​​​​​​​Uluslararası istihbarat Önder Öcalan’ın kaçırılması konusunda nasıl anlaştı?

Hegemon devletler aralarındaki tüm siyasi ve çıkar çatışmalara rağmen, Türkiye’yi memnun etmek için Önder Abdullah Öcalan’a dönük Uluslararası Komplo gerçekleştirdi. Önder Öcalan’ın Suriye’den ayrılıp rehin alınmaya kadar geçirdiği süreç, insan haklarını koruduğunu iddia eden Avrupa’nın ikiyüzlülüğünü ortaya çıkardı.

​​​​​​​Uluslararası istihbarat Önder Öcalan’ın kaçırılması konusunda nasıl anlaştı?
7 Oct, 2022   23:53
HABER MERKEZİ-EHMED SEMÎR

Önder Abdullah Öcalan’ın 1998’de Suriye’den çıkmasıyla Uluslararası Komplo’nun startı verildi. Önder Öcalan’ın ‘21’nci Yüzyılın Komplosu’ olarak tanımladığı bu olayda İsrail, ABD, İngiltere, Kenya, Yunanistan ve Türkiye istihbaratları büyük rol oynadı.

ABD’nin Türkiye’yi memnun etmek için karanlık odalarda planladığı bu komplo, Avrupa ve Batı ülkelerine Önder Öcalan’ın sığınma talebini kabul etmemeleri için siyasi, ekonomik ve diplomatik baskılar yapıldı.

Komplodaki koordinasyon ve hazırlıklara baktığımızda sanki tüm dünyayı tehdit eden büyük bir varlığın söz konusu olduğunu görürüz. ABD’den Rusya ve AB’ye, Türkiye’den Yunanistan’a, Kenya’dan Tacikistan’a kadar uluslararası ve bölgesel devletler Önder Öcalan’ı kendisi için tehlike olarak gördü.

İki eski tarihi düşman bir gecede anlaştı (Türkiye-Yunanistan), dünyanın en prestijli ve zengin ülkelerinden İngiltere, Önder Öcalan’ı kapitalist hegemonyası üzerinde bir tehlike olarak gördü. Bunun için Önder Öcalan’ın Avrupa’ya geçmemesi için uyarılar yaptı.

Ortadoğu’ya hegemonyasını dayatmak isteyen İsrail ise Mossad’ın bağlantılarıyla Önder Öcalan’ın kaçırılmasında büyük rol oynadı. Çünkü İsrail’in bölgedeki stratejik konumu için Türkiye ile güçlü ilişkiler kurması gerekiyordu.

KOMPLO NASIL BAŞLADI?

Takvimler 1988’i gösterdiğinde, New York'ta "Türkiye'nin doğusundaki isyanın Türk Ordusu ve ABD tarafından bastırılması" adlı bir tatbikat düzenlendi. ABD ve Türkiye burada Kürtlerin iradesini yok etmek için açık bir şekilde anlaştı.

İşgalci Türk devleti, 1989 yılından bu yana, Önder Öcalan'ı Suriye'den çıkarmak için uluslararası saldırılar düzenlemeye sessiz kalmadı ve Ortadoğu'nun mevcut koşularından faydalanıp defalarca savaş tehditleri savurdu.

PKK’Yİ TASFİYE ETME PLANI

İşgalci Türk devleti, hegemonik güçlerinin desteğiyle 1996’da İsrail’le ortak stratejik askeri ilişkiler kurdu. İngiltere'yi ilk ziyaret eden Gogan Goriç, "PKK'yi tasfiye etmek için izin aldık" sözleriyle bu gerçeği gözler önüne serdi.

ÖNDER ÖCALAN’I ÖLDÜRME GİRİŞİMİ

Tarih 6 Mayıs 1996'yı gösterdiğinde Türk istihbaratı, Suriye'nin güvenliğini ihlal ederek Şam'da bomba yüklü bir araç patlatarak Önder Öcalan’ı öldürmeye çalıştı. Saldırı boşa çıktı fakat bununla uluslararası komplonun yolu açıldı.

Uluslararası Komplo, ABD Başkanı Bill Clinton ve Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad'ın Önder Öcalan'ın Suriye'den ayrılması konusunda görüşmesiyle başladı. İlk görüşme Şam'da, ikincisi İsviçre'de yapıldı.

SURİYE’YE ŞANTAJ

Türkiye, Önder Öcalan’ın Suriye’den ayrılması için Şam’a karşı şantaj politikasına başvurdu. 6 Ekim 1973’de Arap-İsrail savaşı öne çıkarken Türkiye’nin Suriye’ye dönük tehditleri de artmıştı. Türk devleti aynı zamanda İskenderun Sancağı, suyu kesme ve Fırat Nehri’nin kontrolü gibi kartları da Suriye’ye karşı kullandı.

ADANA ANLAŞMASI

Mısır'ın Türkiye’nin uyarı mesajlarını Suriye'ye göndermesi üzerine, Türkiye'nin Esad rejimi üzerindeki baskısı da sürdü. 1998 sonbaharında Süleyman Demirel, Önder Öcalan'ın Suriye'den ayrılmaması halinde savaş ilan edeceğini söyleyerek Şam’ı tehdit etti. Hemen ardan askerlerini Türkiye-Suriye sınırına konuşlandırdı.

Önder Öcalan'a yönelik Uluslararası Komplonun başlamasının ardından Türkiye, Suriye ile olan tüm çatışmalı dosyaları bir kenara bırakıp, Suriye’nin şartlarını kabul etmesi durumunda düğümlü olan konuları çözeceğini söyledi. Dahası Suriye’ye Adana Anlaşması’nı dayatmasının ardından iki ülke arasında güvenlik ve istihbarat ilişkileri başladı. Bunun bir şartı ise Suriye’nin PKK ile savaşması.

Söz konusu anlaşmaya göre Suriye, İskenderun Sancağı’ndan vazgeçecek (Suriye halen burayı işgal edilmiş bir bölge olarak görüyor). Sonuç olarak Suriye, Türkiye’nin egemenliğine karşı olan tüm şartlarını kabul etti.

ÖNDER ÖCALAN’IN SURİYE’DEN ÇIKIŞI

Önder Abdullah Öcalan, Türkiye'nin baskı ve tehditlerinden sonra Suriye'den ayrılarak, Kürt davasını çözüme kavuşturmak için demokrasi ve insan haklarını koruduğunu iddia eden Avrupa’ya gitti.

YUNANİSTAN’IN ÖNDER ÖCALAN’IN MÜLTECİ SENARYOSUNDA OYNADIĞI ROL

9 Ekim'e gelindiğinde ilk uçağın Atina'ya inmesiyle Uluslararası Komplonun işaretleri de yavaş yavaş ortaya çıktı. Yunan istihbaratı, Önderliğin Atina’dan ayrılışı ve sığınma senaryosunda da rol oynadı.

ABD'nin Yunanistan'a Ege Denizi ve Kıbrıs’ta Türkiye ile olan sorunlarını çözme sözü verdiği tahmin ediliyor. Ancak Türkiye bu konuda farklı bir tutum ve sınırsız taviz verdi.

YUNAN İSTİHBARATI ÖNDER ÖCALAN’I KABUL ETMEDİ

Önder Öcalan, Yunan Gladyo'suna bağlı olduğu tahmin edilen ve uzun süre NATO'nun sorumlu bir subayı olarak Türkiye'de kalan Calendrides tarafından karşılandı. Kendini Önder Öcalan’ın dostu olarak göstermişti. Önder Öcalan’ı taşıyan uçak Atina’ya iner inmez hava komutanı ve istihbarat başkanı Stavrakakis kibirli ve inatla Önder Öcalan'ın Yunanistan'da geçici olarak kalmasına izin vermedi.

EKONOMİK KRİZİN GÖLGESİNDE MOSKOVA’YA GİDİŞ

Önder Öcalan, ekonomik krizle boğuşan Moskova’ya gitti. Rus istihbarat başkanı, inatçı ve kibirli bir duruş sergileyerek, Önder Öcalan'ı durdurdu. Önderlik bu tutumdan dolayı gizli bir şekilde 33 gün boyunca Yahudi politikacılarla kaldı.

ULUSLARARASI KOMPLOYA KATILMA: PARA, PROJELER, ANLAŞMALAR

İsrail ve ABD, ekonomi kartını kullanarak Önder Öcalan’ın Rusya’dan çıkması için Moskova’ya bir heyet gönderdi. Ekonomik krizle çöküş yaşayan Rusya büyük paralar karşılığında anlaşmayı kabul etti.  Rusya’nın komploya dahil edilmesi; Rusya'dan Türkiye'ye doğal gaz nakletmek için Karadeniz geçişli büyük boru hattı olarak bilinen Mavi Akım projesinin kabul edilmesiyle başladı.

LİBERAL KAPİTALİZME KARŞI AZALAN MANEVİYAT

Önder Öcalan, Rusya'nın 7 sosyalizm dönemi yaşadığı inancı nedeniyle Moskova'ya gitti. Ancak, Rusya’nın da liberal kapitalizme karşı yenildiğini tahmin edemedi.  

İTALYA’YA GİDİŞ

Önder Öcalan, Rusya’nın ardından bu kez Roma'ya gitmeye karar verdi. İtalya Başbakanı Massimo D'Alema yumuşak ve sıcak bir tavırla Önderliği karşıladı ancak tam bir siyasi garanti veremedi.

Önder Öcalan’ın İtalya'daki varlığı, Ankara-Roma arasında diplomatik bir krize neden oldu. Roma, Türk devletinin çıkardığı idam kararından dolayı Önderliği teslim etmeyi kabul etmedi. Önder Öcalan, bunun üzerine fırsat bulduğu ilk anda İtalya’dan ayrıldı.

TEKRARDAN RUSYA’YA GİDİŞ

Önder Öcalan bir kez daha Moskova’ya gitti. Ancak Moskova’daki arabulucu Numan Ugar’ın hareketlerinden dolayı gidişini hata ve kandırma olarak değerlendirdi. Önder Öcalan, bu kişiye inanarak Roma’dan ayrılıp Moskova’ya gitmişti.

Önder Öcalan’ın uçağı Moskova’ya indiğinde, Rus istihbaratı Önder Öcalan'ı Ermenistan'a gidişinin ertelendiğini ve bir haftalığına Tacikistan'a gidebileceğini söyledi.

TACİKİSTAN…

Uluslararası Komplo tüm hızıyla devam ediyordu. Önder Öcalan’ın uçağı başkent Duşanbe’ye indi. Önderlik bir hafta boyunca bir odada kaldı ve hiç çıkmadı. Hemen ardından iki günlüğüne Rusya’ya ardından ise Yunanistan’a geçti.

ÖNDER ÖCALAN’IN GÜNEY AFRİKA’YA GİDİŞİNİN ENGELLENMESİ

Atina’nın iddialarına göre, Önder Öcalan’ın güçlü diplomatik ilişkiler kurması ve resmi pasaport alması için Güney Afrika’ya gitmesi gerekiyordu. Fakat burada Yunanistan’ın yalanı ve ikiyüzlülüğü bir kez daha ortaya çıktı.

ÖNDER ÖCALAN’A AVRUPA AMBARGOSU

Komplocu güçler, Önder Öcalan'ı taşıyan uçağın 24 saat boyunca Belarus'taki Minsk Havalimanı dışındaki hiçbir Avrupa havalimanına inemeyeceği konusunda uyardı.

YUNANİSTAN-KENYA ANLAŞMASI

Önder Öcalan, Kenya'nın başkenti Nairobi'de birkaç gün Yunanistan’ın Nairobi büyükelçisinin evinde kaldı ve Yunan özel birlikleri, Öcalan'ı çıkarmak için sürekli fırsat kolladı, Kenya polisleri de hazır bekliyordu. Bu kadar yoğun güvenlik önlemleri durumun ciddiyetini ortaya çıkarıyordu. Önderliğin rehin alınması için olağanüstü önlemler alınıyordu.

Önder Öcalan, iki hafta boyunca Yunanistan’ın Nairobi konsolosluğunda kaldığında, nasıl rehin alınacağı konusunda hazırlıklar yapılıyordu. Kenya ve Yunanistan’ın anlaşmasının ardından, Önder Öcalan Hollanda’ya gitmek üzere konsolosluğa gitti. Burada bir araca binen Öcalan’ın yanında Kenya güvenlik subayı vardı. Aracı süren subay Önder Öcalan’ı Türkiye istihbaratının beklediği bir uçağın yanına götürdü.

Uluslararası Komploya dahil olan Kenya, Yunanistan, ABD, Türkiye ve İsrail istihbarat teşkilatları Önder Öcalan'ı kaçırıp Türkiye'ye götürdü.

YARGILAMA SÜRECİ

Türkiye hükümeti, Önder Öcalan’a idam cezası verdi ve İmralı Adası’ndaki tek kişilik hücreye götürdü. 2002’de idam cezasını iptal ederek müebbet hapis cezasına dönüştürdü. Fakat Türk devleti 24 yıldır Önderliği İmralı Zindanı’nda ağır tecrit altında tutuyor.

İMRALI’DAKİ TECRİT SİSTEMİ

İmralı, devletin üst düzey yetkililerine karşı cezaların verildiği bir ada olarak biliniyor. Nemli ve sert olan iklimi insanların yaşamını oldukça zorlaştırıyor.

Önder Öcalan’ın İmralı’ya ilişkin tanımlaması şöyle: “Kürtlerin yaşamı duvarlarla çevrili karanlık bir zindandan farksızdır. Bunu edebî değil, gerçek bir hakikatle ifade ediyorum.”

İMRALI ÖZGÜRLÜK İSTEYENLERİN OKULU OLDU

Önder Öcalan, ağır tecrit koşullarına rağmen hapishaneyi bir akademiye dönüştürerek sadece Kürtlerin değil tüm insanlığın sorunlarına çözümler üretti. Bu nedenle İmralı dünyadaki tüm özgürlük savaşçılarının kıblesi haline geldi.

Böylece kapitalist modernitenin Önder Öcalan’ın fikirlerini sınırlama hesapları alt üst oldu. PKK’nin devrimi eski serhildanlardan farklı oldu. Kürtler ve bölge halkları da eskisinden daha güçlü oldu.

Şüphesiz bugünkü fırtına, Türkiye’yi ekonomik ve siyasi açıdan kuşattı. Artık bu sorunlarla yaşayamaz hale geldi. Savaş cephelerinde verdiği ağır kayıplarla, Kürt davasını silahla çözülmeyeceğini anladı. Türkiye krizden çıkmak istiyorsa bunun tek anahtarı İmralı’dadır.

(ff)

ANHA