Haftanın panoraması: Türk devleti işgal bölgelerinde yeni sınır kapısı açıyor

Arapça yayın yapan basın organları geçtiğimiz bir haftada, Türk devletinin işgali altındaki bölgeler ile Şam hükümetinin kontrolü altındaki bölgeler arasına sınır kapısının açılması hazırlıklarını yazdı.

Haftanın panoraması: Türk devleti işgal bölgelerinde yeni sınır kapısı açıyor
20 Nov, 2022   04:21
HABER MERKEZİ

Geçtiğimiz hafta Arapça yayın gazeteler Suriye’deki gelişmeleri, Libya’daki siyasi tıkanıklığı ve iklim krizini ele aldı.

TÜRK DEVLETİ EBU ZENDEN SINIR KAPISI YAKININDA ÜS İNŞA ETTİ

Suriye’deki gelişmelere yer veren El Watan gazetesi, “Ebu Zenden Sınır Kapısı’nın yeniden açılacağı söylentilerinin olduğu bir dönemde, Türk devleti güçleri sınır kapısının yakınlarına küçük bir askeri üs inşa etti. Bu kapı, Suriye ile Türk devletinin işgali altındaki bölgelerin arasında.

Milli Ordu’ya yakın kaynaklar geçtiğimiz Pazar günü El Watan’a verdiği bilgilerde, istihbarat subayları ve Türk ordusunun üç kere Ebu Zenden’i ziyaret ettiği ve Sultan Murat milisleriyle görüştüğünü belirtti. Türkiye’nin üs kurması bu ziyaretlerin ardından gelişti.

Elde edilen bazı raporlara göre, Türkiye rejimi geçtiğimiz ay 3. Kolordu ve El Nusra arasında çıkan çatışmayı kullanabileceğini, bununla Şam’a yakınlaşmaya çalışabileceğini söyledi.

Aynı raporlar Türkiye rejiminin Ebu Zenden sınır kapısını açmak için bu milislerin durumunu kullandığını kaydetti” aktarımında bulundu.

İL YÖNETİM SİSTEMİ LİBYA KRİZİNİ ÇÖZECEK Mİ?

Libya gündemine ilişkin el-Beyan gazetesi şöyle yazdı: “Libya Başkanlık Meclisi, 1983 yılında kaldırılan il yönetim sistemini geri getirmek için siyasi ve toplumsal bir hareketi yönetiyor. Meclis üyesi Musa el-Kewnî, siyasi parti liderleri ile bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Libya krizinin çözümünde il yönetim sisteminin tek çözüm yolu olduğunu belirtti. Bu krizlerden dolayı siyasi tarafların anlaşmazlığına çözüm ve başkanlık seçimlerinin yapılmasına yasal bir zemin oluşturuyor.

El-Kewnî, merkezi olmayan sistemin bütün bölgelerin ve Libya halkların haklarını kentler aracılığıyla koruduğunu ve illerin yönetimi için bütçelerini sağladığını belirtti. Böylece merkezi hükümet de dış siyasetteki rolünü ve devlet işlerini yürütme rolünü oynayacak. Her kent için kentin dışında işleri yürütmek için tanınmış bir kişi görevlendirilecek ve bütün haklar ona sağlanacaktır.                                                       

1951 yılında Libya bağımsızlığını ilan ettiğinde 10 ile bölündü. Bu kentler, El-Cebel el-Exder, Bingazi ve Doğu Derna, Trablus, el-Cebel el-Xerbî, el-Hums, el-Zawiye Batı Misrata, Sebha ve Güney Ubarî. 1983 yılında bu sistem lağvedildi ve yerine 46 belediye kuruldu. 1987 yılında bu sayı 25 belediye oldu. 1995 yılından sonra belediyeler kaldırıldı. Yerine 13 halk komitesi kuruldu. 1998 yılında 26 komiteye; 2001’de 32; 2007’de 22 komiteye dönüştü.

Başkanlık Meclisi sözcüsü Necwa Wehîbe’ye göre: “1969 yılı öncesi kent yürütme sistemine dönüldü ve bu sistem ile siyasi çelişkilerin çözümü gerçekleşecek, yolsuzluğun azalması ve parçalanma korkusu kalkacaktır. İlk verilere göre ülke genelinde kent projeleri büyük bir destek alıyor. 1963 yılında anayasal değişiklikle kaldırılan ve 2001 yılında siyasi ve toplumsal bazı güçlerin yeniden kurulması talebinde bulunduğu federal sistem yerine bu daha doğru bir alternatif olabilir.”

İKLİM KRİZİ GIDA YETERSİZLİĞİ UYARILARI VERİYOR

BAE’ne bağlı El İttihad gazetesi iklim krizine ilişkin şunları yazdı: “Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) müdür yardımcısı, başta Sudan olmak üzere bazı zayıf ülkelerde iklim değişikliğinden dolayı gıda krizinin derinleşmesi konusunda uyarıda bulundu.

Zeytûnî Weled Dada, Mısır’da düzenlenen iklim zirvesinde (COP-27) yaptığı konışmasında, hızlı ve büyük kararların alınması durumunda krizin daha da derinleşeceğini belirtti.

Weled Dada, iklim değişikliğinden duyduğu endişeyi, ‘Durum çok kritik. Çünkü iklim değişikliğinin etkileri başta Sudan gibi zayıf bölgeler olmak üzere tüm dünyayı etkiliyor’ sözleriyle ifade etti.”