Kadın Hareketleri Deneyimleri Kongresi sonuç bildirgesiyle sona erdi

Uluslararası Kadın Hareketleri Deneyimleri Kongresi, “Jin, Jiyan, Azadî izinde” sloganıyla bir sonuç bildirgesiyle sonuçlandı. Sonuç bildirgesinde birçok karar alındı. Bu kararlardan biri ortak bölgesel kadın anlaşmasının yapılması, ortak mücadelenin güçlendirilmesi için bölgesel kadın kongresinin yapılması, ayrıca Önder Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için stratejik hamlelerin uygulanması kararları alındı.

Kadın Hareketleri Deneyimleri Kongresi sonuç bildirgesiyle sona erdi
19 Aug, 2023   14:35
BEYRÛT

Uluslararası Kadın Hareketleri Deneyimleri Kongresi bir sonuç bildirgesiyle sona erdi. Sonuç bildirgesi kongre hazırlık komitesi üyesi Dîlan Hesen tarafından okundu.

Sonuç bildirgesinde, kadınların görüşlerinin bir araya getirmesi ve temel kavramların kadınların ortak görüşü ile ele alınması için kadınların ortak bölgesel bir anlaşmasının yapılmasının önemine dikkat çekildi.

Ayrıca Önder Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için hukuk komitelerinin kurulması ve bölgesel stratejik hamlelerin uygulanması çağrısı yapıldı. Önder Abdullah Öcalan başta olmak üzere, tüm siyasi tutsakların haklarını korumak için bölgesel bir kurumun kurulması çağrısında bulunuldu.

Sonuç bildirgesi şöyle:

18-19 Ağustos tarihlerinde Lübnan, Filistin, Suriye, Irak, Mısır, Tunus, Ürdün, Yemen, Sudan, Türkiye ve İran’dan 100’den fazla kadın olarak Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta toplandık ve bölgedeki çatışmalar üzerine Uluslararası kadın Hareketleri Deneyimleri Kongresi’ni düzenledik. Kongre, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla düzenlendi.

KADIN İSYANLARININ DESTEKLENMESİ

Ağustos ayında toplanıp kongremizi gerçekleştirmemiz tesadüfi bir durum değil. Ancak, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganına ve felsefesine olan bağlılığımız ile soykırım planlarına karşı Şengal’li Êzidî kadınlara ve Afganistanlı kadınlara destek olmak için düzenledik. Bu kongre, KJK tarafından duyurulan dünyadaki kadın eylemlerine katılım için önemli bir çağrıdır. Aynı zamanda yeni yılına girmesine sayılı günler kalan İran halklarının kadınlar öncülüğünde “Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla başlattığı ayaklanmaya destek içindir. Bu vesileyle tüm dünyada direnen ve mücadele eden kadınları; Êzidî, Afgan, İranlı, Kürt ve Arap kadınları selamlıyoruz.

Kongremizde Ortadoğu ve Afrika’nın farlı ülkelerindeki kadınların sorunlarını ele aldık ve büyük dünya güçleri ile bölgedeki egemen sistemlerin hür türlü savaşın önünü açtığı kanaatine vardık. Bu savaş, “herkese karşı topyekun savaş” politikası kapsamında yürütülmekte. Ayrıca bölgedeki toplumsal, kültürel, ulusal, dinsel, etnik ve dini kimliklerin yeniden tanımlanması politikası çerçevesinde, egemen güçlerin çıkarlarını gerçekleştirebilmesi için birbirlerine karşı yapılmaktadır. Bu politikaların sonucunda işgal, silahlı çatışma, zorunlu toplu göç uygulanmakta. 

Demografik yapının değiştirilmesi, katliam, baskı, insan ticareti, kadına yönelik şiddet, kadın ve çocuk ticareti ile öncülerin hedef alınması yaşandı.

Bunun üzerine bu felaketler için genel bir çözümün başlatılmasına ihtiyaç vardı. Yaşamın her alanında ve her düzeyde yapılan kadın katliamlarına ve politikalarına karşı olduğumuzu söyleyebiliriz.

KÜRDİSTANLI KADINLARIN DENEYİMLERİ

Kongrede, Kürdistan’ın dört parçasında Kürt kadınlarının deneyimleri, bölgelerimiz içindeki bu deneyimlerden ve tarihi mirasın ruhundan nasıl yararlanacağı ele alındı. İster Bakurê Kurdistan’daki eş başkanlık örgütlenmesinin deneyimi olsun, isterse Şengalli Êzidî kadınlarının öz savunma deneyimi ya da Rojava, Kuzey ve Doğu Suriye’deki öncü kadınların deneyimi ve Kürt kadınların öncülüğünde Rojhilatê Kürdistan’da, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla İran’daki ayaklanmanın deneyimi olsun.

Açıklamada şunlar kaydedildi: "Kürt kadınlarının deneyimlerinin ilham kaynaklarına, entelektüel ve felsefi arka planına dikkat çektik ve gördük ki, uluslararası Kürt düşünürü Abdullah Öcalan’a yönelik medya haberlerinde gerçeklerin karalanması ve şiddet var. Öcalan, dönemin felsefesine karşı, yaklaşık 25 yıldır Türkiye'de İmralı Adası'nda tek hücreli cezaevinde tutulmaktadır. Bugün tüm uluslararası insan hakları norm ve standartlarına aykırı olarak uygulanan zihinsel işkence ve mutlak tecrit politikasına karşı direnmektedir. Resmi hukuk geleneklerinin özel kanunları bağlamında da "Umut Hakkı"ndan mahrumdur. Adil bir insanlık davası ve insan vicdanı davası temsil ettiği için serbest bırakılması gerektiğini teyit ettik.

KARAR

Ona göre halklar ve kimlikler arasında gönüllü, doğal ve ortak bir yaşamın olduğu, tanrıçaların beşiği olarak bilinen bu kadim kutsal topraklarda kadınlarız ve kadınların birlikte mücadelesinin dinamik olduğuna inanıyoruz. Pratik birliğin, adaletin, gerçek demokrasinin ve kalıcı barışın olduğu güvenli ve istikrarlı bir sosyal yaşam kurumunu yeniden tesis etme gücü ve güvencesi için aşağıdaki kararlar üzerinde anlaştık:

Kadınları hedef alan karanlık güçlere karşı Êzidî, Afgan, İranlı, Kürt ve Filistinli kadınların ve tüm bölgedeki kadın savaşçı ve direnişçilerin direnişine destek olunmalıdır.

Kürt kadınlarının tüm bölge kadınları ve halkları için model olan eş başkanlık örgütlenmesinin deneyiminden faydalanmak gerekiyor.

Kadınların ortak mücadelesini güçlendirmek, kadın kaynaklarını birleştirerek ataerkil zihniyete karşı tüm kurum ve donanımıyla bir öz savunma aracı haline getirmek, politika ve eylemlerini netleştirmek için uluslararası bir kadın kongresi düzenlenmelidir.

Yaygın kadın bakış açısıyla yeniden tanımlanabilmesi, Jineoloji’den yararlanılabilmesi ve dağılımı konusunda çalışılabilmesi için ortak bir yerel kadın masası oluşturulmalı ve ana kavramlar yeniden irdelenmelidir.

Uluslararası Kürt düşünürü, özgür düşünür ve kadın özgürlük dostu Sayın Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması için hukuk komiteleri kurulmalı, bölgesel stratejik kampanyalar başlatılmalıdır.

 

Halklarının sesini, ruhunu ve kimliğini temsil ettikleri için başta Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere tüm tutukluların, siyasetçilerin korunması için bölgesel bir ağ kurulmalıdır.

Her türlü dinci köktendinciliğe ve “kadının yok edilmesi” politikasına, kadın düşmanı tüm baskıcı ve otoriter politika ve uygulamalara karşı mücadele edilmelidir.”

(df-rr)