Nûn İnisiyatifi: Önderliğe yönelik tehditler siyasi yenilginin zirvesidir

Önder Abdullah Öcalan’a Özgürlük Nûn İnisiyatifi Sözcüsü Sewsen Şoman, Türk devletinin Önder Abdullah Öcalan’a yönelik uygulamalarıyla Uluslararası Medeni ve Sivil Haklara İlişkin Sözleşmeyi ihlal ettiğini ve bu ihlalleri “siyasi yenilginin zirvesi” olarak adlandırdı.

Nûn İnisiyatifi: Önderliğe yönelik tehditler siyasi yenilginin zirvesidir
17 Jul, 2023   23:25
HABER MERKEZİ- SILAVA EBDUREHMAN

Önder Abdullah Öcalan’a Özgürlük Nûn İnisiyatifi Sözcüsü Sewsen Şoman, İmralı işkence sistemi ve Önder Abdullah Öcalan’a yönelik tehditlere ilişkin ANHA’ya konuştu.

Sewsen Şoman, işgalci Türk devleti ve İmralı Cezaevi Yönetimi’nin Önder Abdullah Öcalan’a teslim ettiği isimsiz ve imzasız ölüm tehditleri içeren mektupların yeni bir şey olmadığını belirtti. Sewsen Şoman, bu hükümetin susturma, muhalefetin kalemini kırma ve tek taraflı kararlar üzerine kurulduğunu söyledi.

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırdığını, PKK destekçilerine yönelik soykırım operasyonları yürüttüğünü, dil ve kimlik haklarını talep edenleri “terör propagandası” yapmak iddiasıyla suçladığını hatırlatan Sewşen Şoman, suçlamaların yerinde olmadığını ve bunun için bir temel olmadığını söyledi.

İşgalci Türk devletinin Önder Abdullah Öcalan’a uyguladığı ağır tecrit ve “disiplin cezalarına” dikkat çeken Sewsen Şoman, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşgalci Türk devleti, Önder Abdullah Öcalan'ın tutuklanmasını haklı çıkarmak için bu cezaları her seferinde tekrar tekrar uygulamaya çalışıyor. Aynı zamanda tecrit yoluyla insan hakları yasalarında tanımlanan tüm haklardan mahrum bırakmak istiyor.”

Sewsen Şoman, Türk devletinin bu cezalarla azınlıkların kimlik, dil, varlık ve inanç haklarının uygulanması ve korunması çağrısında bulunan Önder Öcalan’ın düşüncelerini bastırmak istediğine dikkat çekti.

‘EGEMEN SİSTEMLER ÖZGÜR DÜŞÜNCELERDEN KORKUYOR’

Egemen sistemlerin özgür düşüncelerden korktuğunu, bu nedenle tüm yöntemlerle Önder Abdullah Öcalan’ın düşüncelerinin yayılmasının önünü tutmaya çalıştığını belirten Sewsen Şoman, “Türk devleti, Önder Abdullah Öcalan’ın düşüncelerini totaliter zihniyete sahip sisteme karşı bir risk olarak görüyor. Bu nedenle bu uygulamaları kendisine karşı yapıyor” ifadelerini kullandı.

Sewsen, işgalci Türk devletinin Önder Abdullah Öcalan’ın tutuklanmasından suikast tehditlerine kadar yapılan ihlallerin siyasi yenilginin zirvesi olarak adlandırdı.

Önder Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin 2998’de başlayan Uluslararası Komplo’nun bir devamı olduğuna işaret eden Sewsen, tecridin hukuki ve insani açıdan kabul edilemez olduğunu söyledi.

Önder Abdullah Öcalan’ın siyasi bir tutuklu olarak haklarından mahrum bırakıldığını söyleyen Nûn İnisiyatifi Sözcüsü, şekli yargılanmasını, istihbarat teşkilatları ve Özel Güçler’de uzun süre tutuklu kalmasını, dışarıyla ilişkilerinin kesilmesi ve ağır tecrit uygulanmasının özellikle medeni ve siyasi haklara ilişkin sözleşmenin  7. ve 10. maddelerine göre uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.

Faşist Türk devletinin siyasi tutukluların bilgi almasına izin ve avukatlarıyla görüşmelerine izin vermediğini belirten Sewsen Şoman, siyasi tutukluların hızlı bir şekilde ifade vermesi, tutuklandığı yerin ailelerine bildirilmesi, iletişim ve aile ziyaretleri gibi haklarının ihlal edildiğini aktardı.

Sewsen Şoman, Birleşmiş Milletler (BM) yasalarına, her türlü gözaltı ve cezaevlerinde tutulan kişilerin korunmasına ilişkin yöntemlere, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’ye, İşkenceye karşı anlaşmaya, insanlık dışı muameleye ve zorla kaybettirilmeye ilişkin uluslararası sözleşmeye dikkat çekti.

(df)

ANHA