Özerk Yönetim temsilcisi: Türk devletine bir sınır konulmalı

Özerk Yönetim Avrupa Temsilcisi Ebdulkerîm Omer, İngiltere’de katıldığı bir panelde işgalci Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye ile Suriye’ye yönelik işlediği suçların durdurulması gerektiğini belirtti.

Özerk Yönetim temsilcisi: Türk devletine bir sınır konulmalı
11 Oct, 2023   14:38
HABER MERKEZİ

Özerk Yönetim ve Demokratik Suriye Meclisi’nin (MSD) bir heyeti, geçen Pazartesi günü yapılan İngiltere İşçi Partisi’nin kongresine katıldı.

Kongre kapsamında, “Seçimlerden sonra Kürt davası ve Türkiye” adıyla yapılan kongreye Özerk Yönetim Avrupa Temsilcisi Ebdulkerîm Omer, İngiltere İşçi Partisi millitvekili Lloyd Russell Moyle, İrlanda Sinn Fein Partisi milletvekili John Finucane ve Yeşiller Sol Partisi Milletvekili Cengiz Çandar ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) Xanim Noran katıldı.

Panelde Özerk Yönetim ve Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinden bahseden Ebdulkerîm Omer, “Özerk Yönetim, Suriye coğrafyasının 3’te biri kadar bir bölgeleri yönetiyor. Bu bölgelerde yaklaşık 5 milyon insan bulunuyor. Özerk Yönetim, 2014’ yılında bölgedeki tüm bileşenlerin katılımıyla kuruldu. Din ve inanç özgürlüğü, eşbaşkanlık sistemiyle kadın hakları, yaşamın tüm alanlarına aktif katılımları ve kararların alınmasında pratik olarak uygulanıyor” dedi.

Omer, Suriye’deki siyasi çözüm projelerinin net olduğunu ve Özerk Yönetim’in tüm ülkede çözüm modele olabileceğine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Amacımız Suriye’de demokrasiye ve çoğulculuğa saygı duyan merkezi olmayan bir sistem kurmaktır. Yurttaşların haklarını yeni sivil bir anayasaya göre koruyor ve tüm bileşenlerin beklentilerini karşılıyor.”

Özerk Yönetim’in “teröre” karşı yürüttüğü savaşa dikkat çeken Omer, “Yıllardır DAIŞ’e karşı savaşıyoruz. Bu örgütü askeri alanda yok etmek uğruna binlerce şehit verdik ancak bu örgütün tehlikesi hala devam ediyor. Hücreleri, aktif oldukları bölgelerde bu örgütün ve ideolojisin propagandasını yapıyor” diyerek var olan tehlikeyi ilişkin uyarıda bulundu.

Özerk Yönetim cezaevlerinde tutuklu çete üyelerine dikkat çeken Omer sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde tutuklu 12 bin çete üyesi bulunuyor. Ayrıca DAIŞ çetelerinin 60 bine yakın aile üyeleri kamplarda yaşıyor. Eğer uluslararası güçler, Özerk Yönetim’e yardımcı olmaz ve uygun bir çözüm bulamazsa, o vakit ne zaman patlayacağı belli olmayan bir bomba olarak kalacaklar. Sonuç olarak tüm dünyayı etkileyecek çok sayıda tehlikeyi beraberinde getirecek.”

Ömer, işgalci Türk devletinin saldırılarını ve Özerk Yönetimi yok etme girişimlerine de panelde dikkat çekerek, “İşgalci Türk devleti, Özerk Yönetim’i kuruluşundan bu yana yok etmek istiyor. Başlangıçta DAIŞ benzeri çete grupları yoluyla yapmaya çalıştı. Ancak yenildikleri zaman doğrudan saldırmaya başladılar. Bir defa Rusya ile anlaşarak Efrîn’e saldırdı ve işgal etti. Bir defa da ABD Serêkaniyê ve Girê Spî saldırılarını onayladı” diye kaydetti.

İŞGAL ALTINDAKİ BÖLGELER

İşgal altındaki bölgelerde işlenen suçlara dikkat çeken Omer, “Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’nin Türk devlet tarafından işgal edilmesi sonucu binlerce kişi göç etti. işgalci Türk devleti, yurttaşları göç etmeye zorlamak için her gün suç işliyor. Aynı zamanda bölge üzerindeki hegemonyasını kalıcılaştırmak amacıyla demografik yapının değiştirilmesi için politikalarını sürdürüyor” dedi.

İşgalci Türk devletinin her gün bölgeye saldırdığını hatırlatan Omer, saldırılar sonucunda sivillerin, sivil yöneticilerin ve İç Güvenlik Güçleri (asayiş) üyeleri ve QSD’lilerin şehit olduğunu söyledi.

İşgalci Türk devletinin bölgeye yönelik saldırıları konusunda panele katılanları bilgilendiren Omer, “Türkiye 4 Ekim'den bu yana stratejik merkezleri, altyapıyı, petrol, gaz ve elektrik istasyonlarını hedef alarak saldırıyor. Bu nedenle milyonlarca yurttaş temel ihtiyaçlardan mahrum kaldı” bilgisini paylaştı.

Uluslararası güçlerin Türk devletinin işlediği suçları durdurması gerektiğini belirten Omer, şöyle devam etti: “Bu saldırılar 1954 tarihli Cenevre Sözleşmesi’nin 4 anlaşmasına ve 1977 tarihli 2 protokole göre savaş suçudur. Bu anlaşma, savaş sırasında sivillerin ve stratejik merkezlerin korunması çağrısında bulunuyor. Bu nedenle hukuki, ahlaki ve insani sorumluluklarını yerine getirmeli ve Türkiye'nin barbarca suçlarına dur demelidirler.”

Omer, İngiliz İşçi Partisi'ne Özerk Yönetim'e destek çağrısında bulunarak, şöyle konuştu: "Parti, Özerk Yönetim'e siyasi destek sağlanmasında ve terörle mücadelede aktif rol oynayabilir. Aynı zamanda Kuzey ve Doğu Suriye yurttaşlarına yönelik işlenen suçların durdurulması için baskı uygulayabilir” diye konuştu.

 

(df)
ANHA