​​​​​​​Şam hükümetinden suya yine zam: Bir tek havayı ücretsiz soluyoruz

Şam hükümeti aldığı kararlarla yurttaşların ekonomik yükünü her geçen biraz daha ağırlaştırıyor. Su fiyatlarına yapılan zammı değerlendiren gazeteci Sair El Zerûr, halkın sadece havaya ücretsiz erişebildiğini söyledi.

​​​​​​​Şam hükümetinden suya yine zam: Bir tek havayı ücretsiz soluyoruz
10 Jul, 2022   04:30
HABER MERKEZİ

2011 yılında Suriye'deki çatışmaların başlamasından bu yana, Suriye halkları kötü bir ekonomik ve geçim durumu içinde yaşıyorlar. Bunun nedeni dış müdahaleler, yanlış politikalar ve Şam hükümetinin aldığı kararlardır.

Ekonomik durumun kötü olmasının nedeni, Şam hükümetinin tüm imkanlarını askeri alanda kullanmasıdır. Aynı zamanda yabancı taraflar da ülkenin birçok ürününe müdahale etmektedir.

Ayrıca Şam hükümetinin mali politikaları ve kurumlarındaki yolsuzluklar, kendilerine uygulanan yaptırımlar, özellikle 17 Haziran 2020'de yürürlüğe giren "Sezar Yasası Yaptırımları" Suriye'nin ekonomik durumunu büyük ölçüde etkiledi. Sonuç olarak Suriye lirasının fiyatı, ABD doları karşısında dibe vurdu. Suriye krizinden önce, her bir dolar 46,5 Suriye lirasına eşitti. Şu an bir ABD doları 4 bin Suriye lirasını geçmiş durumda.

Uluslararası yaptırımlar sadece yurttaşların yaşamını etkiliyor. Ancak cezalandırılan taraflar (hükümet ve ortakları) verdikleri kararlarla yurttaşların geçimini daha da karmaşık hale getirdi.

Şam hükümeti, yurttaşların ceplerini boşaltma ve devlet hazinesini doldurma politikası uyguladı ve bu da savaş ve kargaşa tüccarlarına fayda sağladı. Akaryakıt, gıda, elektrik, ilaç ve iletişim fiyatlarındaki artışlardan sonra içme suyunun fiyatı da arttı.

SU DA PAHALI OLUYOR

Son zamanlarda, kamu su dolum şirketi, Kalkınma Bakanlığı'nın fabrikalarından çıkan suyun toplu satış fiyatını iki katına çıkaran iki karar yayınladı.

Şam hükümetine yakın Wetan gazetesinin haberine göre, kamu su dolum şirketi 23 Haziran 2022'de 6 adet 1,5 litreden oluşan bir koli suyun fiyatını 4 bin 800 Suriye lirasından 950 Suriye lirasına ardından bin 50 liraya çıkardı.

İçme suyu dolum şirketlerine ait Sin, Dirêkiş, Beqin ve Fic şirketleri müdürü, su fiyatlarındaki artışı işletme maliyetindeki artışa, ana malzeme fiyatlarındaki artışa ve hammadde teminindeki zorluklara bağladı.

Suyun fiyatının yükseltilmesinin gündeme gelmesi, Suriye'nin 70 yıldır tarihte yaşanmamış bir kuraklık içinde olduğu bir döneme denk geldi.

Suriye'nin çoğu bölgesi, yazın artan ve haftada birkaç gün kesintiye uğrayan şiddetli bir su krizi yaşıyor. Bu nedenle yurttaşlar, özellikle köylerde, su kaynağından yüksek fiyata su almak zorunda kalıyor. Birçok yerin suyu da içme için sağlıklı değildir. Bunun da ötesinde, özellikle kuyu suyu seviyesinin düşmesi, sıcak günlerde elektrik ve su kesintilerinin artması ve soğutma ekipmanlarının olmaması nedeniyle şişe su alım talebi arttı.

'SADECE HAVA KALDI'

Dijital medyada su fiyatının artırılması kararı eleştiri, tepki ve hakaretlerle karşılandı. Bir paylaşımda, "Bizi mahrum bırakmadığınız bir su kalmıştı.” Bir başkası da bunu "Neden bu kadar açgözlüsünüz? Su, her yurttaşın hakkıdır bedava olmalıdır" diye eleştirdi.

Suriyeli gazeteci yazar Sair El Zazûi konuyla ilgili ANHA'ya konuştu ve şunları söyledi: "Su fiyatının artırılması konusu ilk değil, akaryakıt fiyatı, gıda maddelerinin çoğu keyfi olarak her gün arttırılıyor. Rejimin hakim olduğu bölgelerdeki durum her geçen gün kötüleşiyor. Böyle bir ortamda çalışanların maaşlarının en az 10 veya 20 kat arttırılmalıdır ki normal bir hayat yaşasınlar.”

Birleşmiş Milletler raporlarına göre Şam hükümetinin kontrolündeki bölgelerde yaşam maliyeti yüzde 150 arttı. Ancak işçi ve çalışanların maaşları 100 bin-200 bini geçmiyor.

Birleşmiş Milletler'in son raporuna göre, Suriye halkının yüzde 90'ından fazlası yoksulluk içinde yaşıyor. Dünya Gıda Programı (WFP) 2021 raporunda Suriye'deki gıda krizinin boyutuna dair bazı sinyaller ortaya koydu ve gıda güvensizliği çeken Suriyelilerin sayısının 2019'da yüzde 20'yi aştığını ve 2021 yılında ise yüzde 60'a ulaştığını doğruladı.

Gıda krizinin nedeni, Şam hükümetinin rolünü yerine getirmemesi ve ekonomik sektörü desteklememesidir. 2011 yılında 515 milyon 432 bin 500 dolar olan bu alana ayrılan bütçe, 2022 yılında 124 milyon 686 bin 914 dolara, yani 10 yıl içinde yaklaşık yüzde 75 oranında düşürülmüştür.

Sair El Zazui, geçmiş yıllarda yaşanan tüm olaylar sonucunda elbette ekonomik durumun bozulacağını belirterek, "Amerikan yaptırımları durumu daha da zorlaştırdı. Bu durumda hükümetin hafifletme rolünü oynaması gerekirdi. Bu zorlukları hafifletmek hükümetin görevidir. Ama Şam hükümeti tam tersini yapıyor ve yorulmadan halk üzerindeki baskıyı artırmak ve hayatlarını zorlaştırmak için çalışıyor” diye konuştu.

Gözlemcilere göre Şam hükümetinin kararları ekonomik krizin üstesinden gelemiyor, aksine çıkarları Suriye halklarının çıkarlarıyla örtüşmeyen savaş ağalarına hizmet ediyor. Sonuç olarak, krizler derinleşiyor ve yurttaşların yaşam koşulları kötüleşiyor.

Gazeteci Zazui, Şam hükümetinin bu kararları alma amacına ilişkin olarak, "Belki de bu sorunun cevabı çok basittir. Tüm Suriyeliler Şam hükümetinin bir karar alamadığını ve cumhurbaşkanlığının görüşlerine bağlı olduğunu biliyor. Böyle bir hükümetin çözümü düşünmesi beklenemez. Bu hükümet halka hizmet için görevlendirilmiş bir hükümet değildir” diye konuştu.

‘GEMİNİN BATMASINA İZİN VERDİLER’

Suriyeli gazeteci ve yazar Sair El-Zazui, Şam hükümetinin politikalarını değiştirmesinin çok uzak ihtimal olduğunu belirterek, "Rejimin ve hükümetinin halkın yaşam koşullarını değiştireceğini düşünmüyorum. Kendi çizgisinde devam ediyor. Gün geçtikçe yoksulluğun arttığını, suç oranının ve sosyal sorunların arttığını görüyoruz. Geminin batışını izliyorlar. Yerel raporlara göre Şam hükümetinin bölgelerinden Kuzey ve Doğu Suriye’ye sürekli bir göç yaşanıyor. Bunların hepsi insani koşullarda yaşam arayışı içinde olan insanlardır. Kötü bir yaşam olsa da rejim yönetimindeki bölgelerdeki yaşamdan daha kötü olmayacak hayatları" diyerek tamamladı.

(rr)

ANHA