doğru ilerlemesine ilişkin olağanüstü toplantı yaptı. Toplantı sonundaki açıklamalardaki çelişkiler dikkat çekti.

7 Aralık’ta HTŞ Hums kentine girdi ve Şam’a saldırının yolunu tamamen açtı.

Yine 7 Aralık’ta Suriye’nin kuzeyindeki ilerlemeye karşılık ülkenin güneyindeki Dera’da bulunan gruplar, kenti ele geçirdi.

8 Aralık’ta 3 gün süren çatışmalar ve rejim güçlerinin çekilmesiyle HTŞ Hums kentinin tamamını ele geçirdi.

Aynı gün İran rejiminin başkanı Mesud Pezeşkiyan, Suriye'nin birlik ve egemenliğinin korunması gerektiğini vurgulayarak, ülkenin geleceğine ve siyasi sistemine Suriye halkının karar vereceğini söyledi.

Yine aynı gün HTŞ, Şam’ı kuşatma aşamasına geçtiklerini duyurdu. Rejimin savunma bakanlığı ise güçlerinin Şam çevresinden çekildiğini yalanladı.

8 Aralık sabahı HTŞ ve beraberindeki gruplar, Şam’daki Emevi Meydanı’nda bulunan radyo ve televizyon binasının kontrolünü ele geçirdi. Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesiyle Baas rejiminin devrildiği açıklandı.

ŞAM’DA YENİ YÖNETİME ELEŞTİRİLER VE GERÇEK NİYETLERİN ORTAYA ÇIKIŞI

10 Aralık’ta Muhammed El Beşir’in, 1 Mart 2025’e kadar görev yapacak olan ‘geçici yönetim’in başında olacağı açıklandı.

14 Aralık’ta Süveyde ve Suriye’nin güneyindeki Dürzilerin şeyhi Hikmet El Hicri, yeni anayasa hazırlamak için geniş kapsamlı bir ulusal kongre yapılması gerektiğini açıkladı. Açıklamasında ademimerkeziyetçilik ve farklılıklar vurgusu yapan El Hicri, “Hiçbir kesimin, partinin, dini grubun ya da bölgesel kesimin kontrolüne girmeye hazır değiliz. Kimsenin özgürlüğümüze, onurumuza ve zaferimize el koymasına izin vermeyeceğiz” dedi. 

Yine 14 Aralık’ta Suriye ile İlişkilerden Sorumlu Arap Komitesi, Ürdün'ün Akabe kentinde yaptığı toplantıda, Suriye halkının yanında olduğunu, mevcut geçiş aşamasında onlara her türlü yardım ve desteği sağlayacağını, onların irade ve tercihlerine saygı duyduğunu belirterek, yeni ve kapsayıcı bir geçici yönetim kurulunun oluşturulması için çağrı yaptı.

21 Aralık’ta Baas rejiminin devrilmesinden birkaç gün sonra Şam ve diğer kentlerde yapılan halk eylemleriyle Suriye’de başa geçen HTŞ’ye karşı muhalif hareketler ortaya çıktı. Özellikle HTŞ’ye bağlı grupların kıyı bölgelerinde Alevilere karşı intikam saldırıları, bölgenin ve Suriye’nin yeni bir belirsizliğe gittiğinin işareti oldu.

22 Aralık’ta Suriye’deki geçici yönetim, HTŞ’nin askeri yöneticilerinden Ebu Hasan El Hamvi olarak tanınan Murhaf Ebu Kasra’yı savunma bakanı olarak atadı. Dışişleri bakanlığına da Esad Hasan El Şabani getirildi.

(cj)

ANHA