​​​​​​​Siyasetçiler: Türk devletiyle yakınlaşma çözüm üretmeyecek

Kuzey ve Doğu Suriye’deki siyasetçiler, Şam hükümeti ve işgalci Türk devleti arasındaki yakınlaşmanın, Şam hükümetinin öne sürdüğü şartlardan dolayı kolay olmayacağını dikkat çekerek, Suriye krizinin Şam hükümeti ve Özerk Yönetim arasındaki diyalogla çözüleceğini belirtti.

​​​​​​​Siyasetçiler: Türk devletiyle yakınlaşma çözüm üretmeyecek
26 Aralık, 2022   00:57
HABER MERKEZİ-EHMED SEMÎR

İşgalci Türk devletinin yetkilileri yaptıkları açıklamalarla Şam hükümetiyle anlaşmaya hazır olduklarını duyurdu. İşgalci Türk devletinin Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Suriyeli mevkidaşıyla görüşmeye hazır olduğu açıklamasıyla yapıldı.

Öte yandan Şam hükümeti, işgalci Türk devleti ile her türlü yakınlaşma için temel şartlar ortaya koydu. Öncelikle Türk devletinin güçlerini genel olarak Suriye topraklarından çekmesi ve çetelere verdiği desteğin durdurulması olarak belirledi.

İşgalci Türk devletinin medya kuruluşlarının Şam hükümetine yaklaşımı büyük ölçüde abartmasına rağmen, birçok gazetecilik kaynağının, Şam hükümetindeki kaynaklara dayandırdığı bilgiye göre,  Şam hükümetinin işgalci Türk devletinin yaklaşımını reddettiğini ve Türk devletinin Haziran 2023’te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Recep Tayyip Erdoğan’a “karşılıksız bir zafer” sağlamak istemiyor. 

Kuzey ve Doğu Suriye’deki siyasi güçler, kadın hareketleri, gençler ve sivil toplum kuruluşlarının çoğu, işgalci Türk devleti ile Şam hükümeti arasındaki herhangi bir yakınlaşmayı Suriye’nin birliğine ve bölgedeki mozaiğiye yönelik tehditleri beraberinde getireceği için reddediyor.  Bu güçler, Şam hükümetine ülkenin geniş bir alanını işgal eden işgalci Türk devletine yönelmek yerine Özerk Yönetim ile diyalog kurmaya çağırdı.

Konuyla ilgili olarak ANHA konuşan PYD Sözcüsü Sema Begdaş, Şam hükümeti ile işgalci Türk devleti arasındaki ilişkinin niteliğine dikkat çekerek, “Bu 3. Dünya Savaşı’nın özelliklerinden biridir, bazen çatışıyorlar bazen de anlaşabiliyorlar. İskenderun döneminden, Önder Öcalan’a yönelik komploya kadar Türk devleti ve Şam arasındaki normal bir ilişkidir” dedi.

Sema şöyle devam etti: "1998'de Cennet Anlaşması'nın imzalanması, Önder Öcalan'ın gidişi ve savaşçıların Türkiye'ye teslim edilmesinin ardından Türk devleti ile Suriye arasındaki bu ilişkiler siyasi ve ekonomik düzeyde gelişti."

Sema, Türk devleti ve Suriye arasındaki bu ilişkin 1998’de Adana Anlaşması’nın imzalanması, Önder Öcalan’ın Suriye’den çıkışı ve savaşçıların Türk devletine teslim edilmesinin ardından ekonomik ve siyasi düzeyde geliştiğine dikkat çekti.

KRİZDEN SONRA

Bu ilişkinin Mart 2011’de başlayan Suriye krizinin ardından değiştiğini belirten Sema Begdaş, “Türk devleti Suriye rejimini terör hükümeti olmakla suçladı ve iktidarı bırakmasını istedi. Ancak Suriye’de Türk devletini DAİŞ’e destek vermekle suçladı. Binlerce DAİŞ çetesinin Türkiye topraklarından Suriye topraklarına geçişinin nedeni olarak suçladı” ifadelerini kullandı. 

ULUSLARARASI KOMPLO SENARYOSUNU YENİDEN UYGULAMA ÇABASI

Erdoğan’ın, rejime yakınlaşmasının tek nedeninin Özerk Yönetim projesini yok etmek olduğunu ifade eden Sema Begdaş, “ Bununla Kürt halkını hedef alan uluslararası komplo senaryosunu yeniden uygulamak istiyor. Rejimle ilişkilerini yeniden kurmak ve seçimleri kazanmak için başta Suriyeli mülteciler olmak üzere iç sorunlarına son vermek istiyor” diye belirtti.

Rusya’nın bu yakınlaşmadaki rolüne ilişkin olarak Sema, “Türk devleti ve Rusya arasındaki düşmanlık düzeyi tarihsel olarak bellidir. Bugün de bazı ekonomik konular olduğu açıktır, Rusya’nın yaptığı açıklamalarda Türk devletinin Avrupa’ya gaz ulaşımının merkezi olacağını gördük. Türk devleti bundan yararlanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sema, Rusya’nın Şam hükümetini yeniden güçlendirme politikalarına dikkat çekerek, “Rusya, Türk devleti ile birlikte bu politikayı kullanarak birçok bölgeyi rejime teslim etti. Bu politikalar halen kullanılıyor ve Rusya Türk devletine etkilemeye çalışıyor. Türk devletinin gaz nakil merkezi olabilmesi için uluslararası düzeyde kabul edilmesi gerekiyor. Bu Türk devletine bir kazanç olacak ve bunu seçimlerde kullanmaya çalışacak” diye aktardı.

ŞARTLARI GERÇEKLEŞTİRMESİ ZOR

Suriye devletinin Türk devletinin önüne koyduğu şartların gerçekleşmesinin zor olduğunu belirten Sema, öncelikle Türk devletinin tüm Suriye topraklarını terk etmesi, Suriye’deki çetelere desteğini bırakması ve Suriyelilerin siyasi bir anlaşmayla geri dönmesi gerektiğini belirtti.

TÜRK DEVLETİNE YAKINLAŞMA HERGANİ BİR ÇÖZÜMÜ GETİRMEYECEK

İşgalci Türk devletiyle herhangi bir yakınlaşmanın bölgeye çözüm ve huzur getirmeyeceğini söyleyen Sema, çözümün Suriye topraklarındaki birlik ve Suriyeliler arasında diyaloğun ilerletilmesinden geçtiğini ifade etti.

YAKINLAŞMA SADECE KÜRTLERE ZARAR VERMEYECEK TÜM SURİYE’YE VERECEK

Aynı kapsamda ANHA’ya konuşan Suriye-Kurdistan Demokrat Partisi Sekreteri Ciwan Siko, işgalci Türk devletiyle herhangi bir yakınlaşmasın sadece Kürtlere ve Özerk Yönetim bölgelerine zarar vermeyeceğini, tüm Suriye’ye zarar vereceğini belirtti.

QSD’nin artık Suriye denkleminde büyük bir figür olduğunu ve bugün Suriye yüzölçümünün üçte birini kontrol ettiğini ifade eden Siko, bu güçlerin olmadığı herhangi bir çözümün, yakınlaşmanın veya anlaşmanın sahada hiçbir etkisinin olmayacağını vurguladı.

BU YAKINLAŞMA HİÇ KOLAY OLMAYACAK

Rusya’nın Türk devletini Ukrayna savaşından uzak tutmak için onunla müzakereler ettiğini ifade eden Siko, Kuzey ve Doğu Suriye’deki noktaların bombalanmasına yardım ettiğini belirtti.

Ciwan Siko, işgalci Türk devleti ile Şam hükümeti arasında olacak bir yakınlaşmanın kolay olmayacağını vurguladı.

(df)

ANHA