Önder Abdullah Öcalan: Bir direnişçi nasıl yaşar? -2

“Bu halkın bir savaşımı var ve mutlaka başarıyla yürütülmelidir. büyük bir imha siyaseti var ve mutlaka boşa çıkarılmalıdır. Başka türlü bir yaşamı yaşam belleyemeyiz. Sadece 14 Temmuz 1982’de olan değil, her an yürürlükte olan bir talimattır. Çalışma tarzını belirleyen, temposunu tutan bu talimattır. Tek geçerli karardır. Bu yürüyüş, her zamankinden daha fazla zafer yürüyüşü olacaktır.”

Önder Abdullah Öcalan: Bir direnişçi nasıl yaşar? -2
14 Jul, 2023   23:40
HABER MERKEZİ

Önder Abdullah Öcalan’ın 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Eylemi nedeniyle 1994’te yaptığı değerlendirme özetinin 2. bölümünü yayınlıyoruz. 

HALKIN SAVAŞIMI MUTLAKA BAŞARIYLA YÜRÜTÜLMELİ

“Çözüm kesin onlar gibi katılabilmektir. Çünkü halen imha siyaseti var üzerimizde. Aynı siyaset ve aynı tehlike söz konusu. Biz burada niye kendimizi adeta bir anlamda eritiyoruz? Tamamen bir mücadele arkadaşlığı var. Herkes eriyerek çalışır. Bunun tartışması da olmaz! Bunun ilkesi, kuralı böyledir. Böyle taşıyacaksınız ve böyle yaşayacaksınız. Bu büyük karar gününün ve benzeri bütün kararların anlamı budur. En yüksek, en yoğun pratikleşme bu kararın gereğidir. Halen bu böyledir ve böyle sürüp gidecektir.

Bu halkın bir savaşımı var ve mutlaka başarıyla yürütülmelidir. Bu halkın üzerinde büyük bir imha siyaseti var ve mutlaka boşa çıkarılmalıdır. Buna Parti öncülük etmiştir ve mutlaka başarıyla götürmelidir. Bu, ancak ordu savaşımıyla hal edilebilir ve sonuna kadar ordulaşarak karşılık verilmelidir. Başka türlü bir yaşamı yaşam belleyemeyiz. Atın bu tür yanılgı ve yetmezliklerinizi, bu bir karardır ve her an geçerli olan bir karardır. Sadece 14 Temmuz 1982’de olan değil, her an yürürlükte olan bir talimattır. Çalışma tarzını belirleyen, temposunu tutan bu talimattır. Partileşmenin, ordulaşmanın öz talimatıdır, ruhu ve temel çağrısıdır.

BÜYÜK KARAR VERİLMİŞTİR YAŞAMA GEÇİRİLECEKTİR

Kesinlikle, ‘bu çağrı duyulamaz, bu çağrı çoktan unutuldu gitti’ diyemezsiniz, böyle diyen karşımızda duramaz, partimizin silahına sarılamaz. Bu büyük karar verilmiştir, yaşama geçirilecektir. Tek geçerli karardır bu ve bunu anlayacaksınız. Bu, ömür boyu geçerli bir karardır; bir zafer kararıdır. İnsan soyunun çıkarabileceği en son ve en zor karardır. Yaşam gerçeğiniz buna uymaktan ve gereklerini yerine getirmekten başka ne ifade edebilir? Onun bir parça başarısı olmaktan başka ne ifade edebilir?

ASLA ÇİĞNETİLEMEZ

Bu karar aynı zamanda direnerek yaşama ve yaşamda zafer çizgisinde yürüme kararıdır. Bu partide ve onun savaşım çizgisinde yer almak, kayıtsız ve koşulsuz olarak dönem ve yaş farkı göz önüne getirmeden karar gereği neyse ona kendini katmaktır. Şimdi bu büyük bir halk kararıdır, bir halkın kimlik kararıdır, öncülük kararıdır, direniş kararıdır. Asla çiğnetilemez, hiçbir yetersizlikle sağa-sola çekiştirilemez, imhaya götürülemez, sıradanlığa indirgenemez, bireyciliğe hiç mi hiç kurban edilemez!

Ben şimdiye kadar bu kararlara bağlı kalmayı becerdiğime inanıyorum. Bu halkı da, bu kararların gerçek özüne vardırdığımıza ve sınırlı da olsa bağlı yaşattığımıza inanıyorum. Yine partiyi de bu kararların ışığında sınırlı da olsa yaşattığımıza ve savaştığımıza inanıyorum. Burada bizim kurtardığımız, bu vasiyetlerin sıradan gerekleridir. Daha büyük hedeflerini, kesin zafer gereklerini yerine getirmek için tüm gücümü ortaya koyuyorum. İçte ve dışta bunu engelleyen ne varsa, büyük bir kapsamla ve vurguyla üzerine yürüyorum.

BUGÜNLER BÜYÜK SAVAŞIM GÜNLERİDİR

Tüm bunların bir anlamı olsa gerek. Bu bir halk gerçeği, savaş gerçeğidir. Akıllı olan ve sorumluluk duygusunu oldukça ciddiye alan için, bundan alınacak çok ders ve büyük güç vardır. Partiye ve halka böyle mal olmuş bu kararların ışığında yaklaşım göstermemek, herhalde içine girilecek en lanetli durumu ifade eder. Bütün günlerimiz bu tarihi karar günlerinin bir halkası gibi ardı sıra eklenerek gelmiştir.

Bu günlere verilecek en önemli yanıt; hiçbir yetersizliğin en temel değerlerle oynayan kişiliklerin anlayış ve tutumların suç ortağı olmamaktır. Bugünler büyük savaşım günleridir. Böylesi günler her kişiye, gırtlağına kadar kire batmış olsa da kendisini temizletme imkanını verir. Yüzyılların lanetli yaşamını bir çırpıda silip götürme günleridir. Bu büyük bir şanstır.

YANLIŞ HLESAP YAPMAYIN

Bütün bir geleceğin en sağlıklı yorumunu yapabilirsiniz. En özgür olan en iyi düşünür. Yoksa ‘iyi bir yaşam şansı verildi’ deyip de üzerine yanlış hesap yapmayın. Yanlış hesaplar belki zindanda olur ama, bakın bu yoldaşlar hiç yaptılar mı? Yanlış hesap belki yurtdışında olur, ama bakın biz yanlış hesap yaptık mı? Yaşam imkânı var diye üzerine oturduk mu? Tempomuzu ve tarzımızı, zafer ve başarı dışında en ufak bir kaydırma içinde tuttuk mu?

Düşman günlük olarak özel savaşı zindan da uyguluyor, peki bu yoldaşlar aşındırdılar mı? Yurtdışında belki aşınma çok yoğun olur, peki biz aşındırdık mı? Peki siz zafer çizgisinde yürüyenler, hem de onun pratikleşmesini en şanslı bir biçimde yakalayanlar nasıl tersi sonuçlar çıkarabilir?

Bireysel tasarruf, savaş dışı, taktik dışı kalma çok tehlikeli ve bir daha kendisi ve çevresi için, hiç kimsenin asla, hiçbir gerekçeyle girmemesi gereken, yaşatılmaması gereken, savunulmaması gereken tutum ve davranışlardır. Benim tek bir ilkem var, o da yaşamı yüceltmedir. Beni böyle anlayanların, kendini böyle yatıranların bağlılıkları doğrudur.

HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA BAŞARIYLA YERİNE GETİRİLMELİ

Söz ve katılım, karar ve eylem 14 Temmuz Direnişçileri anısına bir kez daha bu temelde veriliyor. Şimdiye kadar çok söz verildi, çok karar geliştirildi. Bu her zamankinden daha fazla bir parti kararı, bir halk kararı, bir savaş kararıdır. Bu karar her zamankinden daha fazla başarıyla ve bütün gerekleriyle yerine getirilmelidir. Her zamankinden daha fazla iç ve dış engelleyicilere karşı büyük bir sabır ve inatla yürütülmeli, yaşama geçirilmelidir. Bu karar, her zamankinden daha fazla zafere ulaştıracak bir karardır.

Bir kez daha bu büyük direniş davasının sahiplerine ve giderek çığ gibi gelişen bütün direnişçilerin en başta da şehitlerin kararına, bu temelde şahadetlerine, yaşamlarına, savaşımlarına bağlılığımızı gösteriyoruz. En başta gerilla savaşı olmak üzere, bütün görev sahalarımızda başarıyı kesinleştiren çözümleme derinliği kadar, uygulama ustalığıyla da işlerlik kazandırıyoruz. Ve bu kesin başarıya götürecektir.

Bu yürüyüş, her zamankinden daha fazla zafer yürüyüşü olacaktır.”